
Die Hard 4.0
Vizyona Giriş Tarihi
28.06.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2007
Yönetmeni
Len Wiseman
Oyuncular
Bruce Willis
Timothy Olyphant
Justin Long
Maggie Q
Senaryo
Mark Bomback, David Marconi
Müzik
Marco Beltrami
Görüntü Yönetmeni
Simon Duggan
‘Dijital dünyamızda analog bir kahraman’
Yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane, eşinden ayrılmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir.
Matt Foster isimli genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu sırada, trafikte sıkışmışken, terörist saldırıların modern bir versiyonuna tanık olur. Greg Pope tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika’nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp, işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalararası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale etmelerinin ardından, Amerikan ekonomisi çöküşe geçer.
McClane yine bütün olayların ortasında kalıvermiştir. Görünüşe göre yeni tutukladığı Matt, teröristlerin tam olarak yapmak istediklerini, amaçlarına ulaşmak için hangi adımları atmaları gerektiğini anlayabilecek kadar parlak bir zekaya sahiptir.
Saldırganlar, ülkeyi çökertmek için kusursuza yakın bir plan kurmuşlardır; ancak eski moda bir polis ve zeki bir bilgisayar cambazının işleri çözmeye çalışacakları akıllarına gelmemiştir. Tüm ulus çöküp dağılmadan önce, McClane ve Foster ikilisinin teröristlerin ne yapmaya çalıştıklarını anlayıp, bir an önce onları durdurmaları gerekmektedir.
Bruce Willis, bir sinema efsanesi olan John Mc Clane karakteri ile geri dönüyor. İlk filminde bir binada rehin alınmış suçsuz insanları kurtarmaya çalışan biraz aykırı, oldukça sert, bir o kadar da sevimli ve işini bilen bir NewYork polisi olarak çıkmıştı izleyici karşısına. 1990'da çevrilen ikinci filmde ise, bir havaalanında uçakların düşmesini sağlayarak eylem yapmaya çalışan teröristleri durdurmaya çalışmıştı. 1995 tarihli “Die Hard: With A Vegenance”da NewYork sokaklarını birbirine katan bir suçluyla başediyordu. Ve şimdi John Mc Clane, günümüz dijital dünyasına analog bir kahraman olarak geri dönüyor.
Len Wiseman’ın yönettiği “Zor Ölüm 4.0”ün başrollerinde Willis’e Timothy Olyphant (Greg Pope) ve Justin Long (Matt Foster) eşlik ediyor. Filmde rol alan isimler arasında Maggie Q, Jeffrey Wright, Mary Elizabeth Winstead ve Cyril Raffaelli da bulunuyor. Senaryosunu Mark Bomback ve Doug Richardson’ın birlikte yazdıkları filmin müzikleri ise Marco Beltrami imzası taşıyor.
Friday, June 29, 2007

In 3 Tagen Bist Du Tot
Vizyona Giriş Tarihi
29.06.2007
Türü
Korku
Ülke
Avusturya
Süresi ve Yapım Yılı
97 dakika - 2006
Yönetmeni
Andreas Prochaska
Oyuncular
Sabrina Reiter
Laurence Rupp
Julian Sharp
Karl Fischer
Senaryo
Thomas Baum, Andreas Prochaska
Müzik
Matthias Weber
Görüntü Yönetmeni
David Slama
Keşke şaka olsaydı…
“Üç gün içinde öleceksin!” Nina ve arkadaşları, aldıkları bu cep telefonu mesajının aptalca bir şaka olduğunu düşünürler. Ancak ertesi sabah Nina’nın erkek arkadaşı, ayaklarına beton bir blok bağlı şekilde göle atılmış olarak bulunur. Bir başka arkadaşının da vahşi bir saldırıya uğraması ile gençler, hayatlarının tehlikede olduğunu fark ederler.
Arkadaşlarıyla birlikte ölüm listesinde olan Nina, bunun nedenini araştırmaya başlar ve peşlerindeki kana susamış katilin kimliğini açığa çıkaracak bir ipucuna ulaşır. Ancak her geçen an, ölümlere bir yenisi eklenmekte ve her geçen cinayet, bir öncekinden daha vahşi bir biçimde işlenmektedir…
Andreas Prochaska’nın yönettiği “3 Gün İçinde Öleceksin”in başrollerinde Sabrina Reiter (Nina), Laurence Rupp (Martin), Julian Sharp (Patrick) rol alıyor. Senaryosunu Thomas Baum ve Andreas Prochaska’nın yazdığı filmin müzikleri Matthias Weber’e ait.

Scenes of a Sexual Nature
Vizyona Giriş Tarihi
29.06.2007
Türü
Duygusal
Ülke
İngiltere
Süresi ve Yapım Yılı
91 dakika - 2006
Yönetmeni
Ed Blum
Oyuncular
Ewan McGregor
Holly Aird
Eileen Atkins
Hugh Bonneville
Senaryo
Aschlin Ditta
Müzik
Dominik Scherrer
Görüntü Yönetmeni
David Meadows
Hayatın vazgeçilmezleri…
Aşkta hata olur mu? Elinizdekinden daha iyisini bulamaz mısınız? İlk bakışta aşka inanır mısınız? Tek sevgili yeter mi?
Seks ve aşk... Bazıları bir türlü yaşayamaz, bazıları için ihtiyaçtır, bazıları umursamaz, bazıları da satın alır… Bir şekilde herkesin hayatında ikisine de yer vardır. Londra'da güneşli bir günde geçen “Aşk Manzaraları”nda, yedi çiftin seks ve aşk hayatlarının ayrıntılarına tanık oluyoruz…
Ed Blum’un yönettiği romantic komedinin başrollerinde Ewan McGregor, Holly Aird, Eileen Atkins, Hugh Bonneville ve Tom Hardy var. Senaryosunu Aschlin Ditta’nın yazdığı filmin müziklerini Dominik Scherrer hazırlamış.

The Great Raid
Vizyona Giriş Tarihi
29.06.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD / Avustralya
Süresi ve Yapım Yılı
132 dakika - 2006
Yönetmeni
John Dahl
Oyuncular
Benjamin Bratt
James Franco
Connie Nielsen
Joseph Fiennes
Senaryo
Carlo Bernard, Doug Miro
Müzik
Trevor Rabin
Görüntü Yönetmeni
Peter Menzies Jr.
İmkansızı başarmak…
Gerçek hikâyeden yola çıkılarak yapılan film, Amerikan ordusunun en başarılı ve iftihar edilen kurtarma görevini anlatıyor. “The Great Raid”, 1945’te, 2. Dünya Savaşı’nın şiddet ve heyecanının hala sürdüğü günlerde, Teğmen Henry Mucci ve Kaptan Robert Prince kumandasındaki 6. bölüğün, bütün olanaksızlıklara meydan okuyarak, başarılması imkânsız gibi görünen bir kurtarma görevini başarmalarının öyküsü…
6. bölüğün askerleri, düşman sınırlarından 30 mil içeri girerek, esir düşmüş 500 Amerikan askerini, kötülüğüyle ün salmış Cabanatuan Japanese POW kampından cesurca ve kendi hayatlarını hiçe sayarak kurtarıyorlar…
John Dahl’ın yönettiği filmin başrollerini Benjamin Bratt (Teğmen Henry Mucci), James Franco (Kaptan Robert Prince), Connie Nielsen (Margaret Utinsky), Marton Csokas (Kaptan Redding) ve Joseph Fiennes (Binbaşı Gibson) paylaşmış. William B. Breuer’in “The Great Raid On Cabanatuan” ve Hampton Sides’in "Ghost Soldier" kitaplarından uyarlanan filmin senaryosunu Carlo Bernard ve Doug Miro yazmış. Film müziklerini ise Trevor Rabin hazırlamış.
Saturday, June 23, 2007

Fragile: A Ghost Story
Vizyona Giriş Tarihi
22.06.2007
Türü
Korku
Ülke
İspanya
Süresi ve Yapım Yılı
93 dakika - 2006
Yönetmeni
Jaume Balagueró
Oyuncular
Calista Flockhart
Richard Roxburgh
Elena Anaya
Gemma Jones
Senaryo
Jaume Balagueró, Jordi Galcerán
Müzik
Roque Baños
Görüntü Yönetmeni
Xavi Giménez
Hastane koridorlarındaki karanlık sır
Yüz yıla yakın süredir hizmet vermekte olan Mercy Falls Çocuk Hastanesi kapatılmak üzeredir. Ancak bir tren kazasının ardından çevredeki hastanelerde yer kalmayınca tahliye işlemi bir süre ertelenmiştir. Hastanede koşullar iyice zorlaşmış, personelin çoğu gitmiş, pek çok bölüm kapatılmış, cihazlar yerlerinden sökülmüştür.
Çocuklar tedirgindir. Görünmeyen, dokunulamayan birşeyden korkmaktadırlar. Aslında var olmayan ama acı veren, nefret dolu birşeydir bu. Bazıları, ‘Mekanik Kız’ dedikleri bu şeyin, kırk sene önce kapatılmış ve artık hiç kullanılmayan ikinci katta yaşadığını ileri sürmektedir. Hastanenin geçmişinde karanlık bir sır vardır; bu korkunç şey de, geçmişten sıyrılıp gelmiştir. Ve giderek kendisini daha çok belli etmeye başlar. Hastanenin koridorlarında öfkeyle hareket ederek gölgelerin arasında ilerler.
Durumu düzeltmek için hastaneye gönderilen genç hemşire Amy’nin buradaki garipliği farketmesi uzun sürmez. Amy, bu korkunç sırrı çözmek ve çocukları korumak için hastane görevlilerini karşısına alacaktır. Ama önce kendi korkuları ve sırlarıyla yüzleşmelidir.
Ve gerçek, tahmin edilenden daha farklıdır: Daha karanlık, daha kötü, daha tehlikeli!..
Jaume Balagueró’nun yönettiği “Fragile”ın başrollerini Calista Flockhart, Richard Roxburgh, Elena Anaya ve Gemma Jones paylaşıyor. Senaryosunu Jaume Balagueró ve Jordi Galcerán’ın birlikte yazdığı İspanyol yapımı bu korku filminin görüntü yönetmeni ise Xavi Giménez.

Gedo Senki (Tales From Earthsea)
Vizyona Giriş Tarihi
22.06.2007
Türü
Animasyon
Ülke
Japonya
Süresi ve Yapım Yılı
115 dakika - 2006
Yönetmeni
Goro Miyazaki
Oyuncular
Junichi Okada
Aoi Teshima
Bunta Sugawara
Yûko Tanaka
Senaryo
Ursula K. Le Guin, Goro Miyazaki
Müzik
Tamiya Terajima
Görüntü Yönetmeni
Sonsuz yaşama ulaşayım derken…
Yerdeniz’de denge bozulmuştur. Ekinler bozulmakta, hayvanlar ölmektedir. Son olarak insanların diyarında ejderhalar belirir. Dünyanın dengesi alt üst olmaktadır.
Yıkımın nedenlerini araştırmaya koyulan başbüyücü Ged, sürgün edilmiş genç prens Arren’le karşılaşır. İçine kapanık sessiz bir genç gibi görünen Arren’in içini kemiren karanlık bir yanı vardır. Kendisini aniden acımasız ve nefret dolu birine çeviren bu yanı, onun en zayıf yanıdır.
Arren ve Ged, birlikte yola düşer, yıkıntıya uğramış topraklardan geçerler. Ged, baş düşmanı büyücü Cob’un, sonsuz yaşama ulaşmak adına canlıların dünyasıyla ölülerinkini ayıran kapıyı açtığını öğrenir.
Cob’un, Ged’i alt etmek için sinsi bir planı vardır. Kötü büyücü, amacına ulaşmak için de Arren’in korkularını kullanmayı planlamaktadır…
Ursula K. LeGuin’in aynı adlı eserinden esinlenen “Yerdeniz Öyküleri”nin yönetmenliğini Goro Miyazaki üstlenmiş. Animasyon türündeki filmin seslendirme kadrosunda Junichi Okada (Arren), Aoi Teshima (Theru), Bunta Sugawara (Haitaka) ve Yûko Tanaka (Cob) görev almış. Filmin senaryosunu Ursula K. Le Guin, Goro Miyazaki ve Keiko Niwa birlikte yazmışlar. Müziklerse Tamiya Terajima imzası taşıyor.

Zwartboek
Vizyona Giriş Tarihi
13.04.2007
Türü
Gerilim
Ülke
Hollanda / Belçika / İngiltere
Süresi ve Yapım Yılı
145 dakika - 2006
Yönetmeni
Paul Verhoeven
Oyuncular
Carice van Houten
Sebastian Koch
Thom Hoffman
Halina Reijn
Senaryo
Gerard Soeteman, Paul Verhoeven
Müzik
Anne Dudley
Görüntü Yönetmeni
Karl Walter Lindenlaub
Bir cesaret ve direniş hikayesi
Hollanda 1944… İkinci Dünya Savaşı’nın son yıllarında güzel şarkıcı Rachel Stein, kırsal bölgede Tsjempkema ailesinin yanında saklanmaktadır. Bir zamanların popüler ve zengin şarkıcısı, şimdi Avrupa’daki bir çok Yahudi gibi, Gestapo tarafından yakalanma korkusu içinde savaşın bitmesini beklemektedir.
Geçici sığınağı bir hava bombardımanı sırasında yıkılınca, Rachel kendisini güvenli bir yere ulaştırmaya söz veren Rob isminde sempatik bir gençle tanışır. Sonraki sabah Rachel’ı şehirdeki bağlantısıyla tanıştıran Rob, ailesini bulup kurtarılmış topraklardan sınır dışına kaçma planları yapmaktadır.
Rachel ve Rob, Hollanda’da Yahudilerin sınır dışına kaçmasına yardım eden avukat Mr. Smaal ve karısının evine gelirler. Mr. Smaal gönülsüz de olsa, Rachel’i düşman hattından geçirip müttefik topraklarında ailesiyle buluşturmaya yardımcı olacağını söyler. Ancak tehlikeli bir nehir geçişi sırasında tekneleri Alman devriyelerince pusuya düşürülür. Naziler teknedeki herkesi acımasızca öldürürken Rachel nehre atlayıp kurtulmayı başarır.
Ertesi sabah Rachel, Hollanda Direniş örgütü liderlerinden Gerben Kuipers tarafından kurtarılır. Nazik ve cömert Kuipers, Rachel’e bir iş ve güvenli bir ev önerir. Ama ailesinin canice katledilmesini unutamayan Rachel, direnişe katılıp Almanlar’a karşı savaşmaya karar verir...
Paul Verhoeven’ın yönettiği “Kara Kitap”, Venedik ve Toronto Film Festivalleri’nde gösterildi, 2006 yılında “en iyi yabancı film” dalında Hollanda’nın Oscar adayı oldu. Başrollerinde Carice van Houten, Sebastian Koch, Thom Hoffman, Halina Reijn, Waldemar Kobus ve Derek de Lint’in kamera karşısına geçtiği filmin senaryosunu Gerard Soeteman ve Paul Verhoeven birlikte yazdı.
20 yıl boyunca Amerika’da yaşayan ve bu film için Hollanda’ya dönen yönetmen Verhoeven’ın “Kara Kitap” ile ilgili sözleri şöyle: “Bu gerçek olaylardan esinlenilmiş bir gerilim hikayesi. Senaryonun içindeki her karakterin gerçek hayatta bir karşılığı var. ‘Kara Kitap’, tarihe doğru gözlerle bakan bir film. Bu filmi yapmak istememin en büyük sebebi de bu zaten. Tarihteki siyahları ve beyazları değil, karanlıkta kalmış grilikleri de gün yüzüne çıkarmak istedim.”

Zodiac
Vizyona Giriş Tarihi
18.05.2007
Türü
Polisiye
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
158 dakika - 2006
Yönetmeni
David Fincher
Oyuncular
Jake Gyllenhaal
Mark Ruffalo
Anthony Edwards
Robert Downey Jr.
Senaryo
Robert Graysmith
Müzik
David Shire
Görüntü Yönetmeni
Harris Savides
Sırlarla dolu bir seri katil hikayesi
Hiçbir zaman yakalanamamış bir adamın dinmeyen öfkesi; tüm ülkeye dehşet salan, bir türlü ele geçirilemeyen şifreci katil; Amerika’nın Karındeşen Jack’i... On üç kurbanı olduğunu kamuoyuna açıkladı; sonra daha fazlasını, iki düzine daha fazlasını. Polis beşi ölü yedi vakada onun işaretlerini buldu. Gerçek kurban sayısı asla ortaya çıkmayabilir...
“Zodiac”, San Fransisco körfez bölgesini dehşete boğmuş, yıllar boyunca şifreleri ve mektuplarıyla dört ayrı yargı bölgesinin yetkilileriyle alay etmiş bir seri katilin gerçek hikayesine dayanan bir gerilim filmi.
Bu katili avlamak, dört adam için bir saplantı hâlini alır; bu öyle bir saplantıdır ki yaşamları, katilin bıraktığı sonu gelmeyen ipuçlarıyla bir kurulup bir yıkılır. İçlerinden Robert Graysmith, bu dörtlü içinde yer alan kilit adamdır.
Çekingen karikatürist, deneyimli ve alaycı meslektaşı, San Francisco Chronicle’ın yıldız suç muhabiri Paul Avery’nin kaynaklarına, bağlantılarına ve uzmanlığına sahip değildir. Ne San Francisco Emniyet Teşkilatı’nın başarılı ve hırslı Cinayet Masası Dedektifi David Toschi ile, ne de onun titiz ortağı Dedektif William Armstrong ile yakın bağlantısı vardır. Ama kimsenin tahmin etmediği, önemli bir içgörüye sahiptir. Ve zamanı geldiğinde, hayatlarını sonsuza kadar değiştirecek adımı atacaktır...
“Se7en” ve “Fight Club”ın yönetmeni David Fincher’ın yönettiği “Zodiac”ın başrollerini Jake Gyllenhaal (Robert Graysmith), Robert Downey Jr. (Paul Avery), Mark Ruffalo (David Toschi) ve Anthony Edwards (William Armstrong) paylaşıyor. Filmde rol alan diğer oyuncular arasında Brian Cox, Elias Koteas, Donal Logue, John Carroll Lynch ve Dermot Mulroney başı çekiyor. “Zodiac”in senaryosunu Robert Graysmith’in yazdığı kitaba dayanarak James Vanderbilt yazmış.
En çok satanlar listesinde zirveye oturan “Zodiac” ve devamı “Zodiac Unmasked” kitaplarında ayrı yargı bölgesinde yürütülen soruşturmalarda kanıtlanamayan olayların her gerçeğini en ince ayrıntılarıyla ve alaycı ama kararlı meslektaşı Paul Avery ve kendisi için acı verici nüanslarıyla anlatan Graysmith ve filmin hazırlanışı shakkında yönetmenin sözleri şöyle:
“Robert Graysmith bu hikayenin kenarında gezinen biri olduğunu biliyordu. Onun bir parçası olmak istedi ve kendini onun bir parçası hâline getirdi. Muhabir olmadığı için bu işi boş vakitlerinde yaptı. Olayın peşinden gitti; özellikle de herkes bu olayı bir kenara bıraktıktan sonra. Filme dahil ettiğimiz her şeyi Robert’ın bize verdiklerinden çıkardık. Fakat tabi elimizde polis raporları da vardı ve her şeyi belgelerle, kendi görüşmelerimizle ve kanıtlarla destekledik. Kendi görüşmelerimizi yaparken bile iki kişiyle konuşuyorduk. Biri o olayın bazı yönlerini doğrularken, diğeri yalanlayabiliyordu. Ayrıca aradan o kadar uzun zaman geçmişti ki hatıralar etkilenmişti ve hikayelerin farklı anlatımları algıları etkilemişti. Dolayısıyla en ufak bir kuşku varsa, polis raporlarını esas aldık. Zodiac hikayesiyle ilgili önemli bir nokta da Robert’ın bazı konularda yanıldığına, kendi versiyonlarının ya da yorumlarının doğru olduğuna inanan çok sayıda insanın olması. Ayrıca, etrafa yayılmış o kadar çok söylence var ki Zodiac hikayesini ele aldığınızda bunların hepsini aklınızda bulundurmalısınız. İşte bu yüzden hikayeyi filmdeki şekliyle yani Robert’ın gözünden sunmaya karar verdik. Amacım o kitapların gerçeğini yakalamaktı.”
Filmin başrolündeki Jake Gyllenhaal ise David Fincher tarafından kendisine gönderilen sürükleyici senaryonun dolaysız draması sayesinde hikayeye yoğun ilgi duyduğunu söylüyor ve gerçeğe yakınlığına da tamamen hayran kaldığını belirtiyor: “Senaryoyu ilk okuduğumda, özellikle cinayetleri dehşet verici buldum. Sayfaları çevirdikçe, ‘Bu gerçek; hakikaten olmuş bir şey’ diye düşündüm ve hemen bu projeye dahil olmak istedim. Hikayenin başında, Robert Graysmith bu davanın merkezinde yer alıyor. San Francisco Chronicle’da çizer olarak çalışan bir stajyer. Gazeteye Zodiac katilinden şifre ve şifrenin yayınlanmasını isteyen bir mektup gönderildiğinde, o da farklı çizimler teslim etmek üzere odada bulunuyor. Ama Robert‘ın bulmaca ve şifrelere duyduğu saplantı hakkında çok az şey biliyorlar. Robert davayla gerçekten çok ilgileniyor ve yıllar sonra, dava çözülemediğinde, kitap yazma kisvesi altında, olayı tek başına çözmeye soyunuyor.”

Wild Hogs
Vizyona Giriş Tarihi
27.04.2007
Türü
Macera
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
99 dakika - 2006
Yönetmeni
Walt Becker
Oyuncular
Tim Allen
John Travolta
Martin Lawrence
William H. Macy
Senaryo
Brad Copeland
Müzik
Teddy Castellucci
Görüntü Yönetmeni
Robbie Greenberg
Motorsiklet selesi rahat koltuklara benzemiyor
Gündelik yaşamın tekdüzeliğinden sıyrılıp hayatlarına adrenalin ve heyecan katmak için motosikletlerine atlayan ve birlikte maceradan maceraya koşan orta yaşlı dört erkek arkadaşın maceraları beyazperdede...
Stresli işlerinden ve ailevi sorumluluklardan iyice bunalan dört kafadar, uçsuz bucaksız Amerika’yı keşfetmenin getireceği tarifsiz özgürlük duygusunu bir an önce tatmak için sabırsızlanmaktadır. Ancak motosiklet selesi yerine rahat koltuklara alışkın olduklarından, hayatlarının bu en büyük macerasında tahmin ettiklerinden çok daha farklı bir dünyayla karşılaşırlar.
Özellikle gerçek bir motosiklet çetesinin reisi olan Del Fuegos ile yarıştıklarında, acemilikleriyle onu fazlasıyla eğlendirirler. Bunu görüp zekalarını ve şanslarını daha fazla kullanmak için sıkıntıya girdiklerinde, yolculuk daha da zorlaşacaktır. Macera ve adrenalin arayışları, onları asla unutamayacakları bir maceranın içine sürükler...
Başrollerini Tim Allen, John Travolta, Martin Lawrence ve William H. Macy’nin üstlendiği macera - komedi filmi “Çılgın Motorcular”ı Walt Becker yönetmiş. Senaryosunu Brad Copeland’ın yazdığı filmde dörtlüye eşlik eden isimler Marisa Tomei, Jill Hennessy ve Ray Liotta olmuş.

Vacancy
Vizyona Giriş Tarihi
22.06.2007
Türü
Gerilim
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
80 dakika - 2006
Yönetmeni
Nimród Antal
Oyuncular
Kate Beckinsale
Luke Wilson
Frank Whaley
Ethan Embry
Senaryo
Mark L. Smith
Müzik
Paul Haslinger
Görüntü Yönetmeni
Andrzej Sekula
Bu filmin başrolünde oynamak istemezsiniz!
Oğullarının bir kaza sonucu ölmesinin ardından, David ve Amy Fox’ın evliliği sallanmaya başlamıştır. Boşanma işlemlerinin bitmesinden önce, birlikte son kez yaptıkları tatilden dönerken, David bilmedikleri ıssız bir kestirme yolu kullanmaya karar verir. Arabaları bozulunca, yakındaki bir motelde konaklamak zorunda kalırlar. Motelin gece müdürü Mason, çiftin arabalarının motorundaki arıza için yardımcı olmaktansa, çarpıcı korku filmleri izlemeye ilgi duymaktadır.
David ve Amy, kendilerini gergin ve rahatsız bir gece geçirecekleri köhne odaya atıp pespaye yatak örtüsüne el attıkları anda, yan odadan gelen şiddetli gürültüyle irkilirler. Gürültü için şikayette bulunmaya gittiklerinde Mason onlara moteldeki tek müşterinin kendileri olduğunu söyleyerek, bir serserinin geceyi geçirmek için gizlice yan odaya girmiş olabileceğini öne sürer.
Sinirleri iyice gerilen David gevşemek için odada bulduğu isimsiz videoları izlemeye koyulur. Bunlar motele girdiklerinde Mason’ın izlediği türde, düşük bütçeli, bol ayrıntılı ve kanlı korku filmleridir. Bir kaç dakika sonra, David videolardaki vahşet dolu görüntülerin sahte olmadığını tüyleri ürpererek fark eder. Motelin bir çok gizli kamera barındıran “balayı süiti”, mide bulandırıcı ve ölümcül bir kedi-fare oyununa ev sahipliği yapmaktadır.
Çift, çok geçmeden kana susamış katillerin bir sonraki cinayet filminin başrolünde kendilerini oynatma niyetinde olduğunu anlarlar. Deliye dönerek kaçış çabalarına başladıklarında, filmin sadist cazibesini arttırmak için, kendilerine tuzak kuranların her şeyi kaydettiklerini de fark ederler. İşkenceciler hızla yaklaşmaktadır ve yaşamlarının bu en uzun gecesinde hayatta kalmak için bir şans istiyorlarsa, birbirlerine güvenmeyi öğrenmeleri gerekecektir...
Psikolojik gerilim - korku türündeki “Boş Oda”yı Nimrod Antal yönetmiş. Senaryosunu Mark L. Smith’in yazdığı filmin başrollerini Luke Wilson (David Fox), Kate Beckinsale (Amy Fox) ve Frank Whaley (Mason) paylaşıyor. Filmde rol alan oyuncular arasında Ethan Embry, Scott G. Anderson, Mark Casella ve David Doty var.
“Boş Oda”nın teması, beyaz perdeye aktarılmadan önce yaklaşık sekiz yıl boyunca yazar Mark L. Smith’in hayalgücünü meşgul etmiş. Smith, eşiyle birlikte New Mexico’nun arka yollarında arabayla giderken, tek bir müşterisi bile yokmuş gibi görünen küçük moteller görüyormuş: “Nasıl açık kalabildiklerini merak ettim; başka nereden para buluyorlardı” diye soruyor Smith ve ekliyor: “Bu fikir aklımda yer etti.” Hikayesini hem korkunç, hem de zorlayıcı kılmak için kilit öğenin izleyicilerin özdeşleşeceği karakterler yaratmak olduğunu bilen Smith, gerilimin ustası Alfred Hitchcock’tan feyiz alarak, izleyiciye David ile Amy Fox’u ve kırılgan ilişkilerini tanıtmak için zaman ayırmanın sonradan semeresini vereceğini ve filmin gerilimine katkıda bulunacağını hesaplamış: “İlk yirmi dakikada dehşet verici hiçbir şey olmuyor; karakterleri tanıyor ve onları umursamaya başlıyorsunuz. Onlar yerine orada sizin de olabileceğinizi hissediyorsunuz. Orada ben ve eşim ya da herhangi biri olabilirdi.”
Yönetmen Antal, senaryodaki çiftin aşkı en akla gelmedik ortamda tekrar keşfetmesi fikrine büyük ilgi duymuş: “Bana çok sade ve şık olduğu halde sizi gerçekten korkutan o eski gerilim filmlerini hatırlattı. Gerilimi yakalamak ve tüm film boyunca ayakta tutmak için gerekli her şey senaryoda mevcuttu. Her bir anı, ayrıntılı biçimde kelimelere dökülmüştü. Sonuçta, bu film bir çiftin hayatta kalma mücadelesini ve birbirlerinde tekrar aşkı buluşunu konu alıyor. Benim kafamda filmi sürükleyen şey gerçekten buydu.”

Urmel aus dem Eis (Impy's Island)
Vizyona Giriş Tarihi
18.05.2007
Türü
Animasyon
Ülke
Almanya
Süresi ve Yapım Yılı
87 dakika - 2006
Yönetmeni
Reinhard Klooss, Holger Tappe
Oyuncular
Mehmet Ali Erbil
Yavuz Seçkin
Oya Küçümen
Senaryo
Oliver Huzly, Reinhard Klooss
Müzik
James Dooley
Görüntü Yönetmeni
Dil okulunun sevimli öğrencileri
Sevimli ama bir o kadar da dağınık fikirli Horatio Tibberton, okyanusun ortasında küçük volkanik bir ada olan Titiwoo’da yaşamaktadır. Tibberton, çok yönlü fakat toplumla uyumsuz bir bilim adamıdır. Güney denizindeki bu doğa parçasına, kasvetli şatosunda uşağı Sami ile yaşayan kendini beğenmiş Kral Pumponell tarafından sürgüne gönderilmiştir.
Profesörün evlat edindiği Tim’in yanı sıra, adanın önde gelenlerinden bir grup yaratık da onun kendine özgü dil okuluna devam etmektedir: telaffuz sorunu yaşayan penguen Ping; kendi çatısı altında yatıp felsefe yapmayı yeğleyen sınıf başkanı kertenkele Monty; sürekli ağaç gövdeleriyle kayalara çarptığından tüyünü kaybetme eğilimindeki sakar, pabuç gagalı Shoe; sık sık denizdeki kayalığında güneşe karşı oturup melankolik bir havayla yürek parçalayıcı şarkılar söyleyen deniz aslanı Solomon ve Tibberton’un evinin, okulunun ve küçük ada halkının düzeninden sorumlu, alıngan ve duygusal bayan domuzcuk Peg...
Reinhard Klooss ve Holger Tappe’in birlikte yönettiği animasyon filmi “Sevimli Dinozor”un Türkçe seslendirme kadrosunda Mehmet Ali Erbil, Yavuz Seçkin ve Oya Küçümen yer alıyor. Max Kruse’in hikayesinden uyarlanan filmin senaryosunu Oliver Huzly ve Reinhard Klooss birlikte yazmış. Müziklerse James Dooley tarafından hazırlanmış.

Truands / Crime Insiders
Vizyona Giriş Tarihi
15.06.2007
Türü
Polisiye
Ülke
Fransa
Süresi ve Yapım Yılı
107 dakika - 2007
Yönetmeni
Frédéric Schoendoerffer
Oyuncular
Benoît Magimel
Philippe Caubère
Béatrice Dalle
Olivier Marchal
Senaryo
Frédéric Schoendoerffer
Müzik
Bruno Coulais
Görüntü Yönetmeni
Jean-Pierre Sauvaire
Koskaca imparatorluk birkaç ayda çöker mi?
Işıkların ve gecenin şehri Paris’in acımasız suç dünyasında, yaşlanmakta olan mafya patronu Claude Corti güce susamış adamlarını kontrol altında tutabilmek için olabildiğince sert davranmak zorundadır. Hızlı arabalar, ağır uyuşturucular ve pahalı kadınlardan oluşan bu krallığın gerçek patronu paradır ve Corti kendisine sadık olanları cömertçe ödüllendirmekten çekinmez.
Ama para ve gücün satın alamayacağı bir şey vardır, o da güvendir. Corti, adamlarından birinin kendisine ihanet ettiğini anlarsa, ölüm ona sunacağı en hafif cezadır.
30 yaşındaki, özgürlüğüne düşkün, zeki ve iş bitirici Franck, Corti’nin en güvendiği adamı, onun sağ koludur. Corti birkaç aylığına hapse düştüğünde işlerini ona emanet eder. Birkaç ay, tüm imparatorluğunun çökmesi için yeterli süredir. Peki başına gelenler, bir komplo mudur; yoksa boş yere mi endişelenmektedir?..
Yoğun şiddet içeren, ancak görsel estetiği yüksek sahneleri ile Paris’in acımasız mafya dünyasını, sarsıcı bir biçimde gözler önüne seren “Suç İmparatorluğu”nu Frédéric Schoendoerffer yazıp yönetmiş. Başrollerde Benoît Magimel (Frank), Philippe Caubère (Claude Corti), Béatrice Dalle (Béatrice), Olivier Marchal (Jean-Guy), Mehdi Nebbou (Hicham) ve Tomer Sisley (Larbi) kamera karşısına geçmiş. Filmin görüntü yönetimini ise Jean-Pierre Sauvaire gerçekleştirmiş.

The Namesake
Vizyona Giriş Tarihi
27.04.2007
Türü
Dram
Ülke
Hindistan /ABD
Süresi ve Yapım Yılı
122 dakika - 2006
Yönetmeni
Mira Nair
Oyuncular
Irfan Khan
Kal Penn
Jagannath Guha
Ruma Guha Thakurta Tabu
Senaryo
Sooni Taraporevala
Müzik
Nitin Sawhney
Görüntü Yönetmeni
Frederick Elmes
Bir Amerikan ailesi olmak ne demektir?
Mira Nair’in “Bugüne kadar yaptığım en kişisel film” dediği Adaş, Amerika’da yaşayan Hintlilerin aile bağlarını incelerken, bu soruyu soruyor.
Ashok ile karısı Ashima, yeni bir hayat peşinde, 1970’lerde Kalküta’dan New York’a yerleşirler. Ancak oğulları Gogol, Amerika’da doğmuş ve Rus bir yazarın adını taşıyan bir Hintli olarak, üstelik de sarışın bir kızla çıkmaya başlayınca, anne-babasının yaşadıklarından çok daha farklı zorluklarla karşı karşıya kalır…
Mira Nair’in, yönetmen Satyajit Ray’e adadığı, mizah dolu, renkli ama aynı zamanda dokunaklı bu film, Jhumpa Lahiri’nin Türkçe’ye de aynı adla kazandırılan romanından uyarlanmış. Senaryosunu Sooni Taraporevala’nın yazdığı filmin başrollerini Irfan Khan, Kal Penn, Jagannath Guha, Ruma Guha Thakurta ve Tabu paylaşmış. Müziklerse Nitin Sawhney imzası taşıyor.

The Messengers
Vizyona Giriş Tarihi
13.04.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
91 dakika - 2006
Yönetmeni
Oxide Pang Chun, Danny Pang
Oyuncular
Kristen Stewart
Dylan McDermott
Penelope Ann Miller
John Corbett
Senaryo
Stuart Beattie, Todd Farmer
Müzik
Joseph LoDuca
Görüntü Yönetmeni
David Gedde
Onlar, yetişkinlerin görmediklerini görüyorlar
Solomonlar’ın çiftliğinde, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Geceleri tanık olunan garip şeyler, orada gündüz vakti de olur. Dehşet, sessizliğe sığınmıştır. Ve ölüm habercileri hafife alınır...
Jess, anne babası ve yanlarında çalışan işçi John Burwell ile birlikte, Chicago’daki tempolu şehir hayatını bırakıp Kuzey Dakota’da sakin bir çiftliğe taşınmış 16 yaşında bir genç kızdır. Çok geçmeden, Jess ve 3 yaşındaki kardeşi Ben, tarlaları sessizce salınan ayçiçekleriyle kaplı bu gözden çiftlikte, onlardan başka kimsenin fark etmediği garip, hayalete benzeyen şeyler görmeye başlarlar.
Bu durum giderek şiddet içermeye başladığında, yakınları problemli bir ergenlik çağı geçiren Jess’in akıl sağlığından şüphe etmeye başlarlar. Kendi sorunlu geçmişi, bu yeni evlerinde daha önce yaşayanların geçmişiyle karşı karşıya gelen Jess, çaresizlik içinde kendilerini uyarmaya çalışırken; yakınları onun inanılırlığından her geçen gün daha çok şüphe etmeye başlayacaktır...
Hong Kong korku sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Oxide Pang Chun ile Danny Pang kardeşlerin Amerika’da çektikleri ilk film olan “The Messengers”ın yapımcılığını “Grudge” ve “Boogeyman” filmleriyle dünyada büyük gişe başarısı yakalayan Sam Raimi üstlenmiş. Senaryosunu Stuart Beattie ve Todd Farmer’ın kaleme aldığı filmin başrollerini Kristen Stewart (Jess), Dylan McDermott (Roy), Penelope Ann Miller (Denise), John Corbett (John Burwell) ve Evan Turner paylaşıyor. Filmin görüntü yönetmeni ise David Geddes.
Bilinen hayalet filmlerini ters yüz eden filmin ilhamını veren, Pang Kardeşler’in doğaüstü olaylarla ilgili deneyimleri olmuş: “Bir keresinde, asansöre birinin girdiğini gördüm. Ben de onu takip ettim ama baktığımda, asansörde kimse yoktu. Ben 12. katta oturuyorum. 12. kattan giriş katına inmek yaklaşık 30 saniye sürüyor. O 30 saniye boyunca o kadar korkmuştum ki, bana bir saat gibi gelmişti.” diyor yönetmen Danny Pang. Filmin tek yumurta ikizleri yönetmenlerinden diğeri olan Oxide Pang ise şöyle diyor: “Öğleden sonra saat 1 sularında, yürüyen birinin gölgesini gördüm. Ama sadece gölge vardı. Ortada gölgenin ait olduğu bir insan yoktu. Tek gören ben de değildim. Bir süre izledim, sonra arkadaşıma dönüp ‘gördün mü’ dedim. Ve o da gördü. O kadar uzun süreli bir şeydi yani.”

The Last Mimzy
Vizyona Giriş Tarihi
01.06.2007
Türü
Macera
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
94 dakika - 2007
Yönetmeni
Robert Shaye
Oyuncular
Chris O'Neil
Rhiannon Leigh Wryn
Joely Richardson
Timothy Hutton
Senaryo
Bruce Joel Rubin, Toby Emmerich
Müzik
Howard Shore
Görüntü Yönetmeni
J. Michael Muro
Gelecek onlara ne söylemek istiyor?
İçinde ilk bakışta oyuncağa benzeyen garip nesneler olan bir kutu bulan iki küçük çocuğun hikayesi… Emma ve Noah, bu ‘oyuncaklarla’ oynadıkça giderek artan zeka belirtileri göstermeye başlarlar. Öğretmenleri bu iki kardeşin anne ve babasına, çocuklarının ‘dahi’ seviyesini bile aşan zihinsel bir aktivite gösterdiğini söylediğinde, ortada garip bir şeyler olduğunun farkına varırlar. İki kardeşten küçüğü olan Emma, annesine oyuncaklar arasında adının Mimziy olduğunu söylediği bir tavşanın ona ‘yeni şeyler öğrettiğini’ söyler. Emma’nın annesi, çocuklarının durumuyla ilgili giderek artan bir endişeye kapıldığı sırada, tüm şehri etkileyen bir elektrik kesintisi yaşanır. Hükümet yetkilileri kesintinin kaynağını araştırdığında ailenin evi ile karşılaşırlar ve çok geçmeden, işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Çocuklar bu garip nesneler, Mimzy ve onlara verildiğini söyledikleri önemli görevden başka bir şey düşünmez olmuşlardır. Emma, Mimzy’nin gelecekten gönderilmiş önemli bir mesaj taşıdığını söyleyince Mimzy inceleme altına alınır ve görülür ki, bu oyuncak tavşan aslında yarı elektronik yarı organik, ileri teknoloji eseri bir yaratıktır! Ve herkes, hayalgüçlerinin ötesinde bir şeyin içerisinde olduğunu fark eder. Ama bunun ne olduğunu bilen yoktur.
Yitirilen masumiyetin peşinde…
Bob Shaye’in yönettiği “Sihirli Kutu”, Lewis Padgett’ın 1943 yılında yazdığı ve içinde birbirinden gizemli oyuncaklar olan bir kutu bulan iki çocuğu konu alan “Mimsy Were the Borogoves” adlı ses getiren kısa bilimkurgu öyküsünden uyarlanmış. Filmin başrollerinde Timothy Hutton, Joely Richardson, Rainn Wilson, Michael Clarke Duncan ve iki küçük çocuk rolünde Rhiannon Leigh Wryn ve Chris O’Neil kamera karşısında. Senaryosunu Bruce Joel Rubin ve Toby Emmerich’in yazdığı filmin müziklerini besteci Howard Shore hazırlamış.
Oscar Ödüllü yapımcı Michael Phillips’in filmle ilgili sözleri şöyle: “Filmlerin beni daha önce hiç gitmediğim yerlere götürmesini severim ben. Ve bu öykü, öyle bir hikayeye sahipti: Gelecekten gelmiş oyuncaklarla dolu bir kutu bulan iki çocuk fikri çok ümit vericiydi. Bu film bir bakıma, ET ve Close Encounters gibi filmlere atıf niteliğinde. Mucize ile, evrenin barındırabileceği mucizevi şeylerle ilgili bir film. Tür olarak kim olduğumuz, nereye gittiğimiz ve çıktığımız yola geri dönerken kaderimizi nasıl çizebileceğimiz üzerine bir film. Hayalini bile kuramayacağımız şeyleri yapma potansiyelimiz, yeteneğimiz olabilir diyor ve insanlık için gerçekten de güzel bir gelecek tablosu çiziyor.”
Yönetmen Shaye ise, günümüze çok uygun olan “teknolojinin yeri hayatımızda arttıkça masumiyetin kaybolması” teması nedeniyle hikayeye ayrı bir sempati beslediğini söylüyor. Shaye, “İnsanlar teknolojiye bağımlı hale geldikçe, duygusallığı yaratan genlerimiz, ya da genler kombinasyonunu kaybetme tehlikemiz olduğu bilimsel bir gerçek” diyor. “Belli genler, kullamadıkça işlevlerini yitirir. Masumiyeti kullanmazsak, o genin yerini, nesiller sürecek bir değişim sonrasında başka genler alacaktır.”

The Hoax
Vizyona Giriş Tarihi
22.06.2007
Türü
Komedi
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
115 dakika - 2006
Yönetmeni
Lasse Hallström
Oyuncular
Richard Gere
Alfred Molina
Hope Davis
Marcia Gay Harden
Senaryo
William Wheeler
Müzik
Carter Burwell
Görüntü Yönetmeni
Oliver Stapleton
Amerikan medyasının karşılaştığı en cüretkar yalan
“What’s Eating Gilbert Grape”,”My Life As A Dog”, ”Chocolat” adlı filmleri Oscar adaylığı kazanan, “Cider House Rules”adlı filmi iki Oscar elde eden İsveç’li yönetmen Lasse Hallström’den, inanılmaz ama gerçek bir hikaye...
Clifford Irving, dünyanın en ünlü adamıyla yaptığı eşi benzeri görülmemiş söyleşiler dizisiyle 1971 yılında Amerikan gazeteciliğinin zirvelerine ulaştı. Adeta münzevi hayatı yaşamasıyla tanınan dolar milyarderi ünlü işadamı Howard Hughes ile yapılan bu söyleşilerde, onun en özel anıları ve sırları okurların gözleri önüne serilmişti. Aslında kocaman bir yalandan ibaret olan bu olay, ileriki yıllarda Adolf Hitler’in anılarını pazarlayan ve sonunda yakayı ele veren başka bir sahtekara da esin kaynağı olacaktı…
Yazar Clifford Irving, 1971 yılında müthiş bir yalan söyledi. Irving’in söylediği bu yalan, Amerikan medyasının ve kamuoyunun bugüne kadar karşılaştığı en cüretkar ve en çirkin sahtekarlıklardan birisiydi. Irving, 11 dalda Oscar ödülü adayı olan ve beş dalda Oscar kazanan “Aviator” adlı filmde yaşamı konu edilen işadamı Howard Hughes’un uzun zamandır peşinde koşulan anılarını eline geçirdiğini iddia ediyordu. Bu yalanı sayesinde çok büyük para ve dünya çapında şöhret kazanmanın eşiğine geldiği bir anda, zekice planladığı oyunun gerçek olmadığı ortaya çıktı…
Clifford Irving’in bugün bile tartışılmakta olan büyük sahtekarlığını çıkış noktası olarak alan “Sahtekar”, tek bir adamın, aslında gerçek olmayan, iyi bir öykü aracılığıyla koskoca bir endüstriyi ve ulusu nasıl ele geçirdiğini keşfe çıkıyor. Lasse Hallström’ün yönettiği filmde Irwing’i filmde, Altın Küre ödüllü Richard Gere canlandırıyor.
Gere’in portresini çizdiği Clifford Irving, uzun zamandan beri iyi bir malzeme aradığı halde bir türlü bunu bulamayan tutkulu bir yazardır. Sonunda kendi öyküsünü kendisi yaratmaya, bir söyleşiler dizisi uydurmaya karar verir. Başlangıçtaki düşüncesi yayıncılık dünyasına akıllıca düzenlenmiş sanatsal bir ‘eşek şakası’ yapmaktır. “Dünya ve okuyucular bunu istiyorsa ben de onlara bunu fazlasıyla vermesini bilirim” diye düşünmüştür.
Kendisini zekice hazırladığı bir gizlilik perdesi arkasına saklayarak, büyük bir yayınevi yetkililerine onların çok hoşuna gidecek bir haber uçurur. Dünyanın en ünlü adamının –Havacı, film yapımcısı, kadın düşkünü ve ezgantrik dolar milyarderi Howard Hughes- kendisiyle bağlantı kurduğunu, paha biçilemez biyografisini kaleme alması için teklif getirdiği haberini ulaştırır…
“Sahtekar”da Gere’e eşlik eden oyuncular Alfred Molina, Marcia Gay Harden, Hope Davis, Stanley Tucci ve Julie Delpy olmuş. Clifford Irving’in aynı adlı kitabından uyarlanan filmin senaryosunu William Wheeler yazmış.
Ele aldığı konu her ne olursa olsun kendisi için ‘karakter’ boyutunun daima ön planda geldiğini söyleyen yönetmen Hallström, bu karakterlerin hayali olması veya ahlaksal açıdan bozuk olmasının önemi olmadığını belirtiyor ve “The Hoax” projesinin en cazip yönünün de karakterlerin cazip yapısı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor:
“Senaryoyu okuduğum anda çok sevdim. Bunun sebebi karakterlerin büyüleyici olmasıydı. Uzun zaman önce yaptığım tarzda filmlere geri dönüş anlamında benim için fırsattı. İnsani davranışları Milos Forman ve John Cassavetes geleneğinde korkusuzca gözlemlediğim komedilere bu film sayesinde dönme şansını elde ettim.

The History Boys
Vizyona Giriş Tarihi
25.05.2007
Türü
Komedi
Ülke
İngiltere
Süresi ve Yapım Yılı
109 dakika - 2006
Yönetmeni
Nicholas Hytner
Oyuncular
Samuel Anderson
James Corden
Stephen Campbell Moore
Richard Griffiths
Senaryo
Alan Bennett
Müzik
George Fenton
Görüntü Yönetmeni
Andrew Dunn
Hedef Cambridge veya Oxford!
Eğitim sisteminin işleyişi ve sistemin içindekileri nereye yönelttiğine dair bir film olan “History Boys”, Cambridge veya Oxford’a kapağı atma derdindeki bir sınıf dolusu haylaz, parlak ve komik tarih öğrencisinin hikayesini anlatıyor.
Test puanlarını yükseltmek amacıyla işe alınmış genç, zeki ve başına buyruk İngilizce öğretmenleri, sıradışı tarih öğretmenleri ve sınav sonuçlarından başka birşey düşünmeyen okul müdürlerinin kıskacındaki gençler, yıldırıcı üniversite kabul sürecini aşabilmek için mücadele verirler…
Beğenilen bir tiyatro oyunundan beyazperdeye aktarılan eğlenceli komedi filmi “The History Boys”u Nicholas Hytner yönetmiş. Samuel Anderson, James Corden, Stephen Campbell Moore, Richard Griffiths, Frances de la Tour, Andrew Knott ve Russell Tovey’in rol aldıkları filmin senaryosunu Alan Bennett yazmış. Müziklerse George Fenton tarafından hazırlanmış.

The Hills Have Eyes 2
Vizyona Giriş Tarihi
18.05.2007
Türü
Komedi
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
89 dakika - 2007
Yönetmeni
Martin Weisz
Oyuncular
Michael McMillian
Jessica Stroup
Daniella Alonso
Jacob Vargas
Senaryo
Wes Craven, Jonathan Craven
Müzik
Trevor Morris
Görüntü Yönetmeni
Sam McCurdy
En şanslı olan, en çabuk ölen
Lanetli tepede Carter ailesi ile başlayan kabus sürüyor...
New Mexico sınırındaki bilim adamlarına ekipman taşımak rutin görevleri arasında olan bir grup asker, kampa vardıklarında herkesin ortadan kaybolduğunu fark ederler. Atomik araştırmalar yapan ekipten geriye sadece, yardım isteyen bir sinyal kalmıştır. Takım yardım isteyenin belki de bu ıssız tepeler arasında yalnız çalışan bilim adamları olduğu düşüncesiyle dağdan gelen sinyali araştırmaya karar verir. Ve Carter ailesinin başına gelenlerden habersiz, bu lanetli tepelerde araştırmaya girişir.
Oysa onları da, diğerlerini bekleyen yamyam mutantlar beklemektedir. Bu kez kötüler çok daha güçlü; soylarını devam ettirebilmek için çok daha akılcı ve saldırganlardır...
Bir korku sineması klasiği
Senaryosunu Wes Craven ve oğlu Jonathan Craven’ın yazdığı “Tepenin Gözleri 2”nin yönetmeni Martin Weisz. Filmin başrollerini Michael McMillian, Jessica Stroup, Jacob Vargas, Flex Alexander, Lee Thompson Young, Daniella Alonso, Eric Edelstein, Reshad Strik, Ben Crowley, Michael Bailey Smith, Derek Mears ve David Reynolds paylaşıyor.
Wes Craven’in modern korku sineması klasikleri arasında gösterilen 1977 tarihli filmi “Tepenin Gözleri”, 2006 yılında Alexandre Aja ve Gregory Levasseur tarafından yeni nesil korku filmi sevenlere sunulmak amacıyla yeniden yapılmıştı. Gişe başarısının yanı sıra, eleştirmenlerince de övgüyle karşılanan filmin devamı olan “Tepenin Gözleri 2”nin çekimleri, tıpkı ilk film gibi Fas’ta gerçekleştirilmiş. Ülkenin çöl iklimi ve ıssız bucaksız arazileri filmin çekimlerinin yapılabilmesi için mükemmel bir zemin sağlamış.
2006 tarihli yeni filmin başarısının bir nedeni de, kullanılan efektlerdi. “Narnia Günlükleri” filmiyle Oscar alan K.N.B. EFX Group’un yaptığı özel efektlere, ikinci filmde de büyük önem verilmiş. Mutant klanının korkunç görüntüsünü sağlayabilmek için haftalarca uğraşılmış; her mutant için geleneksel tarzda birer heykel hazırlanıp daha sonra bunlar bilgisayar ortamına aktarmış ve 3D olarak efektlerle zenginleştirilmiş.Yapılan modellerden her birine inanılmaz korkunç yüzler yaratılmış ve böylece başka hiç bir yerde bulunmayacak bir hikayenin kahramanları geliştirilmiş.

The Fountain
Vizyona Giriş Tarihi
11.05.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
96 dakika - 2006
Yönetmeni
Darren Aronofsky
Oyuncular
Hugh Jackman
Rachel Weisz
Ellen Burstyn
Mark Margolis
Senaryo
Darren Aronofsky, Ari Handel
Müzik
Clint Mansell
Görüntü Yönetmeni
Matthew Libatique
Sonsuz yaşamın peşinde hayatlar
Erkeğin, sevdiği kadını kurtarmak için giriştiği ebedi savaşımı anlatan destansı bir yolculuk…
Bu yolculuk, 16. yüzyıl İspanya'sında, bir fatih olan Tomas'ın, ölümsüzlük bahşettiğine inanılan, efsanevi Gençlik Çeşmesi'ni aramaya çıkmasıyla başlar. Hikaye, modern bir bilim adamı olan Tommy Creo’nun sevgili karısı Isabel'i yavaş yavaş öldüren kanseri tedavi edebilmek uğruna ümitsiz çırpınışlarını anlatarak devam eder.
26. yüzyılda derin uzayda yolculuk eden astronot Tom, kendisini bin yıldır yiyip bitiren gizemleri kavramaya başlar. Bu bin yıla yayılan üç hikayede, tüm zamanların Thomas'ı olan savaşçı, bilimadamı ve kaşif; hayat, aşk, ölüm ve yeniden doğuş kavramlarıyla yüzleşir...
Bin yıldan uzun sürece yayılan ve üç paralel hikaye anlatan “Kaynak”, aşk, ölüm ve hayatın kırılganlığına dair bir film. Darren Aronofsky’nin yönettiği filmin başrollerini Hugh Jackman, Rachel Weisz, Ellen Burstyn, Mark Margolis, Stephen McHattie ve Fernando Hernandez paylaşıyor. Senaryosunu Darren Aronofsky ve Ari Handel’in yazdıkları filmin müziklerini Clint Mansell hazırlamış.

Teenage Mutant Ninja Turtles
Vizyona Giriş Tarihi
23.03.2007
Türü
Animasyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2007
Yönetmeni
Kevin Munroe
Oyuncular
James Arnold Taylor
Mikey Kelley
Mitchell Whitfield
Nolan North
Senaryo
Kevin Eastman, Peter Laird, Kevin Munroe
Müzik
Marco Beltrami
Görüntü Yönetmeni
New York’un onlara ihtiyacı var
New York’ta garip olaylar yaşanmaktadır. Oradan oraya hızla sıçrayan gölgeler, ortaya çıkan garip yıldız haritaları ve şehre saldırılar düzenleyen yaratıklar herkese korku salmaktadır.
Son maceralarında düşmanları Shredder’ı öldürmelerinin ardından birbirlerinden kopan Ninja Kaplumbağalar ise, hayatlarını kazanabilmek için farklı yollara sapmışlardır. Leonardo, ustaları Splinter’ın isteği üzerine bir dünya turuna çıkmış, ama geri dönmeyerek bilinmeyen bir yerde inzivaya çekilmiştir. Raphael, gece olduğunda adi suçluların peşine düşen başına buyruk, maskeli bir kahramana dönüşmüştür. Michaelangelo partilerde çocukları eğlendirmeye, Donatello ise bir teknik destek hattında çalışmaya başlamıştır.
Bu sırada, usta Shredder New York’ta yaşanan garip olayları fark eder. Bir teknoloji şirketinin sahibi olan zengin iş adamı Max Winters, antik çağlardan kalan bir orduyu hayata geçirip tüm dünyayı ele geçirmeyi hedeflemektedir. Üstüne üstlük usta Shredder’ın izinden giden Karai ve Foot Klan’ın da desteğini yanına almıştır.
New York’un Ninja Kaplumbağalar’a ihtiyacı vardır; Ninja Kaplumbağalar’ın da kendilerini yeniden birer kahraman ve bir takım gibi hissetmeye. Ve tekrar bir araya gelip kötülere karşı tek yumruk halinde savaşabilmeleri için eski dostları April ve Casey Jones’un da desteğine başvururlar.
Tümüyle dijital ortamda yaratıldı
Son sekiz yıldır animasyon dünyasında televizyon dizileri, bilgisayar oyunları, sinema filmleri ve çizgi romanlar gibi pek çok alanında faaliyet gösteren ve başarılı projeleriyle Animation Magazine’in belirlediği “CGI’ın Yükselen Yıldızları” arasında yerini alan Kevin Munroe’nun yönettiği “Ninja Kaplumbağalar”ın senaryosunu Munroe, Ninja Kaplumbağalar çizgi romanı ve karakterlerinin yaratıcıları olan Kevin Eastman ve Peter Laird ile birlikte yazmış. Filmin müziklerini Klaus Badelt bestelemiş.
1984 yılında yaratılan Ninja Kaplumbağalar, 1987 yılında Amerikan televizyonlarında çizgi film olarak yayınlanmaya başlamış, 1990 yılında ilk Ninja Kaplumbağalar filmi, sadece açılış haftasında 25 milyon dolar gişe hasılatı yaparak rekor kırmıştı. Serinin ikinci ve üçüncü filmleri sırasıyla 1991 ve 1993 yıllarında gösterime girmiş ve dünya çapında 200 milyon doların üzerinde gişe hasılatı getirmişti. 2000 yılında Ninja Kaplumbağalar UCI Cinemas tarafından tüm zamanların en iyi 10 süper kahramanlarından biri seçildi. 2003’te yenilenmiş imajlarıyla izleyici karşısına çıkan kaplumbağaların ilk kez dijital ortamda yaratılmış bir animasyon filmi olarak beyazperdeye aktarılması için 2005’te start verildi.
Yönetmeni Munroe, gerçek bir dünyanın içine dijital karakterler sokmaktansa, bütün filmi dijital ortamda yaratmayı uygun gördüklerini belirtiyor ve ekliyor: “Bu sayede bilgisayar ortamında yaratılmış imajlarla gerçek dünya arasında olacak kopukluğun önüne geçtik. Tamamen animasyon olunca film bir bütün olabiliyor. İzleyicinin zihni de daha açık oluyor.”

T4XI
Vizyona Giriş Tarihi
01.06.2007
Türü
Komedi
Ülke
Fransa
Süresi ve Yapım Yılı
91 dakika - 2007
Yönetmeni
Gérard Krawczyk
Oyuncular
Samy Naceri
Frédéric Diefenthal
Bernard Farcy
Emma Sjöberg
Senaryo
Luc Besson
Müzik
Tefa, Masta, Weall Star
Görüntü Yönetmeni
Pierre Morel
Tam gaz serüven...
Komiser Gilbert, bir otel temizlikçisini terörist, ünlü futbol yıldızı Djibril Cisse’yi ise yasadışı bir göçmen sanacak derecede saftır.
Belçikalı bir suçlu, Afrika’ya gönderilmeden önce 24 saat boyunca Marsilya polisine emanet edilir. Emilien, bir polis için fazla iyi niyetlidir ve bunun farkına varan zeki hırsız, Emilien’i aslında masum olduğuna ikna eder.
Bu sırada Emilien’in güzel karısı, Belçikalı suç örgütünde casusluk yapmakla görevlidir. Fakat bu olay o kadar gizlidir ki, kendi kocası bile olaydan habersizdir. Belçikalı ölümcül suçlunun serbest kalmasıyla, tüm Marsilya bir cehenneme döner.
Marsilya Polis Teşkilatı’na hız tutkunu taksi şoförü Daniel’ın da katılmasıyla işler iyice karışır...
Gerard Krawczyk’ın yönettiği komedi-macera filmi “Taksi 4”ün başrollerinde Samy Naceri (Taksi şoförü Daniel Moroles), Frederic Diefenthal (Emilien), Bernard Fancy (Komiser Gilbert), Emma Sjöberg (Petra), François Damiens (Serge) ve Jean Luc Couchard (Belçikalı) var. Luc Besson’un senaristliğini ve yapımcılığını gerçekleştirdiği filmin görüntü yönetmeni Pierre Morel.
Yönetmen Krawczyk’ın “Taksi 4 ile ilgili sözleri şöyle: “Diğerleri gibi, Luc beni aradı ve ‘yeni bir TAXI yapacağız’ dedi ve biz de hızla motoru çalıştırdık. Yeni bir TAXI yapmak bir bayrama katılmak ya da bir rock grubu için konsere katılmak gibi bir şey... Bizim arzumuz her şeyden önce eski filmlerde insanların bağlandığı karakterleri kullanırken insanlarda yine bir keyif duygusu yaratmak.”
Krawczyk, yeni filmdeki komedi unsuru hakkında da şunları söylüyor: “Bu TAXI’deki kötülerin sağlam bir mizah duygusu var: kendilerini ciddiye alıyorlar ama yine de garip adamlar. İsteseler de istemeseler de gülünçler. Jean-Luc mükemmel bir suçlu olmak istiyor. Fransa’nın en azılı suçlusu. Bu filmde komedi, oyuncuların rollerinde çok samimi olmaları ile durumların kendilerinden çıkıyor. Bu samimiyet aynı zamanda zor bir olay, çünkü aptal bir havaları olması durumunu kabullenmeleri lazım. Bu, oyuncuların cömertliğinden geldi. Birçok kez onların çalışmaları hak ettikleri değeri görmüyor. İşleri çok zor, bu yüzden de onlara çok saygım var.”

Sunshine
Vizyona Giriş Tarihi
11.05.2007
Türü
Macera
Ülke
İngiltere
Süresi ve Yapım Yılı
107 dakika - 2007
Yönetmeni
Danny Boyle
Oyuncular
Rose Byrne
Cliff Curtis
Chris Evans
Troy Garity
Senaryo
Alex Garland
Müzik
Karl Hyde, John Murphy, Rick Smith
Görüntü Yönetmeni
Alwin H. Kuchler
Karanlık günler kapıda
Yıl 2057... İnsanlık güneşin her geçen gün giderek yok olmasını izlemektedir. Bu, insanlığın da yok olması demektir. Dünyanın son umudu, Icarus II adlı bir uzay gemisinde, Kaptan Kaneda liderliğindeki sekiz kişilik ekiptedir. Ekibin görevi güneşi tekrar harekete geçirmesi ve beslemesi beklenen bir nükleer başlığı taşımaktır.
Yolculukları sırasında Dünya ile bağlantısı kesilen ekip, bundan 7 yıl önce aynı amaçla göreve çıkarılan Icarus I’den değişik sinyaller almaya başlar. Yaşadıkları garip kaza, ekiptekileri görevlerini bir yana bırakarak hayatları için mücadele vermek zorunda bırakacaktır.
Peki ya Dünya’nın geleceği ne olacaktır?
Bilim kurgu değil, bilimsel gerçek
Her dakika evrende bir yıldız ölür. Bize en yakın yıldız olan Güneş, dakikada 600 milyon ton hidrojen yakmaktadır. Bilim adamları Güneşin sahip olduğu yakıtın 5 milyon yıl daha yeteceği konusunda hem fikirdirler. Ama ya yetmezse, Dünya’nın ve insanlığın hali ne olur?
Klostrofobik gerilim filmi “Gün Işığı”nın yönetmeni Danny Boyle. Filmin original senaryosu Alex Garland’a ait. Başrollerde Cillian Murphy (Capa), Chris Evans (Mace), Rose Byrne (Cassie), Michelle Yeoh (Corazon), Hiroyuki Sanada (Kaneda), Cliff Curtis (Searle), Troy Garity (Harvey), Benedict Wong (Trey) ve Mark Strong (Pinbacker) kamera karşısına geçmiş.
Yapımcı Andrew Macdonald, film için şunları söylüyor: “Bundan 50 yıl sonra eğer güneş insanoğlunun hayatta kalmak için ihtiyacı olan enerjiyi ve ışığı sağlayamazsa neler olur? sorusuna cevap arayan bir filmle karşı karşıyayız. İnsanlık global bir birliktelik içinde tüm şartlarını zorlayarak bir uzay aracını Güneşi tekrar harekete geçireceği planlanan bir nükleer silahla yükleyerek uzaya gönderir. Hikayemiz sekiz astronot ve bilim adamının bu amaç için uzaya yolculuklarını anlatmakta.”
Senarist Alex Garland’ın sözleri ise şöyle: “Her zaman bir bilim kurgu hikayesi üzerinde çalışmak istemiştim. İnsanoğlunun gerçekten uzayın derinliklerine gittiğinde orada bulduğu nedir? Bu, aslında insanın kendi içine de bir yolculuk mudur? Bu konu üzerine bir hikayeyi oluşturmaya başladığım günlerde fizik üzerine ateistik yaklaşımlı bir makale okumuştum. İçindeki teoriler Güneş’in bir gün yok olursa insanların başına neler gelebileceğine dairdi. İnsanlık hayatta kalabilmek için Güneşin yaydığı enerjiye ve ışığa ihtiyaç duyuyordu. Güneş’in yok olması insanlığın yok olması demekti. Ama benim en çok dikkatimi çeken, bütün bir insanlığın geleceği böyle bir kurguda tek bir kişinin omuzlarına yüklenirse o kişiye ne olacağıydı. İşte hikayenin tetiği çeken nokta bu oldu.”

Spider-Man 3
Vizyona Giriş Tarihi
04.05.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
140 dakika - 2006
Yönetmeni
Sam Raimi
Oyuncular
Tobey Maguire
Kirsten Dunst
James Franco
Thomas Haden Church
Senaryo
Ivan Raimi, Alvin Sargent
Müzik
Christopher Young
Görüntü Yönetmeni
Bill Pope
Örümcek Adam kendisiyle yüzleşiyor
Efsanevi Marvel Comics serisinden uyarlanan “Örümcek-Adam 3”te Peter Parker, nihayet Mary Jane’e (M.J.) duyduğu tutku ile süper kahramanlık görevleri arasındaki dengeyi kurmuştur. Peter’ın Örümcek Adam kostümü birden bire değişip siyaha dönüşerek güçlerini pekiştirmeye başlayınca, bu değişim Peter’a da yansır. Kostümün etkisi altındaki Peter, kibirli ve kendine aşırı güvenli biri olur; en değer verdiği kişileri ihmal etmeye başlar.
Bugüne dek en korkulan iki kötü kahraman Kumadam ve Venom benzersiz güçler edinip, intikam ateşiyle yanarken, Peter en büyük savaşını kendi içinde yapmaktadır. Örümcek Adam’ın onu o yapan, onu bir kahraman yapan özelliğini, yani şefkati yeniden keşfetmesi gerekecektir...
“Örümcek-Adam 3”, dünya çapında toplam 1,6 milyar dolar hasılata ulaşan ilk filmin oyuncu ve yapım ekibini tekrar bir araraya getirmiş. Sam Raimi’nin yönettiği filmin başrollerini Tobey Maguire (Peter Parker / Örümcek Adam), Kirsten Dunst (Mary Jane Watson), James Franco (Harry Osborn), Thomas Haden Church (Flint Marko/Sandman), Topher Grace (Eddie Brock/Venom) ve Bryce Dallas Howard (Gwen Stacy) paylaşmış. Filmin senaryosunu Sam Raimi, Ivan Raimi ve Alvin Sargent; hikayesini ise Sam Raimi ve Ivan Raimi, Stan Lee ile Steve Ditko’nun yarattığı Marvel Comics kitabına dayanarak kaleme almış. Orijinal müzikler Danny Elfman’a, şarkılarsa Christopher Young’a ait.
“Örümcek Adam filmlerinin kalbi her zaman karakterlerin derinliği ve birbirleriyle bağlantılı yaşamları olagelmiştir. Peter’ın Mary Jane Watson aşkı ve Harry Osborn’la ilişkisi hikayelerimizin hep en zengin bölümleri arasında yer almıştır” diyen, üç Örümcek Adam filminin de yönetmeni olan Sam Raimi, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu üçüncü filmi yaparken kendimize şunu sorduk: ‘Bu genç adamın daha öğrenmesi gereken neler var?’ Onu karakterindeki eksikliklerle yüzleşeceği konumlara soktuk; daha önceki hikayelerde aşması mümkün olmayan engellerle karşılaştırdık. Bu şekilde, ya yenilecek ya da bu engelleri aşabilecek güçte bir kahramana dönüşecek. Karakterlerimizin derinliği arttıkça, daha zengin insanlar hâline geliyor ve önceki filmdekilerden daha fazlasını başarabiliyorlar.”
“Peter’ın karakterinin daha karanlık yönlerini irdelemek istedik” diyen yapımcı Laura Ziskin, bunu şu şekilde açıklıyor: “Kostüm siyaha dönüştüğünde, giyen kişide zaten var olan özellikleri güçlendiriyor ve pekiştiriyor. Peter’ın durumunda, Peter’ı daha güçlü ve hızlı yapıyor ama bir de daha kibirli ve saldırgan olmasına yol açıyor”. Peter Parker rolüne geri dönen Tobey Maguire ise, “Senaryoyu okuduğumda Peter Parker, diğer karakterler ve hikaye çizgisiyle ilgili seçilen farklı yönler beni gerçekten heyecanlandırdı” diyor ve ekliyor: “Burada ilk iki filmdeki karakterlerin sürekliliğini korurken, hikayeye taze bir soluk getirerek yepyeni konular işliyoruz”.

Sözün Bittiği Yer
Vizyona Giriş Tarihi
04.05.2007
Türü
Dram
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
115 dakika - 2006
Yönetmeni
İsmail Güneş
Oyuncular
Mehmet Özgür
Yasemin Balık
Volkan Severcan
Elif Sümbül
Senaryo
İsmail Güneş, Ömer Faruk Birpınar
Müzik
Murat Özdemir
Görüntü Yönetmeni
Baybars Tekin, Ahmet Bayar
Oğlunun kurtuluşu için çetin bir sınav
İstanbul’da okullarda gösteri yaparak hayatını kazanmaya çalışan ve en büyük hedefi dizi oyunculuğu olan Turgut, anne şefkatinden mahrum büyüyen oğlunun hayattaki tek varlığıdır. Turgut bir gün bir okulda gösteri yaparken oğlu Umut’un öğretmeninden gelen bir haberle sarsılır. Umut hastaneye kaldırılmıştır; kan kanserine yakalanmıştır.
Turgut bundan böyle hayatını oğlunu kurtarmaya adar. Anneliğe hazır olmadığı için oğlunu bebek yaşta terk eden maceraperest Simay da, bu sırada uzaklardan çıkagelir ve hastalanan oğluyla ilgilenmeye başlar.
Turgut, Simay’ın ilgisinden ümitlenirken, Simay kendisi gibi maceraperest ruhlu bir mirasyediyle gününü gün etmektedir. Umut’un öğretmeni ise güneydoğuda şehit olan eşine çok benzeyen Turgut’un yaşamıyla kendi yaşamı arasında kurduğu paralellikle bu ailenin yardımına koşar.
Turgut, oğlu için verdiği mücadelede yalnız olmadığını görünce moral bulur ama onu bir sürpriz beklemektedir. Paranın hükümdarlığındaki hayata karşı sevgi ve azimle mücadele ederken, oğlunun daha iyi bir hayat sürmesi için son bir fedakârlık yapması gerekmektedir...
İsmail Güneş’in yönettiği “Sözün Bittiği Yer”in başrollerinde Mehmet Özgür (Turgut), Yasemin Balık (Simay), Volkan Severcan (Süleyman), Okan Tangücü (Umut Macit) ve Elif Sümbül Sert (Ülker) var. Senaryosunu İsmail Güneş ve Ömer Faruk Birpınar’ın birlikte yazdığı filmin müziklerini Murat Özdemir hazırlamış. Filmde rol alan diğer oyuncular arasında Fatih Ayhan,Mehmet Çepiç, Ahmet Yenilmez, Emin Gürsoy, Yaşar Uzel, Mustafa Şimşek ve Pınar Gülmez Boyar bulunuyor.
Thursday, June 21, 2007

Shooter - Tetikçi
Vizyona Giriş Tarihi
11.05.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD / Kanada
Süresi ve Yapım Yılı
124 dakika - 2007
Yönetmeni
Antoine Fuqua
Oyuncular
Mark Wahlberg
Michael Peña
Danny Glover
Kate Mara
Senaryo
Jonathan Lemkin
Müzik
Mark Mancina
Görüntü Yönetmeni
Peter Menzies Jr.
Keskin nişancı suikast tuzağında
Eski bir keskin nişancıdan, son bir görev için işine geri dönmesi istenir. Ancak bu yeni görevi sırasında ABD Başkanına yönelik bir suikast senaryosu tuzağına düştüğünü fark etmesi uzun sürmez. Ve bu komplo üzerindeki karanlık perdeyi kaldırmak için kolları sıvar…
“Köstebek” (Departed) filmindeki rolüyle hem Altın Küre’ye hem de Oscar ödülüne aday gösterilen Mark Wahlberg’in keskin nişancı Bob Lee Swagger rolünde olduğu “Tetikçi”, Stephen Hunter’ın “Point of Impact” adlı çok satan romandan uyarlanmış. Yönetmenliğini yakın dönem öncesinde “Training Day” ve “Tears on the Sun”ın yönetmenliğine imzasını atmış olan Antoine Fuqua’nın üstlendiği filmin senaryosunu Jonathan Lemkin yazmış.
Filmde Sarah Fenn rolünde Kate Mara, Albay Isaac Johnson rolünde Danny Glover, Lourdes rolünde Rhona Mitra, Jack Payne rolünde Elias Koteas, Nick Memphis rolünde ise Michael Pena kamera karşısına geçmiş. Müzikler Mark Mancina imzası taşıyor.

Sevgilim İstanbul
Vizyona Giriş Tarihi
13.04.2007
Türü
Dram
Ülke
Türkiye / Yunanistan / Bulgaristan
Süresi ve Yapım Yılı
103 dakika - 2006
Yönetmeni
Seçkin Yaşar
Oyuncular
Karyofyllia Karabeti
Alptekin Serdengeçti
Nişan Şirinyan
Köksal Engür
Senaryo
Nedim Gürsel, Seçkin Yaşar, İzzet Yaşar
Müzik
Nikos Kypourgos
Görüntü Yönetmeni
Ertunç Şenkay
İstanbul labirentinde Kafka'vari bir arayış…
İrini ve Ali, Paris'te bir uluslararası gazeteciler toplantısında tanışıp birbirlerine âşık olurlar. Ali tehlikeli konuları kurcalamakla ünlü bir Türk gazetecidir. İstanbul kökenli Yunan bir babanın kızı olan İrini de Yunanistan'da gazetecilik yapmaktadır. Albaylar cuntası döneminde altı yaşındayken, babasının sivil polislerce tutuklanıp götürülüşüne tanık olmuştur. Daha sonra babasının ölüm haberi gelmişse de ölüsü bulunamamıştır.
İrini, hem sevgilisini hem de babasının şehrini görmek için ilk kez İstanbul'a gelir. Birlikte geçirdikleri aşk ve tutku dolu birkaç günün ardından Ali ansızın kaybolur. Tehdit telefonları ve mektupları almakta olduğunu bildiği sevgilisinin kaybı, İrini'yi İstanbul labirentinde Kafka'vari bir arayışın içine sürükler.
Ali'yi ararken şehrin şiddetiyle tanışan İrini’nin kafasında babasının ve sevgilisinin imgeleri birbiriyle karışmaktadır. Çocukluğunda babasıyla ilgili yaşadığı travma geri gelirken, İrini yavaş yavaş hayallerinin esiri olmaya, gerçekle gerçek dışının iç içe geçtiği bir karadeliğin içine yuvarlanmaya başlar...
Nedim Gürsel’in aynı isimli eserinden uyarlanan “Sevgilim İstanbul”u, Seçkin Yasar yönetmiş. Senaryosunu Nedim Gürsel, Seçkin Yaşar ve İzzet Yaşar’ın birlikte yazdıkları Türk-Yunan- Bulgar ortak yapımı filmin başrollerinde Karyofyllia Karabeti, Alptekin Serdengeçti ve Nişan Şirinyan var. Filmde üçlüye eşlik eden oyuncular arasında Köksal Engür, Gülen Çehreli, Erdinç Akbaş, Filiz Kutlar, Nedim Saban, Tunca Yönder, Murat Karasu, Atilla Şendil ve Nikos Kefala bulunuyor. Müzikler Nikos Kypourgos imzası taşıyor.
Yönetmen Yasar, “Sevgilim İstanbul”u şu sözlerle anlatıyor: “Türkiye, faili meçhul cinayetlerin ve kayıpların yoğun olarak yaşandığı bir ülke… Siyaset-mafya çetelerinin kol gezdiği ülkemiz, biz demokrat ve barışçı bireyler için boğucu, klostrofobik bir yere dönüştü. Ülkesinde kendisini bir yabancı, bir azınlık olarak hisseden demokrat bir birey olarak ben, bir yabancının gözünden bu atmosferi daha iyi verebileceğimi düşünerek, kahramanımı bir yabancı olarak seçtim.
Kendi ülkesinin yakın tarihinde de benzer bir atmosferi yaşamış ve kökeni İstanbullu Rum olan babasını bu dönemde kaybetmiş olan Yunan İrini, ne tam bir yabancıdır İstanbul'da, ne de olayları kanıksamış tipik bir Türkiyeli. Babasının sürekli anlattığı hayallerindeki İstanbul'u ve sevgilisini yaşamaya gelmiştir bu kente. Oysa aşkının kayığı, Türkiye'de yaşanan gündelik şiddetin kayalarına çarpar.
İrini, babasının Albaylar Cuntası tarafından öldürülmesiyle çocukken girdiği psikolojik travma sürecine yabancı bir kentte sevgilinin kayboluşuyla tekrar girer. Kendi hayal sahnesinde yaşattığı gerçeküstücü halüsünasyonlar ve şehirde sevgiliyi ararken yaşadığı gerilim dolu sürükleniş içinde, İstanbul adeta bir film kişisi olarak kızı içine alır. Ta ki bu kaotik şehir, bir kara delik olarak, İrini'yi yutuncaya kadar...”

Saturno Contro
Vizyona Giriş Tarihi
06.04.2007
Türü
Dram
Ülke
Türkiye / İtalya / Fransa
Süresi ve Yapım Yılı
110 dakika - 2007
Yönetmeni
Ferzan Özpetek
Oyuncular
Pierfrancesco Favino
Luca Argentero
Stefano Accorsi
Serra Yılmaz
Senaryo
Ferzan Ozpetek, Gianni Romoli
Müzik
-
Görüntü Yönetmeni
Gianfilippo Corticelli
Yeni ilişki dinamikleri arayanlar için tanıdık bir öykü
İç dünyamızdaki değişiklikleri reddetmek, saklamak, ertelemek yerine her şeyi açıklıkla dışa vurup, yakın çevremizle yüzleşirsek ne olur? Çevremizdeki herkes ve her şey bize değişimi önerirken biz nasıl olur da geçmişimizden asla ayrılamayız? Ve her şeyin ötesinde, aşklar ve dostluklar için bir ömür yeterli midir?
İlk filmi “Hamam”dan itibaren tüm filmleri ile uluslararası düzeyde takdir gören, aralarında İtalya’nın en büyük sinema ödülü David di Donatello’nun da yer aldığı birçok ödül kazanan, Avrupa sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Ferzan Özpetek’in son filmi “Bir Ömür Yetmez (Aşklara ve Dostluklara)”, kırklı yaşlarına gelmiş bir grup arkadaşın dostluklarını, sevgilerini ve hayatlarını sorgulaması çevresinde gelişen bir film.
Dostlukta olduğu kadar aşkta da ayrılığı kabul edememek, bu arkadaş grubunu duyguları, heyecanları ve en derin korkularıyla yüzleşmeye zorluyor. Filmdeki insanların hikayesi, yeni kurallar ve yeni ilişki dinamikleri arayan herkes için tanıdık bir öykü aslında.
Senaryosunu Gianni Romoli ve Ferzan Özpetek’in birlikte yazdıkları filmin başrollerini Stefano Accorsi, Margherita Buy, Pierfrancesko Favino ve Serra Yılmaz paylaşmış. Filmin görüntü yönetmeni ise Gianfilippo Corticelli.
Mart ayı sonunda başlayan İstanbul Film Festivali’nin de açılış filmi olan “Bir Ömür Yetmez”in çekimleri Roma ve çervresinde gerçekleştirilmiş. Özpetek filmde iki Türkçe şarkıya yer vermiş: Işın Karaca’nın seslendirdiği ve Sezen Aksu ile Yıldırım Türker’in bir şarkısı olan “Bitmemiş Tango” ve Nil Karaibrahimgil’den “Pırlanta”.

Renaissance
Vizyona Giriş Tarihi
13.04.2007
Türü
Macera
Ülke
Fransa / İngiltere
Süresi ve Yapım Yılı
105 dakika - 2006
Yönetmeni
Christian Volckman
Oyuncular
Daniel Craig
Patrick Floersheim
Catherine McCormack
Laura Blanc
Senaryo
Alexandre de La Patellière, Mathieu Delaporte
Müzik
Nicholas Dodd
Görüntü Yönetmeni
İnsan ırkının geleceği onun ellerinde
Paris, 2054. Genç ve başarılı araştırmacı Ilona Tasuiev kaçırılır. Fidye istenmemiştir. Onu bulmak için yapılan ilk girişimler boşa çıkar. Dev çok uluslu şirket Avalon ile kızın işvereni onu ne pahasına olursa olsun kurtarmak istemektedir. Şirketin yönetim kurulu başkanı Dellenbach, davada rehin kurtarma uzmanı ve teşkilatın en tartışmalı polisi memur Bartholomew Karas’ın görevlendirilmesini ister.
Karas, Ilona ile gözden düşen bilim adamı Dr Jonas Muller’in arasında bir bağ olduğunu öğrenir ve İlona’nın kendisi kadar güzel kız kardeşi Bislane ile buluşur. Kayıp kızın ilgi çekici bir resmini oluşturur ve kar yağmaya başlayınca onun Paris’te yeni ortaya çıkan şehir ormanlarındaki hareketlerini takip eder: O da izlenmektedir ve tehdit edilir, tanıklar öldürülür; birisi de onu öldürmeye çalışır.
Polis artık avının kurban mı yoksa suçlu mu, melek mi şeytan mı olduğunu bilmemektedir. Ilona’nın izini sürmek artık Karas için, belki de tüm halk için bir ölüm kalım meselesi haline gelmiştir. İlona, insan ırkının geleceğini belirleyecek bir protokolün bilimsel anahtarını tutmaktadır: Rönesans protokolü.
Christian Volckman’ın yönettiği bu farklı animasyon filmi , 10 Eylül 1999’da beş yeteneğin birleşmesi sonucu hayata geçirilmeye başlanmış. O zamanlar Yapımcı Aton Soumache, yönetmen Christian Volckman, yetenekli 3D teknisyeni ve hareket yakalama uzmanı Marc Miance ile iki senarist Alexandre de la Patelliére ve Matthieu Delaporte’yi bir araya getirmiş. Hepsi yirmili yaşlarında olmalarına ve farklı alt yapılardan gelmelerine rağmen bu buluşma, bu projeyi hayata geçirmelerini sağlamış. Filmin seslendirme kadrosunda Daniel Craig, Patrick Floersheim, Catherine McCormack, Laura Blanc, Romola Garai, Virginie Mery, Jonathan Pryce, Gabriel Le Doze ve Ian Holm görev almış.
“Rönesans”ın neredeyse tamamı siyah beyaz çekilmiş. Senaryo yazarı Marc Miance, bu tercihin nedenini şöyle açıklıyor: “Renaissance dünyası Hint mürekkebi ve boşluklardan oluşuyor. Işık görüntülerin belirmesini sağlıyor. Bu filmin nasıl modern ve zarif olduğunu da açıklıyor. Renaissance’nin görsel gücünün geldiği yer: dünya çizilmedi beyaz kullanılarak oluşturuldu.” Christian Volckman’n bu konudaki yorumu ise şöyle: “Tek renk tekniği görüntülerde ekspresyonist bir etki yarattı. Bu iki zıt değerin bir görüntüde kullanılması ikili etki oluşturuyor: izleyiciyi açık olan elemana yönlendirirken gölgede kalan kısmında hayal gücünü kullanmasını sağlıyor.”

Premonition
Vizyona Giriş Tarihi
06.04.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
110 dakika - 2006
Yönetmeni
Mennan Yapo
Oyuncular
Sandra Bullock
Julian McMahon
Shyann McClure
Courtney Taylor Burness
Senaryo
Bill Kelly
Müzik
Klaus Badelt
Görüntü Yönetmeni
Torsten Lippstock
Henüz gerçekleşmemiş bir gerçeğe uyanmak
Linda Hanson’un güzel bir evi, çok sevdiği bir eşi, iki sevimli kızı, kısacası harika bir hayatı vardır. Taa ki kocasının bir trafik kazasında öldüğü haberini aldığı kahredici güne kadar… Kendisini ailesine adamış bir eş ve bir anne için hayal edilebilecek en kötü şeydir Linda’nın başına gelen. Ya da acaba bu aslında kötü bir düş müdür?
Ertesi sabah Linda uyandığında kocası yaşamaktadır. İlk başlarda Linda bu kazanın bir kâbus olduğuna inanır. Ama olay tekrarlanmaya başlar; bazı sabahlar uyandığında Jim hayatta, yanındadır; bazı sabahlarda ise bir dul olarak uyanır. Ve günler Linda için sıradışı bir gerçekliğe bürünür.
Linda’nın bu travmatik önsezileri, bir seri bulmacaya, yıpratıcı bir olaylar zincirine dönüşür. Bu gerçeküstü olaylar, mükemmel görünen yaşantısının aslında o kadar da mükemmel olmadığını ortaya çıkarmış, dünyasını altüst etmiştir.
Ve Linda, ailesini kurtarmak ve Jim’le birlikte kurdukları herşeyin eskisi gibi kalmasını sağlamak için zamana ve kadere karşı gözü dönmüş bir yarışa başlar...
Ürkütücü ve duygu yüklü gerilim filmi “Sıradışı”, hayatını çevreleyen sınırları sorgulayan, sürdürdüğü tam kontrollü yaşamdan yorulan ama kaderine razı olmayı seçen bir kadının etrafında gelişen olayları anlatıyor. Bu sıradışı durumdaki güçlü kadın kahramandan beklenen ise, hayatını düzeltebilmek için bir çıkış noktası bulması.
Önce Almanya’da, ardından da Hollywood’da yıldızı parlayan Türk asıllı yönetmen Mennan Yapo’nun yönettiği filmin senaryosunu Bill Kelly yazmış. Başrollerde Sandra Bullock, Julian McMahon, Nia Long, Kate Nelligan, Amber Valletta ve Peter Stormare kamera karşısına geçmiş.
“Sıradışı” için çok basit bir fikirden yola çıkılmış: “Hayatınızdaki en önemli insanı kaybetseniz ve ertesi gün yine onunla uyanıp onu yanınızda canlı bulsanız ne hissederdiniz? Bütün bunların bir rüya olduğunu mu yoksa henüz yaşanmamış bir trajedinin habercisi olduğunu mu düşünürdünüz?” Yapımcı Sunil Perkash, bu soruları yazar Bill Kelly’ye yönelttiğinde, senarist bu soruları bir adım daha ileri götürmüş: “Eğer haftanın günleri iskambil kartları gibi olsaydı ve onları havaya savurup yere düştükleri sırayla yaşansalardı neler olurdu?”
Hikâye, böylesi dayanılmaz bir kaybın duygusal çöküntüsünü ve günlerin sıradışı belirsizliğini yaşayan bir kadını ele alarak sadakat, aşk ve kader kavramlarını sorguluyor. Kelly’nin deyimiyle “Hayatının monotonluğundan şikayet eden, her günün aynı yaşanmasından yorulan Linda, yaşadığı bu sıradışı olaylar sayesinde onun için hayatta neyin önemli olduğunu anlıyor.”

Pirates of the Caribbean: At World's End
Vizyona Giriş Tarihi
25.05.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2007
Yönetmeni
Gore Verbinski
Oyuncular
Johnny Depp
Orlando Bloom
Keira Knightley
Geoffrey Rush
Senaryo
Ted Elliott, Terry Rossio
Müzik
Hans Zimmer
Görüntü Yönetmeni
Dariusz Wolski
Özgürlük sevdalısı korsanların geleceği için mücadele
Tropik okyanusların özgür ruhlu korsanı Kaptan Jack Sparrow’u, Davy Jones’un sandığındaki tuzaktan kurtarıp özgürlüğüne kavuşturmaya kararlı olan Will Turner ve Elizabeth Swann, Kaptan Barbossa ile ittifak yapar. Doğu Hindistan Ticaret Şirketi’nin kontrolü altında olan Davy Jones’un ürkütücü görünümlü hayalet gemisi The Flying Dutchman, dünya denizlerini kasıp kavurmaktadır.
İhanet ve dönekliğin kol gezdiği vahşi denizlerde yelken açan korsanlarımızın yolu egzotik Singapur’a düşer. Burada sevimli ve kurnaz Çinli korsan Sao Feng ile karşılaşırlar. ‘Dünyanın sonu’ olarak tanımlanan uzakdoğu okyanuslarındaki bu nihai savaşta terazinin dengeleri ortadadır. Korsanların her biri sadece kendi hayatı ve kaderi için taraf olmakla kalmayacak; aynı zamanda özgürlük sevdalısı korsan yaşam tarzının geleceğini de kurtarma mücadelesi verecektir…
Serinin üçüncü filmi “Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu”, 2006’da dünya çapında hasılat rekorları kıran “Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı”nın kaldığı yerden devam ediyor. Yönetmenliğini ilk iki bölümde olduğu gibi yine Gore Verbinski’nin üstlendiği üçüncü bölümün senaryosunu Ted Elliott ile Terry Rossio birlikte yazmış.
Başrollerini Johnny Depp (Kaptan Jack Sparrow), Orlando Bloom (Will Turner), Keira Knightley (Elizabeth Swann), Chow Yun-Fat (Kaptan Sao Feng), Geoffrey Rush (Kaptan Barbossa) ve Bill Nighy’nin (Davy Jones) paylaştığı filmin oyuncu kadrosunda yer alan diğer isimler ise Stellan Skarsgard (Bill Turner), Naomie Harris (Tia Dalma), Tom Hollander (Culter Beckett), Jack Davenport (Amiral James Norrington), Jonathan Pryce (Vali Wetherby Swann), Lee Arenberg (Pintel), MacKenzie Crook (Ragetti), Kevin McNally (Joshamee Gibbs), Vanessa Branch (Giselle), Reggie Lee (Tai Huang) ve Keith Richards (Jack Sparrow’un babası) olmuş.

Perfect Stranger - Kusursuz Yabancı
Vizyona Giriş Tarihi
20.04.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
109 dakika - 2007
Yönetmeni
James Foley
Oyuncular
Halle Berry
Bruce Willis
Giovanni Ribisi
Richard Portnow
Senaryo
Todd Komarnicki
Müzik
Antonio Pinto
Görüntü Yönetmeni
Anastas N. Michos
Bir sırrı saklamak için ne kadar ileri giderdiniz?
Rowena Price, başkalarının sırlarını açığa çıkarma konusunda ustalaşmış bir araştırmacı gazetecidir. Evli reklam müdürü Harrison Hill’le yasak ilişkisi olan çocukluk arkadaşı Grace Clayton öldürülünce, Rowena bu konudaki gerçeğe ulaşmaya kesin karar verir.
Teknoloji konusunda uzman olan iş arkadaşı Miles Haley’nin yardımıyla Grace’in e-postalarını okur ve arkadaşının, Hill’i karısına gitmekle tehdit ettiğini öğrenir. Bunun üzerine kimlik değiştiren Rowena, önce Hill’in şirketinde geçici sekreter Katherine, sonra da Hill’in internet aşklarından Roketkız, nam-ı diğer Veronica kimliğine bürünür.
Avının etrafını dört bir yandan sarmıştır; ama kimlik değiştiren sadece kendisi değildir. Gerçeği öğrenmeye yaklaştıkça insanların onu gizlemek için ne kadar ileri gidebileceğini de öğrenecektir...
James Foley’nin yönettiği “Kusursuz Yabancı”nın başrollerini Halle Berry (Rowena), Bruce Willis (Harrison Hill) ve Giovanni Ribisi (Miles) paylaşıyor. Filmde üçlüye eşlik eden oyuncular arasında Richard Portnow, Gary Dourdan, Florencia Lozano, Nicki Aycox, Kathleen Chalfant ve Gordon MacDonald da var. Senaryosunu Jon Bokenkamp’in bir hikayesine dayanarak Todd Komarnicki’nin kaleme aldığı filmin müziğini Antonio Pinto hazırlamış.
“Herkes çifte yaşam sürer”
Filmde Rowena karakterini canlandıran Oscarlı yıldız Halle Berry, filmle ilgili olarak; “Bir ölçüye kadar herkes çifte yaşam sürer. Hepimiz karmaşık varlıklarız; her an farklı insanlarız. Örneğin bir kadın işte evindekinden farklı davranabilir. Hepimiz, en iyi arkadaşlarımızdan bile bir şeyler saklarız. Film bunun altını çiziyor ve bir üst düzeye taşıyarak, bu gerçekle yüzleşmek zorunda kaldığımızda neler yapabileceğimizi ortaya koyuyor” diyor.
Yönetmen Foley bu fikri biraz daha ileri götürüyor: “Herkes yalan söyler; değişen tek şey yalanın büyüklüğü ve sonuçlarının ne kadar ağır olacağıdır. İnsanların bazen fark etmedikleri biçimlerde davranmaları beni büyülüyor; izleyici karakterin davranışını anlıyor ama karakter kendisi bunu anlamıyor. Ayrıca, karakterin çifte yaşamı sinemanın özel olarak yapmak üzere tasarlandığı şeyi ortaya koyuyor: Bir karakterin bir şey söylediğini ya da bir şey yaptığını görebilir ama bambaşka bir şey düşündüğünü fark edersiniz.”
Yapımcı Elaine Goldsmith-Thomas ise şunları söylüyor: “Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Nominal değerlere inanıyoruz, ama aslında daha temkinli olmamız gereken bir dünyada yaşıyoruz. Çevremizdeki dünya hakkında sorular sormalıyız; ister bir doktorun teşhisi, ister süpermarketten satın aldığımız bir şey, ister internetten tanıştığımız biri için olsun sorular sormalıyız...
Filmin bir reklam ajansında geçmesi tesadüf değil. Her şey mükemmel ürün olarak paketlenmiş, ama hiçbir şeyin mükemmel olmadığını biliriz; özellikle de bize bir yüzlerini gösterip nicesini saklayabilecek yabancıların.”

Pars: Kiraz Operasyonu
Vizyona Giriş Tarihi
20.04.2007
Türü
Polisiye
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2006
Yönetmeni
Osman Sınav
Oyuncular
Mehmet Kurtuluş
Nida Şafak
Selçuk Yöntem
Murat Daltaban
Senaryo
Osman Sınav, Aybars Bora Kahyaoğlu
Müzik
Srdjan Kurpjel
Görüntü Yönetmeni
Torben Forsberg
Bir Pars kadar kararlı ve çevik
İstanbul’un tanınmış Narkotik Başkomiseri Ertuğrul, tehlikeli bir operasyonda büyük bir gizemle karşılaşır. Ancak uyuşturucu dünyasının karanlık labirentlerindeki bu sırrı çözemeden, çocuklarının gözü önünde eşiyle birlikte öldürülür. Onların intikamını almak, on beş yıl sonra, amansız bir Narkotikçi olarak yetişen “PARS” lakaplı oğlu Atilla’ya kalır.
Sağ kolu Asena’yla birlikte gerçekleştirdiği büyük operasyonlardan birinde uyuşturucu dünyasının en belalı ismi Haşhaşi’nin ayağına basan Atilla, siyasi güçlerin de desteğiyle kızağa alınarak ortalığı karıştırmaması için pasif bir göreve çekilir. Bu yetmezmiş gibi kardeşi Tayfun’u da uyuşturucuya kurban veren Atilla bunalıma girer. Ama bir aile gibi kenetlenen Narkotik Teşkilatı’nın desteğiyle, kağıt üzerinde görünmese de harekete geçerek geniş bir operasyon başlatır.
Bu uzun ve zahmetli operasyonda yolu, Hollanda’dan Yunanistan’a, Monako’dan İstanbul’un gizli sokaklarına ve gençlerin gideren artan oranda bu zehrin pençesinde kaldığı okullara kadar uzanır. Babasının ve kardeşinin katillerini bulmaya, okullara kadar uzanan uyuşturucu tezgahını dağıtmaya kararlı olan Atilla, önüne çıkan engelleri birer birer aşacaktır.
Kardeşinin okulunda çalışan İnci öğretmen ve Asena’dan yardım alarak, bir Pars kadar kararlı ve çevik harekete geçerken, kendini bu iki kadın arasında kalan bir aşk üçgeni içinde bulur. Ne var ki işi hayatındaki her şeyden önemlidir ve uyuşturucuya başka kurbanlar verilmemesi için hayatındaki her şeyi feda etmeye hazırdır...
Osman Sınav’ın yönettiği, uyuşturucu satıcıları ve kullanıcıları ile onlara engel olmaya çalışanlar arasında geçen polisiye film “Pars: Kiraz Operasyonu”nda Mehmet Kurtuluş (Atilla), Nida Şafak (Asena), Selçuk Yöntem (Kadir Zebari), Murat Daltaban (Haşhaşi), Uğur Polat (Ertuğrul), Pelin Batu (İnci), Haluk Piyes (Tayfun), Duygu Şen (Beril) ve Udo Kier (Klaus) rol almış. Okullardaki öğrenciler, uyuşturucu baronları ve narkotik polislerinden oluşan bir üçgen üzerinde anlatılan filmin senaryosunu Osman Sınav ve Aybars Bora Kahyaoğlu birlikte yazmış. Çekimleri İstanbul, Amsterdam ve Monaco’da gerçekleştirilen Filmin görüntü yönetmeni Torben Forsberg.

Over the Hedge
Vizyona Giriş Tarihi
25.08.2006
Türü
Animasyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
83 dakika - 2006
Yönetmeni
Tim Johnson, Karey Kirkpatrick
Oyuncular
Bruce Willis
Garry Shandling
Steve Carell
Wanda Sykes
Senaryo
Karey Kirkpatrick, Len Blum, Lorne Cameron
Müzik
Rupert Gregson-Williams
Görüntü Yönetmeni
Beklenmedik komşularla birlikte yaşamayı öğrenmek
Uzun kış sona ermiş, ilkbahar gelmiştir. Kış uykusundan henüz uyanan kaplumbağa Verne ve arkadaşları hiç ummadıkları bir tabloyla karşılaşırlar: Uykuya yatmadan önce doğal yaşam alanları olan ormanın ortasında yeşil bir çit yükselmektedir.
Ne olup bittiğini anlamaya çalışırlarken, ortaya fırsatçı rakun RJ çıkar ve onlara, yeşil çitin ötesindeki dünyanın “iyi ve kaliteli hayata açılan kapı” olduğunu söyler. Orada, yaşamak için yemek yerine yemek için yaşayan ve adına ‘insan’ denilen tuhaf yaratıklar yaşamaktadır. RJ’nin dediğine göre insanlar için ‘bu kadarı bana yeter’ diye bir kavram asla yoktur. Ellerindekilerle hiçbir zaman yetinmeyen bu yaratıklar hep daha fazlasını istemektedirler.
Güzel konuşma ustası karizmatik rakun RJ’ye kuşkuyla bakan ve onu biraz da kıskanan ihtiyatlı kaplumbağa Verne, çitin bu yanında kalıp ailesinin güvenliğini korumak niyetindedir. Ama RJ çitin öte yanına geçilmesi konusunda ısrarcıdır. Korkulacak bir şey olmadığını; aşırı hoşgörülü insan komşularından büyük kazanç elde edebileceklerini söyleyerek hayvan dostlarını ikna etmeye çalışır. Gerçekte bu kadar ısrarcı tutumunun ardında kendince başka sebepler vardır, ama o, bunları gizlemeyi tercih eder.
Başlangıçta birbirlerine karşı kuşkuyla yaklaşan fırsatçı RJ ile ihtiyatlı Verne arasında zamanla sıradışı bir dostluk oluşur ve çitin öbür yanındaki yeni ve tuhaf dünyayı keşfe çıktıklarında o dünyanın insanlarıyla bir arada var olabilmeyi öğrenirler...
Banliyö yaşamının yapay dünyasına hayvanların gözünden bakış
“Shrek” ve “Madagascar”ın yaratıcılarının yeni bilgisayar animasyon filmi “Orman Çetesi”nin yönetmenleri, “Antz”daki yönetmenlik çalışmasından tanıdığımız Tim Johnson ile “Chicken Run”ın senaryo yazarı olarak adını duyurduktan sonra ilk kez bu filmle yönetmenliğe soyunan Karey Kirkpatrick.
Filmin yıldızlardan oluşan kalabalık seslendirme kadrosunda görev alan isimler arasında Bruce Willis (rakun RJ), Garry Shandling (kaplumbağa Verne), Steve Carell (sincap Hammy), Wanda Sykes (kokarca Stella), William Shatner, Avril Lavigne, Catherine O’Hara, Eugene Levy, Nick Nolte, Allison Janney ve Thomas Haden Church bulunuyor. Senaryosunu Len Blum, Lorne Cameron, David Hoselton ve Karey Kirkpatrick’in birlikte yazdıkları filmin görsel efektler süpervizörü Craig Ring. Müziklerse Rupert Gregson-Williams imzası taşıyor.
“Orman Çetesi”, banliyö yaşamının yapay ve cilalı dünyasına iki arkadaşın –bir kaplumbağa ve bir rakunun- gözünden bakıyor. Michael Fry’ın yazdığı, T. Lewis’in resimlediği “Over the Hedge” adlı çizgi roman bantları, ilk yayınlandığı 1995 Haziranı’ndan bu yana insanoğlunun zaaflarıyla yanlış düşüncelerini hayvanların iğneleyici gözlemleriyle gözler önüne sermekteydi.
Yönetmen / senaryo yazarı Karey Kirkpatrick, “İnsanların dünyasını bir çitin üzerinden gözlemleyen bir kaplumbağa ile bir rakunun öyküsünü anlatan bu çizgi yapıtta insan davranışlarının bıçak keskinliğinde eleştirisi yapılıyordu. Bir hayvanın bakış açısından anlatılmış son derece zekice gözlemci mizaha sahipti” diyor. Yönetmen Tim Johnson ise görüşlerini şu cümlelerle ifade ediyor: “Okuyucunun büyük ilgi gösterdiği çizgi bantların esin kaynağı, büyük kentlerin çevresini saran banliyö veya uydukent tabir ettiğimiz konut alanlardaki yaşantının eğlenceli bir yansımasıdır. Evlerimizin arka bahçesinde gözümüze ilişen hayvanların perspektifinden anlatılır. Dünya üzerindeki en tuhaf hayvan olarak nitelenen insanoğlu hakkında ilginç ve esprili gözlemlerle yorumlara yer verilir.”
Evlerimizin bahçesini vahşi hayat ile paylaşmanın sadece Amerikan banliyölerine özel olmadığını, global bir olgu olduğunu belirten yönetmen Tim Johnson, “İster Chicago, ister Paris banliyölerinde; ister çiftlikte veya kentin göbeğinde yaşayın, hiç fark etmez, insanlarla birlikte yaşamayı öğrenmek zorunda kalan hayvanlar her yerde vardır. Dünyanın neresinde olursanız olun hayvanlarla ilişkiler aynı kalır” diyor. Serinin yazarı Michael Fry bu noktada devreye giriyor: “Bu hayvanlara bakıp, ‘Ne düşünüyor acaba?’ diye kendimize sorarız. Ardından da, ‘Herhalde mutfağa girip buzdolabına dalmayı düşünüyor olmalı’ şeklinde kendimizce yorum yaparız. Oysa gerçek bambaşkadır. Bu seride biz hayvanların aslında ne düşünüyor olabileceğini yansıtmaya çalıştık.”
“Orman Çetesi”nin film versiyonunda, çizgi bant dizisinin öncesi anlatıldığı için “prequel” sınıfına girdiğini ifade eden Tim Johnson sözlerine şöyle devam ediyor: “Bizim filmimizdeki öykü, çizgi bant dizisinin başladığı noktada sonlanıyor. Dizide Verne ile RJ arasında sıradışı bir dostluktan söz edilir. Biz onların ilk kez nerede ve nasıl tanıştığını keşfe çıktık. Bu da karakterlere yepyeni yaklaşım getirme imkanı verdi. Aynı zamanda bizler için özgürleştirici bir deneyim oldu. Filmin yapımının her aşamasında serinin yazarı Michael Fry ve çizeri T. Lewis ile yakın işbirliği halinde çalıştık. Bu sayede onların kurduğu dünyanın çerçevesine sadık kalma fırsatını elde ettik.”

One Missed Call: Final (Chakushin Ari Final)
Vizyona Giriş Tarihi
11.05.2007
Türü
Korku
Ülke
Japonya
Süresi ve Yapım Yılı
109 dakika - 2006
Yönetmeni
Manabu Asou
Oyuncular
Maki Horikita
Meisa Kuroki
Gun-sok Jan
Itsuji Itao
Senaryo
Miwako Daira, Shiro Kuroi
Müzik
Koji Endo
Görüntü Yönetmeni
Kazunari Tanaka
Korku dolu bir bilmece
Çaldığında ölümün habercisi olan karanlık melodi, telefonlarda dolaşmaya devam ediyor.
Sınıfının silik kişiliklerinden olan Asuka, arkadaşları tarafından itilip kakılmakta, tacize ve aşağılamaya uğramaktadır. Yine böyle bir olayın ardından bahçede kendini asmış bir öğrencinin cesediyle karşılaşır.
Bu olay sonrasında arkadaşları, Kore’ye okul gezisi yapmak üzere gemi yolculuğuna çıkarlar. Yakın arkadaşı Emily ile bu geziye katılmayı planlamış olan Asuka, onlara katılmaktan vazgeçerek ölümüne nefret ettiği sınıf arkadaşlarından intikam almak ve onları cezalandırmak için eski laneti canlandırır.
Gemi yolculuğu neşe içinde devam ederken, öğrencilerden birine lanetli melodi eşliğinde mesaj gelir. Mesaj yine kendi telefonundan ve bir gün sonrasından gelmektedir. Korkunç son yine kaçınılmazdır. Ama bu sefer Asuka, arkadaşlarına bir seçenek sunmaktadır. Gelen mesajı o çok sevdikleri arkadaşlarından birine gönderirlerse onların yerine arkadaşı ölecektir.
Bir sonraki mesajın kime geleceği, onun da mesajı başkasına gönderip göndermeyeceği, gönderirse kime göndereceği ve kimin öleceği korku dolu bir bilmeceye dönüşür.
Takashi Miike ve Yukihiko Tsutsui gibi ünlü yönetmenlerin asistanlığını yapan Manabu Asou’nun yönettiği “Cevapsız Arama 3”nın başrollerini Maki Horikita (Asuka), Meisa Kuroki ve Itsuji Itao paylaşmış. Yasushi Akimoto’nun eserinden uyarlanan filmin senaryosunu Miwako Daira ve Shiro Kuroi birlikte yazmışlar. Filmin görüntü yönetimini ise Kazunari Tanaka gerçekleştirmiş.
Tuesday, June 19, 2007

Ocean's Thirteen
Vizyona Giriş Tarihi
08.06.2007
Türü
Komedi
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2007
Yönetmeni
Steven Soderbergh
Oyuncular
Al Pacino
George Clooney
Brad Pitt
Matt Damon
Senaryo
Brian Koppelman, David Levien
Müzik
David Holmes
Görüntü Yönetmeni
Steven Soderbergh
Şimdi ödeşme zamanı!
Danny Ocean ve çetesinin, en hırslı ve riskli kumarhane soygunlarını gerçekleştirmeleri için tek nedeni olabilir: İçlerinden birini korumak. Ama kumarhane sahibi Willy Bank’i soyabilmek için, şanstan fazlasına ihtiyaçları vardır.
Acımasız Willy Bank, Ocean’ın dostu ve akıl hocası Reuben Tishkoff’u tuzağa düşürüp, kritik bir durumda hastaneye kaldırılmasına neden olurken, başına gelecekleri hesaba katmamıştır. Ocean’ın esas on birinden birini devirmiş olabilir, ama diğerlerini ayakta bırakmıştır ve daha da kötüsü, onlara ortak bir amaç vermiştir: En büyük zafer gecesi olması gereken, yani amacına yakışan şekilde “Banka” adı verilmiş kumarhanesinin açılış gecesinde Bank’i alt etmek.
Ocean çetesinin stratejisi iki basamaklıdır: Önce kumarhanenin her zaman kazandığı masaları tersine çevirerek, Bank’i maddi yönden mahvedecekler; sonra da Royal Review Board’un Beş Pırlanta Ödülü’nü her bir oteli için almış olan tek otelci olma mutluluğu elinden alarak Bank’in kişisel gurur ve mutluluğuna darbe vuracaklardır.
Planları kapsamlı, tehlikeli, hatta olanaksıza yakındır. Ama içlerinden biri söz konusu olduğunda sınır tanımaları söz konusu değildir...
Steven Soderbergh’in yönettiği “Ocean’s 13”, eski kadrodan George Clooney, Brad Pitt, Matt Damon, Andy Garcia, Don Cheadle, Bernie Mac, Casey Affleck, Scott Caan, Eddie Jemison, Shaobo Qin, Carl Reiner ve Elliott Gould’u tekrar bir araya getiriyor. Ekibin yeni isimleri ise, Willy Bank rolündeki Al Pacino ile onun sağ kolu Abigail Sponder rolündeki Ellen Barkin. Filmin senaryosunu Brian Koppelman ve David Levien birlikte yazmış.
Yönetmen Soderbergh, daha “Ocean’s Twelve”i tamamlamadan “Ocean’s 13” için fikirler üretmeye başladığını söylüyor: “İkinci filmi bitirmek üzereydik ki bir sonraki film için Las Vegas’a geri dönmenin iyi olacağını düşündüm. Genel olarak, bu film herkes tarafından desteklendi çünkü tekrar birlikte çalışmak istiyorlardı. Öte yandan, yine ortak olan düşünce ‘ya hep beraber ya hiç’ti; ya herkes filme geri dönecekti ya da film olmayacaktı”.
Çete üyelerini canlandıran aktörler gibi, Danny Ocean’ın çete üyeleri de son vurgundan sonra kendi yollarına gitmiştir. Onları tekrar bir araya getirme gücüne sahip bir şey varsa, o da kendilerinden olan birini kurtarmaktır. “Bu adamların birer hırsız ve dolandırıcı olduğu düşüncesine hep kucak açtım” diyen Soderbergh, sözlerini şöyle sürdürüyor: “ama onları güdümleyen tek şey para değil. Bu kez kesinlikle, dostluk ve intikam dürtüleriyle hareket ediyorlar. ‘Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için’ anlayışı içlerinden biri ihanete uğrayınca devreye giriyor. Özellikle de arkadaşları Reuben’ın ihanete uğrayış biçiminden dolayı, birinin bunun bedelini ödemesi gerekiyor. Bu önerme bize yeterince güçlü göründü”.
“Dolandırıcı filmlerini başarılı kılan şey tezgahı hazırlayan kişiyi ne kadar umursadığınız ve hedefin alt edilmesini ne kadar istediğinizdir” diyen senarist Levien de, sözlerini şöyle sürdürüyor: “‘Ocean’s Eleven’da Danny karısını geri kazanmak ve kumarhane sahibi Terry Benedict’i devirmek istiyor. Bu yüzden, çete o olağanüstü soygunu başarabilmek için el ele veriyor. ‘Twelve’ ise ‘Eleven’da başlarına sardıkları beladan kurtulup, hayatta kalmak için becerilerini kullanmalarını konu alıyor. ‘13’de de her şey arkadaşlık etrafında dönüyor, ki bu durum film için büyük bir sıçrayış noktası. Bu karakterleri seviyoruz ve birbirleri için ne denli önemli olduklarını biliyoruz; dolayısıyla, Reuben’ın dışarıdan biri tarafından alt edilmesi karşısında… birlik olacaklar. İşte tüm hikayeyi sürükleyen de bu. Sırf soygun olsun diye yapılmış bir vurgun değil.”

Next
Vizyona Giriş Tarihi
27.04.2007
Türü
Macera
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2006
Yönetmeni
Lee Tamahori
Oyuncular
Nicolas Cage
Julianne Moore
Jessica Biel
Nicolas Pajon
Senaryo
Gary Goldman, Jonathan Hensleigh
Müzik
Mark Isham
Görüntü Yönetmeni
David Tattersall
Hükümet, bu yeteneğin peşinde
Las Vegas’ta sihirbaz olarak çalışan Cris Johnson’un birkaç dakika sonra olacakları görebilme gibi özel bir yeteneği vardır. Çocukluğu sırasında yapılan muayenelerden sonra, bu gücünü kullanmak isteyen hükümet ve tıp şirketlerinden uzak kalmak için Vegas’ta takma bir isimle sade bir hayat sürmektedir. Hayatını sıradan sihirbazlık numaraları yaparak, “kumar” oynayarak kazanmaktadır.
Terörist bir grup Los Angeles’ı nükleer bir bomba atmakla tehdit edince hükümet ajanı Callie Ferris, bu konuda yardımcı olabileceğini düşündüğü Cris’i bulmak için elinden geleni yapmaya karar verir. Tabi teröristler de aynı nedenlerle Cris’in peşindedir...
Lee Tamahori’nin yönettiği “Next”in başrollerinde Nicolas Cage, Julianne Moore, Jessica Biel ve Nicolas Pajon kamera karşısında. Philip K. Dick’in “Golden Man” isimli hikayesinden uyarlanan filmin senaryosunu Gary Goldman, Jonathan Hensleigh ve Paul Bernbaum birlikte yazmış. Filmde başrol oyuncularına eşlik eden isimler Paul Rae, Peter Falk, Thomas Kretschmann, Michael Trucco ve José Zúñiga olmuş. Müziklerse Mark Isham tarafından hazırlanmış.

Mutluluk
Vizyona Giriş Tarihi
16.03.2007
Türü
Dram
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2006
Yönetmeni
Abdullah Oğuz
Oyuncular
Talat Bulut
Özgü Namal
Murat Han
Lale Mansur
Senaryo
Kubilay Tunçer, Elif Ayan, Abdullah Oğuz
Müzik
Zülfü Livaneli
Görüntü Yönetmeni
Mirsad Heroviç
Töre, aşk ve kaçış…
Meryem, Cemal ve İrfan’ın hayatlarının kesişmesiyle başlayan “Mutluluk”, töre, aşk, kaçış ve farklı hayatların buluştuğu bir yolculukta yaşananları anlatıyor.
Meryem, bir göl kenarında baygın ve perişan halde bulunur. Ailesi, kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşüncesiyle onun töre gereği öldürülmesine karar verir. Öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e düşer. Çıktıkları ölüm yolculuğunda Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la kesişir. Bu karşılaşma, üçünün de kaderlerini değiştirecek mutluluğa doğru bir yolculuğun başlangıcı olacaktır…
Zülfü Livaneli’nin aynı isimli romanından uyarlanan “Mutluluk”u Abdullah Oğuz yönetmiş. Senaryosunu Kubilay Tunçer, Elif Ayan ve Abdullah Oğuz’un birlikte yazdıkları filmin başrollerini Talat Bulut (İrfan), Özgü Namal (Meryem) ve Murat Han (Cemal) paylaşmış. Filmde ayrıca Lale Mansur, Mustafa Avkıran, Emin Gürsoy, Şebnem Köstem, Meral Çetinkaya ve Alpay Atalan gibi isimler rol almış. Çekimleri Marmaris, Bodrum, Karaman Taşkale Köyü ve İstanbul’da gerçekleştirilen filmin müziklerini Zülfü Livaneli hazırlamış.
Livaneli’nin Türkiye’de 39 baskı yapan eseri “Mutluluk”, Amerika, İngiltere, İsveç, Yunanistan, Fransa ve daha pek çok ülkede en çok satan kitaplar arasında yer almıştı.

Mr. Brooks
Vizyona Giriş Tarihi
01.06.2007
Türü
Polisiye
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
120 dakika - 2007
Yönetmeni
Bruce A. Evans
Oyuncular
Kevin Costner
Demi Moore
Dane Cook
William Hurt
Senaryo
Raynold Gideon
Müzik
Ramin Djawadi
Görüntü Yönetmeni
John Lindley
Bay Brooks’un çifte yaşamı
Karşı koyamadığı öldürme isteği nedeniyle çifte yaşam süren bir adamın hikayesi...
Başarılı bir işadamı, cömert bir hayırsever, sevgi dolu bir koca ve baba, toplumun düzgün bir üyesi olarak görünen Bay Brooks, çevresindekilerce mükemmel bir insan olarak tanınmaktadır. Oysa onun, tehlikeli bir sırrı vardır: şimdiye dek kimsenin kendisinden şüphelenmediği, ‘Parmak İzi Katili’ namıyla ün salmış, keskin zekalı, doyumsuz bir seri katildir...
Yakın zamana kadar etkin olmamasına rağmen, Bay Brooks’un patolojik dürtüsü, onun günahları için suçladığı, kurnaz ve şeytani ikinci benliği tarafından yeniden harekete geçirilmiştir. Ancak masum bir çifti öldürmek için bir kez daha sadist dürtülerine yenik düştüğü sırada, ilk hatasını yapar. Kendisine tuhaf bir taleple şantaj yapmayı yeğleyen röntgenci fotoğrafçı Tom tarafından gözlemlenir.
Ayrıca bu son cinayeti, kişisel bunalımının da etkisiyle, gözü dönmüş halde, Parmak İzi Katilinin kimliğini çözmeye çalışan inatçı bir dedektifin de, Bay Brooks’un peşine düşmesine neden olur. Şaşırtıcı gizli yaşamını ve gerçek kimliğini gizlemeyi sürdüremediği takdirde, oyunun finaline yaklaşmış olacaktır.
Sürükleyici gerilim filmi “Mr. Brooks”u Oscar adayı senarist Bruce A. Evans yönetmiş. Bay Brooks’u Akademi ödüllü Kevin Costner’ın canlandırdığı filmde Costner’a Demi Moore, Dane Cook, Akademi ödüllü William Hurt, Marg Helgenberger, Ruben Santiago-Hudson ve Danielle Panabaker eşlik etmiş. Filmin senaryosunu Bruce A. Evans ve Raynold Gideon birlikte yazmışlar.
Gururla “arkadaşım” diyebileceğiniz harika biri mi, yoksa kötü, karanlık bir gecede kesinlikle karşılaşmak istemeyeceğiniz sapık bir katil mi? Uzun zamandır ortağı olan Raynold Gideon’la birlikte filmin senaryosunu yazan yönetmen Bruce Evans, “Mr. Brooks’ta konu şu ki, o çok iyi tanıdığınız birisi olabilir” diyor ve devam ediyor: “Hepimizin karanlık yönleri vardır ama Bay Brooks bunu uç noktalarda yaşıyor. O bir yandan gerçekten ailesini seven sineği bile incitmeyeceğini düşündüğünüz biri, standart ölçüleriyle mükemmel bir yaşama sahip. Ama aynı zamanda bir türlü yola getiremediği, güçlü ve çok tehlikeli istekleri var.”
Gideon ise Evans’ın sözlerine şunları ekliyor: “Genellikle aile filmleriyle ilgileniyorduk ama bir süredir karanlık bir hikayeyi derinlemesine araştırmak istiyorduk. Her ikimiz de, ‘insanın olası en kötü bağımlılığı ne olabilir?’ sorusuna kafa yorduk ve insan öldürmeye bağımlı, bundan yakasını sıyırmaya çalışan, ailesini tehlikeye atmaktan vazgeçmeye çalışsa da bu döngüyü durduramayan bir adamın hayatını anlatmanın ilginç olacağını düşündük.”
“Earl Brooks standart bir seri katil değil” diyor Evans. “Onu, diğer insanların içini okuma yeteneğine sahip, bulunduğu ortamdaki en akıllı kişi olarak düşündük. Onu bir iş adamı ve koca olarak başarılı kılan da bu zaten: diğer insanların ne düşündüğünü bilebilmesi. Ve onu bir katil olarak başarılı kılan da aynı yetenek. Kurbanlarının ve polisin aklını okuyabiliyor ve her zaman herkesin bir adım önünde oluyor; ki bu da bağımlısı olduğu duygunun bir parçası aslen.”

Mr. Bean's Holiday. Mr. Bean Tatilde
Vizyona Giriş Tarihi
18.05.2007
Türü
Komedi
Ülke
İngiltere
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2007
Yönetmeni
Steve Bendelack
Oyuncular
Rowan Atkinson
Emma de Caunes
Jean Rochefort
Antoine de Caunes
Senaryo
Robin Driscoll, Hamish McColl
Müzik
Howard Goodall
Görüntü Yönetmeni
Baz Irvine
Zincirleme yanlışlıklar komedisine hoşgeldiniz!
Her macerasında komik deneyimler yaşayan talihsiz Mr. Bean, bu kez Fransız Rivierası’na tatile gidiyor. Amacı, tatilini yaparken bir yandan da film çekmek. Ama sinemasal amaçlarla çıktığı bu Avrupa macerasında yine beklemediği komik tuzaklara düşüyor.
Londra’nın nemli ve sıkıntılı havasından bıkan Mr. Bean, kamerası ve valizlerini yüklendiği gibi, Güney Fransa’nın (Cannes’ın) yolunu tutar. Ne var ki yolculuğu, beklediği gibi sakin ve sorunsuz geçmez. Diğer maceralarında olduğu gibi bu yolculukta da hiçbir işi yolunda gitmez. Türlü şanssızlıklar ve kötü tesadüflerin birbirini kovalamasıyla, çekmeyi düşündüğü filmi neredeyse yapamayacak hale gelir.
Tatil yapacağı mekana Romanyalı bir film yönetmeninin, küçük oğlu ve gelecek vaad eden güzel bir yıldız adayının gelmesiyle Mr. Bean yanlış anlaşılır. Kimileri onun çocuk kaçırdığını; kimileri de ünlü bir yönetmen olduğunu düşünür. Yarattığı kargaşa ortamıyla Fransız sahillerinin huzurlu ve sakin ortamını alt üst ettikten sonra durumu açıklamak yine ona kalır. Jandarma tarafından gözaltına mı alınacaktır, yoksa bu olaylar zinciri Mr. Bean’in Cannes Film Festivali büyük ödülü Altın Palmiye’yi kazanmasıyla mı sonuçlanacaktır?
1997’de dünya sinemalarında 237 milyon dolar hasılat elde ederek adından söz ettiren Mr. Bean, 10 yıl aradan sonra yeni bir macerayla perdeye dönüyor. Zincirleme yanlışlıklar komedisi “Mr. Bean Tatilde”de ünlü komedyen Rowan Atkinson bir kez daha başrolde. Steve Bendelack’ın yönettiği filmde Atkinson’a Emma de Caunes, Jean Rochefort, Antoine de Caunes ve Willem Dafoe eşlik ediyor. Filmin senaryosunu, Simon McBurney’in öyküsünden hareketle Robin Driscoll ve Hamish McColl yazmış.

Mistress of Spices - Aşk İksiri
Vizyona Giriş Tarihi
02.02.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
96 dakika - 2005
Yönetmeni
Paul Mayeda Berges
Oyuncular
Aishwarya Rai
Dylan Mcdermott
Nitin Ganatra
Anuham Kher
Senaryo
Gurinder Chadha, Paul Mayeda Berges
Müzik
Craig Pruess
Görüntü Yönetmeni
Santosh Sivan
Arzular baharatlardan güçlü olunca...
“Aşk İksiri”, baharatların sihirli dünyasında büyümüş genç ve güzel Tilo’nun düştüğü ikilemlerle ilgili büyülü ve şehvet dolu bir masal.
San Francisco’da ‘Spice Bazaar’ (‘Baharat Çarşısı’) adlı küçük bir dükkanda çalışan Tilo, kapısını çalan kimseyi geri çevirmeden baharatların yardımıyla en iyi ilacı bulmaktadır. Güçlerinin işe yaraması için uyması gereken 3 kesin kural vardır: baharatları sadece başkalarına yardım etmek amacıyla kullanmalı, başka bir insanın tenine dokunmamalı ve dükkanından asla çıkmamalıdır.
Yakışıklı ve gizemli mimar Doug, Tilo’nun mağazasının önünde motosikletiyle kaza yapar. Doug’un yaralarını iyileştiren Tilo’nun hayatı o andan itibaren değişmeye başlar. Arzuları hayatında ilk kez harekete geçmiştir; hayatta başkalarına yardım etmekten daha fazlasının olduğunu anlamaya başlar. Kurallardan haberdardır; baharatlar onu uzak durması için uyarmaktadır. Ancak Doug’un kendisine yardımcı olan baharatları yoktur ve elinde çiçeklerle Tilo’ya çıkma teklifinde bulunur.
Ne kadar karşı koyarsa koysun, Doug’un ısrarcı, dürüst ve arkadaşça tutumu, onları birbirlerine daha çok yaklaştırır. Birbirlerine yanlışlıkla dokundukları an, en önemli kurallardan birini bozmuş ve baharatları kızdırmış olurlar. Baharatlar şefkat ve romantizm havasından çıksalar bile, Tilo aşkın büyüsüne kapılarak Doug’la bir akşam yemeğine çıkmayı kabul eder.
Bu andan sonra baharatlar onu cezalandırmaya başlar. Tilo aşık oldukça, müşterileri acı çekmektedir. İnsanlara yardım etmeye devam etmek isteyen Tilo, bir yandan da aşkı yaşamak ister. Geçmişi, arkadaşları, arzuları ve baharatları arasında sıkışıp kalmıştır. Yeni bir hayata başlamalı mıdır, yoksa baharatlarına geri mi dönmelidir?
“Çikolata” (Chocolat) ve “Acı Çikolata” (Like Water for Chocolate) filmlerini anımsatan yapısıyla “Aşk İksiri”, “Hayatımın Çalımı Beckham” (Bend it Like Beckham) ve “Gelinim Olur Musun?” (Bride and Prejudice) filmlerinin arkasındaki ekibin ürettiği, geleneklerle arzuları harmanlayan bir aşk hikayesi.
Yönetimini Paul Mayeda Berges’in üstlendiği “Aşk İksiri”, Chitra Banerjee Divakaruni’nin romanından beyazperdeye uyarlanmış. Senaryosunu Berges ile Gurinder Chadha’nın birlikte yazdıkları filmde başrolleri Aishwrya Rai (Tilo) ve Dylan McDermott (Doug) paylaşıyor. Filmde rol alan diğer oyuncular arasında Nitin Ganatra (Haroun), Anupam Kher (Geeta’nın büyükbabası), Sonny Gill Dulay (Jagjit), Nina Young (Doug’un annesi), Toby Marlow (Genç Doug), Caroline Chikezie (Myisha) ve Padma Lakshmi (Geeta) bulunuyor.

Meet the Robinsons - Robinson Ailesi
Vizyona Giriş Tarihi
30.03.2007
Türü
Animasyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2007
Yönetmeni
Stephen J. Anderson
Oyuncular
Angela Bassett
Daniel Hansen
Jordan Fry
Matthew Josten
Senaryo
Michelle Bochner
Müzik
Danny Elfman, Rufus Wainwright
Görüntü Yönetmeni
Bir çocuğun geleceğe yolculuğu…
Kendisine bir aile bulma özlemiyle yanıp tutuşan yetim Lewis’in hayatının akışı, Wilbur Robinson adlı esrarengiz bir yabancıyla karşılaşmasıyla değişir. Aniden hayatına giren bu yabancı, onu herşeyin mümkün olduğu bir dünyaya, geleceğe götürecektir.
Lewis, geleceğe gittiğinde, en çılgın hayallerinin bile ötesinde inanılmaz karakterlerle ve Robinson Ailesi ile karşılaşır. Yeni tanıştığı bu aile, onun büyüleyici ve eğlenceli bir maceraya çıkmasına yardımcı olacaktır…
Walt Disney’in sunduğu animasyon filmi “Robinson Ailesi”ni Steve Anderson yönetmiş. William Joyce’in “A Day with Wilbur Robinson” adlı kitabından uyarlanan filmin senaryosunu Michelle Bochner kaleme almış.
Filmin orijinal seslendirme kadrosunda Angela Bassett, Tom Selleck, Harland Williams, Laurie Metcalf, Adam West, Ethan Sandler ve Tom Kenny görev almış. Müzikleri ise Danny Elfman, Rob Thomas ve Rufus Wainwright birlikte hazırlamış.

Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet
Vizyona Giriş Tarihi
09.03.2007
Türü
Dram
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
118 dakika - 2006
Yönetmeni
Biket İlhan
Oyuncular
Yetkin Dikinciler
Dolunay Soysert
Özge Özberk
Uğur Polat
Senaryo
Metin Belgin
Müzik
Cem İdiz
Görüntü Yönetmeni
Claudio Bolivar
Yatar Bursa Kalesi’nde…
Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan usta şairin ünü içeride kulaktan kulağa yayılır. İbrahim Balaban ve Yusuf, mahkumların portresini yapan ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar.
Nâzım’ın aklı ise karısı Piraye’dedir. Günlerdir ondan ne bir mektup, ne bir telgraf almıştır. Hasretin dinmeyen sızısı siyatik ağrılarından beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; Müdür Tahsin Bey’den hakkında verilen 28 yıl hapis cezasının onaylandığı haberini alır. Ve sonunda Piraye gelir; mahzun, hüzünlü, çaresiz... Kısacık görüşmede, gardiyanın evinde gizlice buluşma teklifine şiddetle karşı çıkar.
Nazım’ın öğrencisi Raşit, üç yıl sonra özgürlüğüne kavuştuğunda Orhan Kemal adıyla “72. Koğuş” hikâyesinin yazarı olur. Balaban içeride “şair baba”sının yanında ressamlığı ilerletir. Açlıktan ölenlerin çoğaldığı günlerde dokumacılık sayesinde karısına para yollayan şairin son umudu, dayısı Ali Fuat Paşa’dır. Celile Hanım ise oğlunu kurtarmanın yollarını aramaktadır.
1945 yılında savaş biter ama hapishane müdürü, şaire hoşgörülü davrandığı gerekçesiyle koltuğunu despot bir müdüre bırakmak zorunda kalır. Kırbaçlı gardiyanlar Nâzım’ın odasını basınca kıyamet kopar.
Ekim 1948’de dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nâzım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılıp iki aşk arasında bocalarken, Münevver’in kocasından ayrılmayı ertelemesiyle bunalıma girer. Karaciğerinden sonra kalbi de yorulmuştur. Piraye’ye yazdığı mektuplarda ona yalvarır. Karısıyla zoraki buluşmasında buzları eritmeye uğraşırken; Münevver’in de hapishaneye gelmesi başka bir kâbusa sürükler şairi.
10 yıldır hapistedir, artık tükenme noktasındadır, yaşamına son vermeyi tasarlar…
Dünya tarihinde Nâzım Hikmet’in hayatını konu alan ilk sinema filmi olan “Mavi Gözlü Dev”in yönetmenliğini Biket İlhan üstlenmiş. Filmin senaryosu, 4 yılı aşan sürede, yazılı kaynaklardan yararlanılarak ve sekiz kez sil baştan geliştirilerek Metin Belgin tarafından yazılmış.
Başrolde kamera karşısına geçen Yetkin Dikinciler’e Dolunay Soysert (Piraye), Özge Özberk (Münevver), Uğur Polat (Tahsin Bey), Ferit Kaya (Balaban), Suna Keskin (Celile Hanım) ve Riza Sönmez (Orhan Kemal) eşlik etmiş. Nâzım Hikmet’in Bursa Hapishanesi’ndeki dönemini anlatan filmde şairin hapishanedeki odası, 1944 yılında çizdiği yağlıboya tablodan esinlenerek yapılmış. Cem İdiz filmin müziklerinin yanı sıra “Davet” şiirini de bestelemiş.

Maskeli Beşler: Irak
Vizyona Giriş Tarihi
11.01.2007
Türü
Komedi
Aksiyon
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
108 dakika - 2006
Yönetmeni
Murat Aslan
Oyuncular
Şafak Sezer
Peker Açıkalın
Cengiz Küçükayvaz
Melih Ekener
Atilla Sarıhan
Senaryo
Murat Aslan
Müzik
Cem Erman
Görüntü Yönetmeni
Ertunç Şenkay
Sevimli sakar hırsızlar Kuzey Irak’ta
Ülkemizin Kuzey Irak petrolleri üzerindeki hakkının yendiğine inanan Maskeli Beşler çetesi, Amerikalılar’ın kontrolündeki bir petrol dağıtım tesisine operasyon düzenlemeye karar verirler. Komutan Bahattin, tezcanlı Tezcan, Onbaşı Kamil, sakar Zeki ve takımın yeni üyesi Laz Recep ani bir gece operasyonu ile tesisi ele geçirirler.
Amerikalı askerleri rehin alıp, Türkiye’ye giden petrol boru hattını açan Maskeli Beşler’in bu masum eylemi bir anda bölge yerel güçleri, Türkiye ve Amerika arasında uluslararası bir krize yol açar.
Yardımcısı Davi ile bölge ağasına kaçak yakıt üreten üçkağıtçı Peşto, Maskeli Beşler’in eyleminden en fazla zarar gören kişi olarak taraflar arasında gidip gelmektedir. Bu arada Tezcan’ın Amerikalı Teğmen Angel’a aşık olmasıyla işler iyice karışır...
2005’te vizyona giren, hem yurtiçinde hem yurtdışında büyük beğeni kazanan “Maskeli Beşler” serinin devam filmi olan “Maskeli Beşler: Irak”ı Murat Aslan yazıp yönetti. Fida Film- Arzu Film ortak yapımı olan komedi türündeki filmin başrollerinde Şafak Sezer (Tezcan), Peker Açıkalın (Bahattin), Cengiz Küçükayvaz (Kamil), Melih Ekener (Zeki) ve Atilla Sarıhan (Recep) kamera karşısına geçti. Filmin kamera önü kadrosunda yer alan diğer oyuncular ise Erdal Tosun, Cezmi Baskın, Durul Bazan, Tatyana Tsikeviç, Ali Atıf Bir, Ceyhun Yılmaz, Hamit Haskabal, Charles Carrol ve Burak Öncü oldu.
Çekimleri İstanbul Kilyos’ta özel inşa edilen sette 7 haftada tamamlanan filmin görüntü yönetmenliğini Ertunç Şenkay, sanat yönetmenliğini ise Mustafa Ziya Ülkenciler gerçekleştirdi. Müziklerse Cem Erman imzası taşıyor.

Living & Dying - Ölümle Dans
Vizyona Giriş Tarihi
30.03.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2007
Yönetmeni
Jon Keeyes
Oyuncular
Edward Furlong
Bai Ling
Yelda Reynaud
Tamer Karadağlı
Senaryo
Jon Keeyes
Müzik
Görüntü Yönetmeni
Sammy Inayeh
Hollywood’da Türk oyuncuların ayak sesleri
Duca Şirketine ait bir ofisten çalışanların maaşlarını çalan üç soyguncu, polis tarafından kuşatılır. Şiddetli bir çatışma sonrasında soyguncular sokağın karşısındaki kafeye sığınmak zorunda kalırlar. Kafede ise iki azılı katil bulunmaktadır. İki katilin herkesi rehin alıp kontrolü ele geçirmesiyle işler iyice karışık bir hal alır. Katiller soygunculardan birini öldürürler ve diğer ikisini –Sam ve Nadia– kafedeki kontrol onlardaymış gibi rol yapmaya zorlarlar.
Dışarıda ise polis dedektifleri Rick Devlin ve Catherine Pulliam, rehinelerin serbest bırakılması için çalışırlarken karanlık işadamı Nicolea Duca ile arabulucu federal ajan Lind yetkiyi ellerine alırlar. Silahlardan çıkan dumanlar kaybolduğunda; yaşayanlar, ölenler, sağ kalan rehineler ve içeridekilerin kurtarıcısı rolünü üstlenen soyguncular arasında kurulan bağlar ortaya çıkacaktır...
İyilerle kötülerin sürekli yer değiştirdikleri gerilim dolu bir aksiyon filmi “Ölümle Dans”, Türk oyuncuların ilk defa önemli başrolleri paylaştıkları ve uluslararası kimliklerle oynadıkları bağımsız bir Hollywood yapımı.
Jon Keeyes’in yazıp yönettiği filmin güçlü oyuncu kadrosunda yer alan isimler arasında Edward Furlong (Sam), Bai Ling (Nadia), Arnold Vosloo (Rick Devlin), Yelda Reynaud (Catherine Pulliam), Tamer Karadağlı (Nicolea Duca), Michael Madsen (Lind) ve Deniz Akkaya (Anne Noble) başı çekiyor.

Little Miss Sunshine - Küçük Gün Işığım
Vizyona Giriş Tarihi
27.04.2007
Türü
Komedi
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
99 dakika - 2006
Yönetmeni
Jonathan Dayton, Valerie Faris
Oyuncular
Abigail Breslin
Greg Kinnear
Paul Dano
Alan Arkin
Senaryo
Michael Arndt
Müzik
Mychael Danna, DeVotchKa
Görüntü Yönetmeni
Tim Suhrstedt
Denemekten korkmayan bir aile
Hoover ailesinin bireyleri, denemekten yılmayan sıcak insanlardır. Motivasyonu yüksek ve biraz fazlaca iyimser bir konuşmacı olan baba Richard, yıllarca kendi geliştirdiği bir programı satıp başarılı olma hayalinin peşinden gitmiştir, başarıyı yakalayamadan. Anne Sheryl, ailesinin egzantrik sırlarıyla yoğrulmuştur, özellikle de erkek kardeşine ait olanlarla.
Ve tabii genç Hoover’lar… Gözlüklü, hafifçe tombul, zeki mi zeki Olive, bir çocuk güzellik yarışması olan Miss Little Sunshine’ı kazanma hayalleri kurmaktadır. Ağabeyi Dwayne Nietzsche hayranı, dünyaya öfkeli, savaş pilotu olmaya kararlı bir delikanlıdır.
Büyükbabaları ise, söyleyecek çok sözü olan, görmüş geçirmiş, ama kendisine sözü geçmeyen ve bağımlılıkları yüzünden başı beladan kurtulmayan biridir.
Ailenin tüm fertleri bir Volswagen minübüse doluşarak, ailenin en küçük bireyinin hayalini gerçekleştirmek üzere California’ya doğru yola çıkarlar. Bu üç günlük traji-komik yolculuk, sürprizlerle ve aile fertlerin hayal bile edemeyeceği bir sonla tamamlanacaktır…
Jonathan Dayton ve Valerie Faris çiftinin ilk sinema filmi olan “Little Miss Sunshine”ın başrollerinde Greg Kinnear (Richard), Toni Colette (Sheryl), Steve Carell (Frank), Paul Dano (Dwayne), Abigail Breslin (Olive) ve Alan Arkin (Büyükbaba) yer alıyor. Bilinen kalıpları kıran bir Amerikan yol komedisi olan filmin senaryosunu Michael Arndy yazmış. “Little Miss Sunshine”, 2007 Akademi Ödülleri’nde “en iyi özgün senaryo” ve “en iyi yardımcı erkek oyuncu” (Alan Arkin) dallarında ödüle layık görüldü.

La Planète Blanche - White Planet. Beyaz Gezegen
Vizyona Giriş Tarihi
01.06.2007
Türü
Belgesel
Ülke
Fransa
Süresi ve Yapım Yılı
86 dakika - 2006
Yönetmeni
Thierry Ragobert, Thierry Piantanida
Oyuncular
Jean-Louis Étienne
Senaryo
Thierry Ragobert, Thierry Piantanida
Müzik
Bruno Coulais
Görüntü Yönetmeni
Thierry Machado, Martin Lederc, David Reichert, Jérôme Bouvier, François de Riberolles
Keşfedilmeyi bekleyen, gizemli bir krallık…
Kuzey Kutbu, buz ve rüzgârla örülmüş, kendine has bir dünyadır. Yaşamın sınırlarını zorlayan şartlara ayak uydurmuş bitki örtüsü ile donmuş denizler, uçsuz bucaksız düzlükler, ağaçsız ovalar, dağlar ve buzullardan oluşmuş bir dünya… Çorak topraklarla çevrili, uçsuz bucaksız donmuş bir okyanus… Buzun gizli kırallığı...
Affı olmayan bir hayatta kalma mücadelesi sergilenen bir dünya… Dünyanın tepesinde, insana yer olmayan, devasa ve bakir bir doğada, kışın ortasından, güneşin geri dönüşüne kadar süren, vahşi bir opera… Kutup ayılarının nefes kesici güzellikteki evrenine çarpıcı bir bakış olan “Beyaz Gezegen” insanoğlu yüzünden yaşam mücadelesi her geçen gün zorlaşan kutup canlılarını hikâyelerini anlatıyor; bu narin ve tehdit altındaki dünyayı keşfetmeye çalışıyor.
Film yapımcıları, ilk defa Kutup bölgesinin keşfedilmeyi bekleyen büyüleyici dünyasını gözler önüne sermek üzere bir araya geliyor; Kuzey Kutbu’nun inanılmaz hayatta kalma koşullarını tanımanın ve vahşi yaşama dokunacak kadar yakın olmanın seyirciye verdiği heyecanla, bir yavru kutup ayısının ilk adımlarının heyecanını buluşturuyorlar.
Kışın beraberinde getirdiği uzun Kutup gecesinin ardından uyanan doğa, yılın ilk aylarını eşsiz renkleriyle karşılarken, sinemaseverler de, bu zorlu coğrafyanın sakinlerinin kendilerini besleme, türlerini sürdürme ve hayatta kalma mücadelelerine tanıklık ediyor.
Thierry Piantanida ve Thierry Ragobert, Kuzey Kutbu’nun şaşırtıcı derecede karmaşık ekosisteminin buz ve kardan çok daha fazlasını içerdiğini, bu çarpıcı belgeselle gözler önüne seriyor. Yönetmenler, Kuzey Kutbu’ndaki dört mevsimi gösterdikleri filmde, kutup ayılarından kutup tilkilerine, kör edici beyazlıkta koşturan ren geyiklerinden aşağıdaki buz gibi suda gezinen devasa beyaz balinalara kadar uzanan yaşam türlerinden tek birini incelemekten ziyade, hayatın bu kadar zor şartlarda nasıl sürdürülebildiğinin cevabını arıyorlar. Filmin görüntü yönetimini Thierry Machado, Martin Lederc, David Reichert, Jérôme Bouvier ve François de Riberolles birlikte gerçekleştirmiş. Müziklerse Bruno Coulais imzası taşıyor.
“Beyaz Gezegen”, her ne kadar bu inanılmaz yaşam biçimlerinin görselliğini bugünün ve geleceğin seyircisine ulaştırıyorsa da, doğanın mucizevi güzelliklerinin gelecek yüzyılda da varlığını sürdürebileceğinin garantisi yok.

Je M’Appelle Elisabeth (Call Me Elisabeth). Benim Adım Elisabeth
Vizyona Giriş Tarihi
11.05.2007
Türü
Dram
Ülke
Fransa
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2006
Yönetmeni
Jean-Pierre Améris
Oyuncular
Alba Gaïa Kraghede Bellugi
Stéphane Freiss
Yolande Moreau
Maria de Medeiros
Senaryo
Jean-Pierre Améris, Guillaume Laurant
Müzik
Philippe Sarde
Görüntü Yönetmeni
Stéphane Fontaine
Büyümeye, yalnızlığa ve dostluğa dair...
Karanlıktan, evinin yakınlarındaki perili şatodan ve diğer “tuhaflıklardan” korkan on yaşındaki bir kız çocuğunun gözünden, büyümek, yalnızlık ve dostluk üzerine sevimli bir masal...
Evin bahçesiyle babasının yönettiği akıl hastanesi arasındaki duvarı aşan Yvon tam da, küçük Betty’nin gizemli, hemen hemen hiç sesi çıkmayan kâhyayla yalnız kaldığı sırada ortaya çıkar. Küçük kız, tuhaf bir biçimde bu yabancıyı kabullenip saklar ve korur; sonunda yabancı pek konuşmasa da onun en iyi arkadaşı olur.
Küçük kız gerçek dostluğun mu peşindedir, yoksa bu kısa ömründe ilk kez kendi kimliğini ve bağımsızlığını mı dayatmaktadır?
26. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Dünya Festivalleri’nden bölümünün konuğu olan “Benim Adım Elisabeth”in yönetmeni Jean – Pierre Ameris. Filmin başrollerini Alba Gaïa Kraghede Bellugi (Betty/Elisabeth), Stéphane Freiss (Régis), Maria de Medeiros (Mado), Yolande Moreau (Rose), Benjamin Ramon (Yvon) ve Lauriane Sire (Agnès) paylaşıyor. Senaryosunu Jean-Pierre Améris ve Guillaume Laurant’ın birlikte yazdıkları filmin müziklerini Philippe Sarde hazırlamış.

Gwoemul (The Host)
Vizyona Giriş Tarihi
08.06.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
Güney Kore
Süresi ve Yapım Yılı
119 dakika - 2006
Yönetmeni
Joon-ho Bong
Oyuncular
Kang-ho Song
Hie-bong Byeon
Hae-il Park
Du-na Bae
Senaryo
Chul-hyun Baek, Joon-ho Bong
Müzik
Byung-woo Lee
Görüntü Yönetmeni
Hyung-ku Kim
Nehir canavarın peşinde...
Seul’u ikiye ayıran Han Nehri’nin kıyısında bir büfe işleten Hee-bong, ailesiyle beraber oturmaktadır. Kafası biraz yavaş işleyen ve çocuksu tavırlara sahip büyük oğlu Gang-du 40 yaşındadır. Kızı Nam-joo, okçuluk şampiyonu ve milli takım üyesi; küçük oğlu Nam-il ise işsiz ve tam bir aylaktır. Karısı tarafından terk edilen Gang-du’nun küçük kızı Hyun-seo, tüm ailenin göz bebeğidir.
Bir gün Han Nehri’nin derinliklerinden bir canavar çıkıverir. Nehirdeki bir canlı, yakınlardaki bir askeri üsten gelen kimyasal atıklarla beslenerek korkunç ve korku salan bir yaratığa dönüşmüştür. Üstelik açtır. Bir kaç saniye içinde ortalığı savaş alanına çeviren canavar, minik Hyun-seo’yu alıp götürür.
Ve hayatlarındaki en değerli varlığı bu şekilde kaybeden Hee-bong ailesi, canavarı alt etmek üzere yola koyulur…
Güney Kore’de gişe rekorları kıran “Yaratık”ın yönetmeni Joon-ho Bong. Filmin başrollerinde Hie-bong Byeon (Hee-bong), Du-na Bae (Nam-joo), Kang-ho Song (Gang-du), Hae-il Park (Nam-il) ve Ah-sung Ko (Hyun-seo) var. Senaryosunu Chul-hyun Baek, Joon-won Hah ve Joon-ho Bong’un birlikte yazdıkları filmin görüntü yönetmeni Kim Hyung-ku.
Saturday, June 16, 2007

Grind House: Death Proof
Vizyona Giriş Tarihi
15.06.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2007
Yönetmeni
Quentin Tarantino
Oyuncular
Sydney Tamiia Poitier
Jordan Ladd
Vanessa Ferlito
Kurt Russell
Senaryo
Quentin Tarantino
Müzik
Robert Rodriguez
Görüntü Yönetmeni
Quentin Tarantino
Tarantino’dan hızlı bir gerilim
Austin’in en ünlü DJ’i olan Jungle Julia, en yakın arkadaşları Shanna ve Arlene’le eğlenmektedir. Sabaha kadar eğlenen üçlü, yaptıkları her şeyi izleyen birinin olduğunun farkında değildirler. Stuntman Mike, korkutucu bir arabası ve yüzünde derin bir yarası olan eski bir dublördür. Günlerdir kızları izleyen Mike, gecenin bitiminde, sabaha karşı yola koyulan kızların peşinden gider...
Quentin Tarantino’nun beşinci filmi “Ölüm Geçirmez”in başrollerinde Sydney Tamiia Poitier (Jungle Julia), Jordan Ladd (Shanna), Vanessa Ferlito (Arlene) ve Kurt Russell (Stuntman Mike) var. Filmde Rosario Dawson, Tracie Thoms, Mary Elizabeth Winstead, Zoë Bell, Rose McGowan, Omar Doom ve Eli Roth da rol alıyor. Filme yapımcı, senaryo yazarı ve yönetmen olarak imza atan Tarantino, filmde aynı zamanda görüntü yönetmenliği koltuğuna da oturuyor. Bu, Tarantino’nun ilk görüntü yönetmenliği denemesi.
Filmi, “içinde bol bol araba kovalamaca sahneleri olan bir gerilim filmi” olarak tanımlayan Tarantino, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Filmde türler iç içe geçmiş durumda. Son 20 dakikasına doğru inanılmaz bir biçimde hızlanıyor ve kendinizi birden bambaşka bir filmin içinde buluyorsunuz. Aslında seyirci olarak karakterlerin o kadar fazla içine girmişsiniz ki, filmin kendi içinde tür değiştirdiğinin farkına varmıyorsunuz.”
“Ölüm Geçirmez”de, 70’lerde “Vanishing Point”, “Dirty Mary Crazy Larry” ve “Gone in 60 Seconds” gibi filmlerde kullanılan formül, aynı yıllarda çekilen “The House at the Edge of the Park” ve “Black Christmas” gibi filmlerde kullanılan anlatım yapısıyla birleştirilmiş. Ancak elbette Tarantino evreninin özelliklerini de içinde barındırıyor. Filmde film endüstrisinde çalışanlara, popüler kültür hakkında konuşmalara ve “Kill Bill” filmine göndermelere rastlamak mümkün.

Grbavica: Esmas Geheimnis
Vizyona Giriş Tarihi
06.04.2007
Türü
Dram
Ülke
Avusturya / Bosna-Hersek / Almanya
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2005
Yönetmeni
Jasmila Zbanic
Oyuncular
Mirjana Karanovic
Luna Mijovic
Leon Lucev
Kenan Catic
Senaryo
Jasmila Zbanic
Müzik
Enes Zlatar
Görüntü Yönetmeni
Christine A. Maier
Savaşın ardından Saraybosna’da yaşam
Savaş sonrası Saraybosna… Esma, 12 yaşındaki kızıyla kentin Grbavica mahallesinde yoksulluk içinde yaşamaktadır. Kızını, babasının savaşta şehit olduğuna inandırmıştır. Bir gece kulübünde garson olarak çalışmaya başlayan Esma, bir yandan da savaşın yaralarını sarmak için düzenli olarak kentte dul kadınların katıldığı rehabilitasyon merkezine gitmektedir.
Günün birinde kızı, sınıf arkadaşlarıyla okulun düzenlediği geziye katılmak ister. Geziye ücretsiz katılabilmesi için babasının savaşta şehit düştüğüne dair bir belgeye ihtiyacı vardır. Esma kızına böyle bir belge olmadığını söylediğinde yavaş yavaş gerçekler ortaya çıkmaya başlar…
Boşnak yönetmen Jasmila Zbanic’in ilk uzun metrajlı filmi “Grbavica”, savaştan sonra Saraybosna’nın Grbavica mahallesinde, kızıyla hayata tutunmaya çalışan dul bir kadının yaşamını yansıtan çarpıcı bir film. 2006 Berlin Film Festivali’nde aldığı büyük ödülle dikkatleri üzerine çeken film, savaş sonrasının acı ve korkularını sade ve etkili bir biçimde anlatmayı başarıyor.
Senaryosunu da Zbanic’in yazdığı filmde Mirjana Karanovic, Luna Mijovic, Leon Lucev, Kenan Catic, Jasna Ornela Berry, Dejan Acimovi, Bogdan Diklic ve Emir Had’ı Hafızbegovic rol alıyor. Filmin müziklerini Enes Zlatar bestelemiş.

Gomeda
Vizyona Giriş Tarihi
23.02.2007
Türü
Fantastik
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2006
Yönetmeni
Tan Tolga Demirci
Oyuncular
Feride Çetin
Serkan Altunorak
Bulut Köpük
Halim Ercan
Senaryo
Tan Tolga Demirci
Müzik
Görüntü Yönetmeni
Tatil mi, kabus mu?
Ebru, Tolga, Çağan, Sibel ve Didem, hafta sonlarını geçirmek üzere kiraladıkları bir arabayla Kapadokya’ya doğru yola çıkarlar. Ancak arabaları kaza yaparak yoldan çıkınca yollarına yürüyerek devam etmek zorunda kalırlar. Gomeda Vadisi’ne ulaştıklarında bir mağarada konaklamaya başlarlar.
Yüzyıllar boyunca cinsel günah işlemiş kadınlara karşı bir işkence odası olarak kullanılmış bu mağarada beş genci, tatillerini içinden çıkılmaz bir kabusa dönüştürecek pek çok kötü sürpriz beklemektedir.
Kısa metrajlı filmleriyle bir çok ödül almış genç sinemacı Tan Tolga Demirci’nin ilk uzun metrajlı filmi olan fantastik gerilim türündeki “Gomeda”nın başrollerinde Feride Çetin, Serkan Altunorak, Bulut Köpük, Halim Ercan ve Bahar Yanılmaz yer alıyor. Senaryosunu da Demirci’nin yazdığı filmin çekimleri Kapadokya’da gerçekleştirilmiş.

Fracture
Vizyona Giriş Tarihi
18.05.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
112 dakika - 2007
Yönetmeni
Gregory Hoblit
Oyuncular
Anthony Hopkins
Ryan Gosling
David Strathairn
Rosamund Pike
Senaryo
Daniel Pyne, Glenn Gers
Müzik
Jeff Danna, Mychael Danna
Görüntü Yönetmeni
Kramer Morgenthau
Karışık bir cinayet davası
Thomas Crawford, kendisini aldatan karısını soğukkanlıkla öldürmüş ve olay yerine polisleri çağırmıştır. Olay yerine gelen polis Rob Nunally şoktadır; çünkü cinayete kurban giden kadın, sevgilisi Jennifer’dır.
Bu dava, başarılı avukat Willy’nin yeni kariyerine başlamadan önce bakması gereken son davadır. Başta her şey basit gibi görünmektedir, Thomas Crawford karısını öldürmüştür. Ama, Thomas’ın silahının cinayet silahı olmadığı anlaşılınca işler karışmaya başlar.
Oscar ödüllü ünlü oyuncu Anthony Hopkins, cinayet, ihanet ve yalanlarla örülmüş nefes kesen bir öyküyle yeniden hayranlarının karşısında. “Cinayet Gecesi”nde Thomas Crawford karakterini canlandıran Hopkins’e eşlik eden isimler, Ryan Gosling, David Strathaim, Billy Burke ve Rosamund Pike olmuş. Gregory Hoblit’in yönettiği filmin senaryosunu Daniel Pyne ve Glenn Gers birlikte yazmış. Müziklerse Jeff & Mychael Danna imzası taşıyor.

Find Me Guilty
Vizyona Giriş Tarihi
25.05.2007
Türü
Komedi
Ülke
Almanya / ABD
Süresi ve Yapım Yılı
125 dakika - 2006
Yönetmeni
Sidney Lumet
Oyuncular
Vin Diesel
Alex Rocco
Frank Pietrangolare
Richard DeDomenico
Senaryo
Sidney Lumet
Müzik
Jonathan Tunick
Görüntü Yönetmeni
Ron Fortunato
Amerika’nın en uzun davası beyazperdede
21 ay süren, Amerikan tarihinin en uzun süreli ceza davası, “Find Me Guilty”de mercek altında…
Yıllarca süren federal araştırmaların ardından Lucchese suç örgütünün yirmi üyesi, 76 farklı farklı suçtan mahkemeye çıkartılır. Ancak davalılardan biri, akla gelmeyen bir şey yaparak kendi savunmasını üstlenmeye karar verir. Savunma makamı, Giacomo “Jackie Dee” DiNorscio’un gerçek öyküsüne dayanıyor.
Halen 30 yıllık cezaya mahkûm olan Jacki’ye, aralarında en yakınlarının da olduğu örgüt üyelerine karşı tanıklık etmesi için ceza indirimi teklifi getirilir. Ancak “ailesine” ihanet etmeyi reddeden hınzır Jackie, hem davalı hem avukat olarak mahkemeye çıkar.
Çağdaş Amerikan sinemasının saygın yönetmenlerinden Sidney Lumet’in 2006’da Berlin’de yarışan son filmi “Find Me Guilty”nin başrollerinde Vin Diesel, Alex Rocco, Frank Pietrangolare, Richard DeDomenico, Jerry Grayson, Tony Ray Rossi, Vinny Vella ve Paul Borghese var. Filmin senaryosunu Sidney Lumet, T.J. Mancini ve Robert J. McCrea birlikte yazmışlar.

Everyone’s Hero
Vizyona Giriş Tarihi
12.01.2007
Türü
Animasyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2006
Yönetmeni
Christopher Reeve
Oyuncular
William H. Macy
Rob Reiner
Brian Dennehy
Robert Wagner
Senaryo
Robert Kurtz, Jeff Hand
Müzik
John Debney
Görüntü Yönetmeni
Andy Wang
Kahraman olabilmek için tek şans…
1920’li yılların ünlü beyzbolcusu Babe Ruth ve takımı New York Yankees’e Dünya Kupası’nı kazanmaları için yardım etmek isteyen küçük bir çocuğun hikâyesini anlatan, komedi ve macera yüklü bir animasyon…
Amerika’da geçen yılın en çok kopyayla gösterime giren ve en çok ses getiren animasyonlarından biri olan “Küçük Kahraman”ı Christopher Reeve yönetmiş. Filmin original seslendirme kadrosunda William H. Macy, Rob Reiner, Brian Dennehy, Robert Wagner, Richard Kind, Jason Harris ve Jake T. Austin görev almış. Senaryosunu Robert Kurtz ve Jeff Hand’in birlikte yazdıkları filmin müziklerini John Debney hazırlamış.

Elementarteilchen (The Elementary Particles)
Vizyona Giriş Tarihi
04.05.2007
Türü
Dram
Ülke
Almanya
Süresi ve Yapım Yılı
105 dakika - 2006
Yönetmeni
Oskar Roehler
Oyuncular
Moritz Bleibtreu
Christian Ulmen
Martina Gedeck
Franka Potente
Senaryo
Oskar Roehler
Müzik
Martin Todsharow
Görüntü Yönetmeni
Carl-Friedrich Koschnick
Tartışmalı romandan perdeye…
Anneleri ortak olan üvey kardeşler Michael ve Bruno birbirlerinden çok farklıdır. Oldukça serbest ve yüksek sosyeteye özgü bir yaşam süren anneleri, oğullarını büyükanne ve büyükbabalarının yanına bırakmış, onları ihmal etmiştir.
İçe dönük bir kişiliği olan moleküler biyolog Michael, genetik araştırmalardan başını kaldıramamaktadır. Bu yüzden de kendisine sevgili bulabilmekten uzaktır. Bruno ise seksi yüceltmek adına fantazilerinin kölesi olmanın bedelini ödemektedir.
Bu iki adamın 30’lu yaşlarında aşkı yaşaması ile herşey değişir. Michael çocukluk aşkı Anabelle ile yeniden bir araya gelir. Bruno ise Christiane ile cinsel tutkularını paylaşır ve bundan zevk alır.
Tam şans onlardan yana gibi görünürken, iki kardeşin de sevdikleri kadınlar ciddi şekilde hastalanırlar. Şaşkına dönen Bruno ve Michael, durumun kötü etkileriyle uğraşmak ve karar vermek zorunda kalırlar. Ya zor da olsa ilişkilerini sürdürecek ya da eski yaşamlarına geri döneceklerdir…
Michel Houellebecq'ın tartışmalı ve çok satan romanından uyarlanan “Temel Parçacıklar”ı, Alman yönetmen Oscar Roehler yönetmiş. Senaryosunu da Roehler’in yazdığı filmin başrollerini Moritz Bleibtreu (Bruno), Christian Ulmen (Michael), Martina Gedeck (Christiane) ve Franka Potente (Anabelle) paylaşmış. Filmde bu oyunculara Nina Hoss (Jane), Uwe Ochsenknecht (Bruno’nun babası), Corinna Harfouch (Dr. Schafer), Jasmin Tabatabai (Yogini) ve Tom Schilling (Genç Michael) eşlik etmiş. Müzikler Manfred Banach imzası taşıyor.
Yazar Michel Houellebecq’in “Temel Parçacıklar”ı isimli kitabı, sadece tabuları yıkmakla kalmayarak kısa sürede kült eserler arasında girdi. Eserleri 25’ten fazla dile çevrilen Houellebecq, filme kaynak olan bu kitabının basıldığı 1998’de, onunla Fransa’nın en prestijli edebiyat ödülü “Prix Novembre” ödülünü kazandı.
Yönetmen Oskar Roehler ise, 2000 tarihli “Çıkış Yok” (Die Unberührbare) filmiyle Alman Film Ödülü’nü ve 20. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale ödülünü kazanmıştı.
Friday, June 15, 2007

El Laberinto del Fauno
Vizyona Giriş Tarihi
06.04.2007
Türü
Fantastik
Ülke
İspanya / Meksika / ABD
Süresi ve Yapım Yılı
112 dakika - 2006
Yönetmeni
Guillermo del Toro
Oyuncular
Ivana Baquero
Doug Jones
Sergi Lopez
Ariadna Gil
Senaryo
Guillermo del Toro
Müzik
Javier Navarrete
Görüntü Yönetmeni
Guillermo Navarro
Prensesin üç korkunç görevi
“Labirent”, İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen fantastik bir yolculuğun hikâyesi...
10 yaşındaki Ofelia, yeni taşındığı evin arka bahçesinde esrarengiz bir labient keşfeder. Labirentin içinde yaşayan Pan adındaki yaratık, küçük kızın tüm yaşamını değiştirecektir.
Pan, Ofelia’ya, aslında bir prenses olduğunu ama sadakatini kanıtlamak için üç korkunç görevi tamamlaması gerektiğini söyler. Başarılı olamadığı taktirde gerçek prenses olduğunu asla kanıtlayamayacak ve gerçek babası olan kralı bir daha asla göremeyecektir...
2006 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye adayı olan “Pan’ın Labirenti”ni, “Blade 2”, “Hellboy” ve “Mimic” filmlerinin yönetmeni Guillermo del Toro yazıp yönetmiş. Filmin başrollerini Ivana Baquero (Ofelia), Doug Jones (Pan), Sergi Lopez (Kaptan Vidal), Ariadna Gil (Carmen Vidal) ve Maribel Verdu (Mercedes) paylaşmış. Görüntü yönetimini Guillermo Navarro’nun üstlendiği filmin müziklerini Javier Navarrete hazırlamış.

Delta Farce
Vizyona Giriş Tarihi
15.06.2007
Türü
Komedi
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2007
Yönetmeni
C.B. Harding
Oyuncular
Larry The Cable Guy
Bill Engvall
DJ Qualls
Ed O'Ross
Senaryo
Bear Aderhold, Tom Sullivan
Müzik
James S. Levine
Görüntü Yönetmeni
Tom Priestley Jr.
Petrol değil, çete savaşı
Aynı gün hem sevgilisini, hem işini kaybeden Larry, rahatlamak için haftasonu komşularıyla Everest'e gitmeye karar verir. Ancak yolculuk yapmak için katılacakları turda başkalarıyla karıştırılan üçlü, Irak'a savaşmaya giden orduyla aynı uçağa bindirilir.
Kendilerini Orta Doğu’da bir çölde zanneden ve uçaktan indikten sonra çatışmaya girerek bölgede kahraman ilan edilen grubun, aslında Meksika'da olduklarını ve bir çete savaşına karıştıklarını anlamaları uzun sürmeyecektir…
Cb Harding’in yönettiği “Avanaklar Mangası”nın başrollerinde Larry The Cable Guy (Larry), Bill Engvall (Bill) ve DJ Qualls (Everett) var. Filmde rol alan diğer oyuncular arasında Michael Edward Rose, Glenn Morshower, Christina Moore, Lorna Scott, Parker Goris, Michael Papajohn ve Lisa Lampanelli bulunuyor. Senaryosunu Bear Aderhold ve Tom Sullivan’ın birlikte yazdıkları filmin müziklerini James S. Levine hazırlamış.

Das Leben der Anderen (The Lives of the Others)
Vizyona Giriş Tarihi
09.03.2007
Türü
Dram
Ülke
Almanya
Süresi ve Yapım Yılı
137 dakika - 2006
Yönetmeni
Florian Henckel von Donnersmarck
Oyuncular
Martina Gedeck
Ulrich Mühe
Sebastian Koch
Ulrich Tukur
Senaryo
Florian Henckel von Donnersmarck
Müzik
Stéphane Moucha, Gabriel Yared
Görüntü Yönetmeni
Hagen Bogdanski
Hayatın her anı kayıt altında
79. Oscar Ödülleri’nde “en iyi yabancı film” dalında ödüle layık görülen politik gerilim filmi “Başkalarının Hayatı”, Glasnost’un ve Berlin Duvarı’nın yıkılışından beş yıl önce 1984’te Doğu Berlin’de başlıyor ve izleyiciyi iki Almanya’nın birleştiği 1991 yılına kadar götürüyor. Film, Doğu Almanya’nın güçlü gizli polis örgütü Stasi için çalışan Yüzbaşı Gerd Wiesler’in yavaş yavaş gelişen düş kırıklığını konu alıyor.
Eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti (Doğu Almanya) hükümeti, çöküşünden beş yıl önce iktidarını ancak acımasız bir kontrol ve gözetleme sistemiyle sürdürebilecek noktaya gelmiştir. Stasi adlı gizli polis servisine bağlı binlerce muhbirin yaptığı ihbarlar sonucunda 17 milyon nüfuslu ülkede 200 bin kişi fişlenmiştir. Hükümetin ve Stasi’nin hedefi, “başkalarının hayatları” hakkında her şeyi bilmektir.
İşine aşırı bağlı Stasi polisi ve uzman sorgu yargıcı Gerd Wiesler, ünlü oyun yazarı Georg Dreyman’la ilgili kanıt toplama görevini üstlenir. Wiesler’in görevi, Devlet Güvenlik Kültür Departmanı başkanı Yarbay Anton Grubitz’in, onu Wiesler’in yeni oyununun galasına davet etmesiyle başlar. Geceye katılanlar arasında Bakan Bruno Hempf de bulunmaktadır. Gala sırasında Hempf, Grubitz’e, başarılı oyun yazarının sadakatinden kuşku duyduğunu söyleyerek geniş boyutlu bir gözetleme operasyonuna onay vereceğini açıklar. Kendi politik geleceğini aydınlatma derdindeki Grubitz, insanların tek tek izlenmesini içeren ve “etkin prosedür” adıyla bilinen yakın izleme prosedürünü uygulayacağına söz vererek operasyonun sorumluluğunu üzerine alır. Öte yandan Wiesler da, Dreyman’ın partiye yeterince sadık olamayacağı konusunda onlarla hemfikirdir.
Dreyman’ın tüm faaliyetlerini gözetleyen Wiesler, sonunda onu mahvetmek için ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşır. Dreyman’ın girişimlerini başarısızlığa uğrattığı takdirde ülkesine hizmetini yapmış olacaktır. Ancak sevgi, edebiyat ve özgür düşünceyle dolu “başkalarının yaşamlarına” burnunu sokarken, kendi varoluşunun yetersiz ve eksik yanlarının farkına varacak ve Doğu Almanya adına yaptığı ajanlık faaliyetini sorgulamaya başlayacaktır...
1991’de, Berlin Duvarı’nın yıkılışından iki yıl sonra eski-bakan Hempf ile görüşmesi sırasında bir zamanlar Stasi tarafından gözetlendiğini öğrenen Dreyman ise, hayatının en acımasız uyanışlarından birisini yaşar. Evinde yaptığı araştırmada duvar kağıtlarının altına gizlenmiş kablo ve mikrofonlar bulup araştırmasını derinleştirdiğinde, kendi geçmişiyle ilgili çok farklı gerçekleri keşfedecektir...
Donnersmarck’dan bol ödüllü bir film
Florian Henckel von Donnersmarck’ın yazıp yönettiği “Başkalarının Hayatı”nın başrollerinde Ulrich Mühe (Gerd Wiesler), Martina Gedeck (Christa-Maria Sieland), Sebastian Koch (Georg Dreyman), Ulrich Tukur (Anton Grubitz), Thomas Thieme (Bruno Hempf) ve Hans-Uwe Bauer (Paul Hauser) kamera karşında. Filmin müziklerini Oscar ödüllü besteci Gabriel Yared hazırlamış. 2007 Altın Küre Ödülleri’ne de “en iyi yabancı film” dalında aday olan film, 2006 Avrupa Film Ödülleri ve Bavaria Film Ödülleri’nde “en iyi film”, “en iyi erkek oyuncu” ve “en iyi senaryo” ödüllerine layık görülmüş, 2006 Alman Film Ödülleri’nde de “en iyi yönetmen” ve “en iyi erkek oyuncu” ödüllerini kazanmıştı.
Yönetmenin filmle ilgili sözleri şöyle: “Annemle babamın Doğu’dan gelmiş olması nedeniyle çocukken arkadaşlarımı ve akrabalarımı ziyaret etmek için sık sık Doğu Almanya’ya giderdim. Baba tarafından kuzenlerimden birisi, Doğu Almanya Devlet Başkanı ve iktidardaki Sosyalist Birlik Partisi’nin lideri Erich Honecker’in protokol başkanıydı. Tanıdığım diğer insanlar normal işlerde çalışıyordu. Doğu Almanya’daki rejimin sonunun yaklaştığı günlerde hepsinin gözlerinde korkuyu okumak mümkündü. Kısaca Stasi olarak bilinen Devlet Güvenlik Örgütü’nün korkusu, tek görevleri ‘başkalarının yaşamlarını’ izlemek olan 100.000 eğitimli devlet görevlisinin korkusu herkeste vardı.
Stasi görevlileri kendilerinden farklı düşünen; özgür ruha sahip olan, hepsinden önemlisi de sanat alanında çalışan insanların yaşamlarını izliyordu. Hayatın her anı kaydediliyordu. İnsanların hayatında özel alan veya kutsal yaşam diye bir kavram kalmamıştı. Her ailenin her üyesi takip altındaydı.
Bu filmdeki her karakter, gündelik hayatımızda yüz yüze olduğumuz soruları sorar: İktidar ve ideoloji gibi kavramlarla ilişkimiz nasıl olmalıdır? Prensiplerimizi veya duygularımızı izleyebiliyor muyuz? Her şeyden önemlisi bu film, ne kadar yanlış yollara girmiş olursa olsun, insanoğlunun doğruya yönelme yeteneği üzerine bir hümanist dram.”

Copying Beethoven
Vizyona Giriş Tarihi
20.04.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD / İngiltere / Macaristan
Süresi ve Yapım Yılı
104 dakika - 2006
Yönetmeni
Agnieszka Holland
Oyuncular
Ed Harris
Diane Kruger
Nicholas Jones
Ralph Riach
Senaryo
Stephen J. Rivele, Christopher Wilkinson
Müzik
Ludwig Van Beethoven
Görüntü Yönetmeni
Ashley Rowe
Harris ve Kruger’dan epik bir başyapıt
2006 San Sebastian CEC Sinema Yazarları Birliği En İyi Film Ödülü'ne layık görülen bu epik başyapıt, Ludwig von Beethoven’ın son eseri olan görkemli 9. Senfoni’yi tamamlamaya uğraştığı sırada genç ve güzel nota yazıcısı ile kurduğu takıntılı ve sancılı ilişki çevresinde gelişiyor.
Genç konservatuvar öğrencisi Anna, müziğini kâğıda geçirdiği Beethoven’ın acı ve esinle dolu dünyasına doğru çekilmeye başlar; sevgilisinin evlenme teklifini kabul ettiğinde ise Beethoven fırtınalar koparır.
Beethoven ile sevgilisi Martin bir arasında seçim yapmak zorunda kalan Anna, Viyana’dan kaçmayı denese de başaramaz; yazgısı Beethoven’ınkine bağlanmıştır.
Agnieszka Holland’ın yönettiği “Beethoven’i Anlamak” filminin başrollerini Ed Harris (Ludwig van Beethoven) ve Diane Kruger (Anna Holtz) paylaşmış. Senaryosunu Stephen J. Rivele ve Christopher Wilkinson’ın birlikte yazdığı filmde başrol oyuncularına eşlik eden oyuncular Matthew Goode (Martin Bauer), Nicholas Jones (Archduke Rudolph), Ralph Riach (Wenzel Schlemmer), Bill Stewart (Rudy), Angus Barnett (Krenski) ve Viktoria Dihen (Magda) olmuş.

Çılgın Dersane
Vizyona Giriş Tarihi
26.01.2007
Türü
Komedi
Ülke
Türkiye
Süresi ve Yapım Yılı
100 dakika - 2006
Yönetmeni
Faruk Aksoy
Oyuncular
Tuba Ünsal
Yağmur Atacan
Alp Kırşan
Seçkin Piriler
Senaryo
Şafak Güçlü, İrfan Saruhan
Müzik
-
Görüntü Yönetmeni
Tatil arası ders…
İstanbul Özlem Dersanesi’nin sahibi, dürüst bir eğitimci olan Hadi Hoca, dershaneler arası azgın rekabet ortamında rakiplerinin promosyon ve indirim politikalarıyla baş edemez. Sahip olduğu dershane borç batağındadır. Birlikte çalıştığı öğretmen kadrosu rakip dershaneler tarafından transfer edilince iyice zor duruma düşer.
Torunu Özlem ile birlikte, dersanelerinin kurtuluşunu öğrencilere promosyon olarak tatil hediye etmekte bulurlar. Dersanenin eski öğretmenlerini de tatil köyüne davet etmeleriyle hikaye başlar. Ancak iflastan kurtuluş için bu promosyon yeterli olmayacaktır.
Özlem’in dersaneyi kurtarma umudu, tatil köyüne gelen ve dersanelerarası para ödüllü bir yarışmanın davetini içeren bir faks ile yeniden yeşerir. Zor da olsa dedesini yarışmaya katılma konusunda ikna etmeyi başarır. Böylece öğrenci ve öğretmenler için eğlence ve heyecan dolu bir macera başlar. Dersanenin geleceği, öğrencilerin bu yarışmayı kazanmalarına bağlıdır…
İflasın eşiğindeki bir üniversite hazırlık dershanesinin kurtuluşunun ilginç öyküsünü anlatan Faruk Aksoy’un yönettiği “Çılgın Dersane”de Tuba Ünsal (Özlem), Yağmur Atacan (Timur), Cüneyt Arkın (Hadi), Alp Kırşan, Seçkin Piriler, Mehmet Aslan, Okan Karacan, Simge Tertemiz, Oğuzhan Yıldız, Gamze Karaman, Görkem Gürsoy, Duygu Çetinkaya, Ozan Aydemir, Aydan Uysal, Berke Hürcan, Birol Engeler, Hande Ataizi, Mustafa Topaloğlu ve Pakize Suda’nın da dahil olduğu kalabalık bir oyuncu kadrosu kamera karşısına geçmiş. Çekimleri Antalya Kaya Select Otel’de gerçekleştirilen komedi türündeki filmin senaryosunu Şafak Güçlü ve İrfan Saruhan birlikte kaleme almışlar.

Cashback
Vizyona Giriş Tarihi
25.05.2007
Türü
Duygusal
Ülke
Fransa
Süresi ve Yapım Yılı
90 dakika - 2006
Yönetmeni
Yönetmen: Sean Ellis
Oyuncular
Sean Biggerstaff
Emilia Fox
Shaun Evans
Michelle Ryan
Senaryo
Sean Ellis
Müzik
Guy Farley
Görüntü Yönetmeni
Angus Hudson
8 saatlik mesaide can sıkıntısıyla baş etmek…
Ressam olmayı isteyen Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Ben Willis, acı veren bir ayrılığın sonrasında uykusuzluk çekmeye başlayınca, aklını başka şeylerle meşgul etmek ve boş zamanını değerlendirmek için bir süpermarketin gece vardiyasında çalışmaya karar verir.
Sekiz saatlik sıkıcı mesai ile baş etmek için, iş arkadaşlarının her biri “zaman takası” adlı sanatta kendilerini geliştirmiştir. Kimisi marketin koridorlarında scooter yarışı yapar, kimisi dövüş sanatlarındaki maharetlerini sergiler, kimisi ise uzayıp giden dakikaları görmemek için saatinin üstünü kapatır.
Zira bu markette en büyük düşman insanın saatidir ve ona ne kadar çok bakılırsa zaman o kadar yavaş akar. Saatlerin çabuk geçmesini sağlamak için Ben'in izlediği yol ise, zamanı durdurmaktır. Bu yolla çevresindeki birçok güzelliğin farkına varan Ben'in ilgisini, özellikle kasiyer Sharon çekecektir...
Sean Ellis’in yazıp yönettiği “Zamana Güzellik Kat”ın başrollerinde Sean Biggerstaff (Ben), Emilia Fox (Sharon), Shaun Evans, Michelle Ryan, Stuart Goodwin, Michael Dixon, Michael Lambourne ve Marc Pickering kamera karşısına geçmiş. Film, önce 18 dakikalık bir kısa film olarak çekilmiş. Bu kısa film, Tribeca Film Festivali'nde kazandığı “En İyi Öykü Ödülü” de dahil olmak üzere, birçok ödül kazanmış; 2006 yılında “En İyi Kısa Film” dalında Oscar'a aday gösterilmiş. Filmin iki yıl sonra çekilen uzun metrajlı uyarlaması da San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nde Sanat ve Deneme Sinemaları Konseyi Ödülü’nü (CICAE) kazanmış.
26. Uluslararası İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma Bölümü’nde de “Altın Lale” adayı olan filmin çarpıcı görselliğinde, yönetmen Ellis’in fotoğrafçılık kariyerinin etkisi kendisini hissettiriyor. Yönetmenin filmle ilgili sözleri şöyle: “Anlık güzellik fikri bende bir saplantıya dönüşmüştür. Bir filme kaydedilen ya da hafızaya işlenen bir şeydir bu. Bu durum, güzelliği zaman kavramından ya da zamanın manipülasyonundan ayrılmaz kılar. İşte ‘Cashback - Zamana Güzellik Kat’ filminin ilham kaynağı; zaman ve güzellik, kaybedilen ve tekrar kazanılan aşk hakkında anlattıklarının çıkış noktası bu fikirdir.”

Bug
Vizyona Giriş Tarihi
01.06.2007
Türü
Gerilim
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
dakika - 2006
Yönetmeni
William Friedkin
Oyuncular
Ashley Judd
Michael Shannon
Lynn Collins
Brian F. O'Byrne
Senaryo
Tracy Letts
Müzik
Brian Tyler
Görüntü Yönetmeni
Michael Grady
İki tedirgin ruhun birlikteliği
Evliliğinin trajik bir şekilde bitişinden sonr harabe bir otelde garsonluk yaparak hayatını kazanmaya çalışan Agnes White’in eski kocası ile yaşadıkları, genç kadını derinden etkilemiştir. Yalnız kaldığı otelde sürekli taciz edilme korkusu içinde, tedirgin yaşamaktadır.
Garip bir adam olan eski asker Peter ile romantik anlar yaşamaya başlayınca yeniden hayata dair umutlanır. Ne var ki, paranoyak ve her yerde böcekler gördüğünü söyleyen sevgilisi için hayat pek de toz pembe değildir. Ve bu durum, çok geçmeden ikisinin de hayatını alt üst edecektir…
“Exorcist”, “Rules of Engagement” ve “The Hunted” filmlerinin yönetmeni William Friedkin’in yönettiği “Böcek”in başrollerinde Ashley Judd (Agnes White), Michael Shannon (Peter Evans), Lynn Collins (R.C.), Brian F. O'Byrne (Dr. Sweet) ve Harry Connick Jr. (Jerry Goss) kamera karşısına geçmiş. Tracy Letts’in bir oyunundan uyarlanan filmin senaryosunu da Letts kaleme almış. MÜziklerse Brian Tyler tarafından hazırlanmış.

Breach
Vizyona Giriş Tarihi
11.05.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
111 dakika - 2007
Yönetmeni
Billy Ray
Oyuncular
Chris Cooper
Ryan Phillippe
Laura Linney
Dennis Haysbert
Senaryo
Adam Mazer, William Rotko
Müzik
Mychael Danna
Görüntü Yönetmeni
Andrew M. Stearn
Herkese ihanet eden bir adamın öyküsü
Amerika Birleşik Devletlerinde, ülkeyi korumakla görevlendirilen kadın ve erkekten oluşan seçkin bir grup vardır. Federal Soruşturma Bürosu ajanları sadece kanuna uyulmasını sağlamak için değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devleti’ne aynı sıfatla hizmet edeceklerine dair ailesi ve ulusu adına yemin ederler.
Gerçek olaydan esinlenerek çekilmiş olan “İhanet”, ulusal sırları korumayla görevli Federal Büro içerisinde gerçekleşen olayları anlatan dramatik bir gerilim filmi. Şubat 2001’de, üst düzey FBI ajanı Robert Hanssen, Amerika’ya ihanet ettiği savıyla hüküm giymiştir. Hanssen, yirmi yıldan fazla süre boyunca kendi ülkesinin gizli istihbarat bilgilerini sistematik olarak Sovyetler Birliği’ne satmıştır.
Hanssen ile yakınlaşarak onun tüm kirli dosyalarını açığa çıkarma görevi, FBI tarafından titizlikle seçilen genç ajan Eric O’Neill’e verilir. O’Neill’in alt düzey araştırma görevinden terfi etmesiyle, FBI teşkilâtında tam yetkili bir ajan olma hayalini gerçekleştirmesine çok az kalmıştır. Heyecanı, beklenmedik terfisinin arkasında yatan nedenin ortaya çıkışıyla çok geçmeden yerini endişeye bırakır.
Koruduğu bilgileri dışarı sızdırarak gittikçe daha tehlikeli olan şüpheli Hanssen, uzun vadeli ve çok gizli bir araştırmanın yegâne konusudur. Büro, O’Neill’den Hanssen’ın kendisine duyduğu güveni kullanarak ihanetini ortaya çıkarmasını ister. Şimdi casusa - casus olarak ölüm oyununda yer alan O'Neill, kendisini Hanssen'i yenmek için hınca hınç bir mücadelenin içinde bulur.
Amerikan tarihinin en sarsıcı casusluk olayını konu alan “İhanet”te Hanssen rolünde Oscar ödüllü Chris Cooper kamera karşısında. Billy Ray’ın yönettiği filmde Cooper’a Ryan Phillippe (Eric O’Neill), Laura Linney (Kate Burroughs), Dennis Haysbert (Dean Plesac), Kathleen Quinlan (Bonnie), Gary Cole (Rich Garces) ve Caroline Dhavernas (Juliana) eşlik etmiş. Senaryosunu Adam Mazer ve William Rotko’nun birlikte yazdığı “İhanet”in hikayesi, 11 Eylül 2001’den önceki aylarda başlamış. O yılın 18 Şubat'ında -FBI'da 500’den fazla erkek ve kadından oluşan bir komite timi tarafından sürdürülen bir araştırmanın sonucu olarak- özel ajan Robert Hanssen tutuklanmış ve casusluk yapması iddiasıyla suçlanmış.
Yazar/yönetmen Billy Ray’in “İhanet”e başlama kararını şu sözlerle açıklıyor: “Aldatma ile ilgili hikâyelerden ya da karakterlerden etkilenmiş olabilirim: ikiye ayrılan yaşamlar var burada: biri dışarıya yönelen, diğeri ise çok farklı bir iç yaşam. Bu da hikâyeyi oldukça ilginç kılmakta. Hanssen ülkesine düşünülemeyecek kadar fazla miktarda zarar veren aykırılıkların adamıydı. Yakalanmadan önce 22 yıl boyunca Ruslar ve Sovyetler adına casusluk yaptı. İlkin çok zeki biri idi fakat sonunda ülkesinin kötü ve hain adamı oldu.”

Blood and Chocolate
Vizyona Giriş Tarihi
08.06.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
98 dakika - 2007
Yönetmeni
Katja von Garnier
Oyuncular
Agnes Bruckner
Hugh Dancy
Olivier Martinez
Katja Riemann
Senaryo
Ehren Kruger, Christopher Landon
Müzik
Reinhold Heil, Johnny Klimek
Görüntü Yönetmeni
Brendan Galvin
Kurt adamlar aramızda
On yıl önce Colorado dağlarında genç bir kız, ailesinin, kanlarında taşıdıkları bir gizem yüzünden vahşi avcılar tarafından öldürülmesini çaresizle izlemiştir. Ormana kaçarak avcıların ellerinden kurtulmuş; avcıların hiç bir zaman bulamadıkları bir şeye, bir kurda dönüşmüştür. Şimdi dünyanın yarısı kadar mesafe katetmiş olmasına rağmen, Vivian Gandillion hala kaçmaktadır.
Bükreş’in göreceli güvenliğinde yaşayan Vivian, günlerini bir çikolata dükkanında çalışarak, gecelerini ise şehrin yeraltı klüplerinde kuzeni Ralf’in ve suçlular çetesi “Beşler”in saçmalıklarını ört bas etmekle geçirmektedir. Sadece şehrin civarındaki ormanlara gittiğinde kendisini gerçekten özgür hissetmekte; fakat onu kovalayan her neyse, sürekli elinden kaçıyor gibi görünmektedir.
Hem insan hem kurt görünüşüne bürünebilen, bir vakitler insanlar arasında kutsal kabul edilen mitolojik kurt adamlar hakkında yazdığı yeni kitabı için Bükreş’in eski sanat eserlerini araştıran yazar Aiden Galvin, ‘canavar’, ‘katil’ gibi isimlerle anılan ve soylarının tükendiğini düşündüğü bu yabancı canlıların iç yaşamlarını keşfetmeyi umut etmektedir. Onların kendisinden daha yüce olduklarını, kendilerini değiştirebilme yeteneğine sahip olduklarını düşünüp buna imrenmektedir. Oysa bilmediği, kurt adamlarının gerçek olmalarının ötesinde, soylarının tükenme tehlikesinden de uzak olmalarıdır.
Bir tesadüf eseri, terkedilmiş bir kilisede yapılan garip bir ayin esnasında Aiden gerçekle yüz yüze gelir: Vivian ile. Kendi türünün son örneği olan Vivian, yeryüzündeki son kurtadam sürülerinden birinin gizemli başkanı Gabriel’in koruma ve kontrolü altında yaşamaktadır. Kilisedeki bu kısa karşılaşmanın ardından Aiden, Vivian’ı aklından çıkartamaz. Vivian ise ona gerçeği anlatamaz. Doğruyu söylerse neler olabileceğinden korkarak yaşar. Dahası, geleceği zaten önceden belirlenmiştir. Türünün soyunun tükenmesini önlemek için Gabriel çok sıkı kurallar uygulamaktadır. Bu kurallardan birisi, her yedi yılda bir yeni bir eş almaktır ve Vivian, çoktan yeni eş olarak seçilmiştir.
Katja von Garnier’nin yönettiği “Kan ve Çikolata”nın başrollerini Agnes Bruckner (Vivian), Hugh Dancy (Aiden), Olivier Martinez (Gabriel) ve Katja Riemann (Astrid) paylaşıyor. Annette Curtis Klause’nin kitabından perdeye uyarlanan ve senaryosunu Ehren Kruger ile Christopher Landon’un birlikte yazdığı filmin müziklerini Reinhold Heil ve Johnny Klimek hazırlamış.

Asterix et Les Vikings (Asterix and the Vikings)
Vizyona Giriş Tarihi
20.04.2007
Türü
Animasyon
Ülke
Fransa - Danimarka
Süresi ve Yapım Yılı
78 dakika - 2006
Yönetmeni
Stefan Fjeldmark, Jesper Moller
Oyuncular
Erkan Taşdöğen
Sezai Aydın
Cengiz Küçükayvaz
Emre Altuğ
Senaryo
Jean Luc Goosens
Müzik
Alexandra Azaria
Görüntü Yönetmeni
“Korku kanatları getirir…”
Sevilen Galya köyünde büyük olaylar var… Şefin ağabeyi köye gelir ve oğlu Kuduriks'i (Justforkix), onu cesur bir savaşçı ve bir erkek yapması için kardeşine teslim eder. Şef de bu görevi, en güvendiği savaşçıları Asteriks ve Hopdediks'e verir. Ancak Kuduriks tam bir şehir züppesidir. Üstelik de kendi gölgesinden bile korkacak kadar ödlektir.
Bu esnada Vikingler, korkunun ne olduğunu keşfetmek için -korkunun kanatlandırdığını ve insanları uçurabildiğini düşünmektedirler- deniz aşırı ülkelere sefere çıkarlar. Yolları Asteriks'in köyüne düştüğünde Kuduriks'in "korkaklar şampiyonu" olduğunu öğrenerek ondan kendilerine korkmayı öğretmesini isterler. Elbette bunu Kuduriks’i kaçırarak yaparlar.
Kuduriks, Viking şefinin dünyalar güzeli kızı Abba ile tanıştığında bir kültür şoku geçirir. Aşk, bir tokat gibi yüzünde patlayacaktır…
Galyalı Asterix, yeni maceralarıyla hayranlarının karşısında. “Asterix Vikinglere Karşı”da sevimli Galya’lılarımız Vikinglerle karşı karşıya geliyor. Stefan Fjeldmark ve Jesper Moller’in yönettiği filmin Türkçe seslendirme kadrosunda Erkan Taşdöğen (Asteriks), Sezai Aydın (Oburiks), Cengiz Küçükayvaz (Kakafonix), Emre Altuğ (Kuduriks), Ahu Türkpençe (Abba), Ali Poyrazoğlu (Kocatokat), Mete Horozoğlu (Kafadanat), Yetkin Dikinciler (Olaf), Deniz Çakır (Vikea) veHalil Ergun (Anlatıcı) görev almış. Senaryoyu Jean Luc Goosens kaleme almış.
Hikayenin yaratıcıları Goscinny ve Uderzo, artık yeni bir Asterix filmi yapılmasına gerek olmadığını düşünürken, yapım şirketinin geliştirdiği fikirlerle bundan vazgeçmişler. Yapımcı Natalie Altman film için şunları söylüyor: “Asterix dünyasında henüz el değmemiş ve işlenmemiş inanılmaz çok materyal olduğunu görmüştük. Animasyon sektörünün son yıllarda kaydettiği aşama sayesinde inanılmaz karakterlere adilane görüntüler sağlama şansımız oldu. İlk yaptığımız projenin en güzel kısmıydı. Oturup bütün Asterix kitaplarını okuduk. Daha sonra filme aktarmaya karar verdiğimiz Asterix And The Normans hikayesinin içindeki ana tema üzerine gittik. ‘Korku kanatları getirir.” Bu başlı başına bir film konusuydu. Korku bilmeyen Vikinglerin uçabilmek için korkuyu öğrenmeye çalışmaları inanılmazdı.”

Apocalypto
Vizyona Giriş Tarihi
23.03.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
139 dakika - 2006
Yönetmeni
Mel Gibson
Oyuncular
Rudy Youngblood
Dalia Hernandez
Jonathan Brewer
Jonathan Brewer
Senaryo
Mel Gibson, Farhad Safinia
Müzik
James Horner
Görüntü Yönetmeni
Dean Semler
| Konusu | |
| Bir medeniyet sona ererken başlayan efsane Amerika’da 1000 yıldan uzun süre hüküm süren güçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzüne ulaşan piramitler yaparak, olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde ederek, etkileyici oranda gelişmiş bir toplum inşa etti. Sonra bu ışıltılı dünya, geride ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşa umut veren bir gizem bırakarak karanlıklara gömüldü. Bu dev uygarlığının sona ermesinden 500 yıl sonra yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyadaki bu keşfedilmemiş uygarlığın gizemlerini, onu kurtarma çabasındaki bir adamın macerası çerçevesinde gözler önüne seriyor. Senaryosunu Mel Gibson ve Farhad Safinia’nın birlikte yazdıkları filmde Rudy Youngblood, Dalia Hernandez, Jonathan Brewer, Morris Birdyellowhead, Carlos Emilio Baez, Ramirez Amilcar, Israel Contreras, Israel Rios, Maria Isabel Diaz ve Espiridion Acosta Cache rol almış. Filmin müziklerini James Horner bestelemiş. Bir adamın her şeyini tehlikeye attığı yüksek tempolu bir takip filmi yaratmak isteğiyle yola çıkan yönetmen Gibson, senaryo yazarı Farhad Safinia’nın fikirlerini dinleyince çok etkilenmiş. Senaryo orada akmaya başlamış. Safinia, “Hikâye sürekli gidiyordu, bir şeylere doğru gidiyordu ve bizi onu yazarken bile heyecanlandırıyordu.” diye anlatıyor. Senaryoyu yazarken Gibson da, Safinia da Mayaların büyüleyici tarihine kendilerini kaptırmışlar. Aylar boyunca, “Popul Vuh” olarak bilinen, kehanetlerle dolu kutsal metinler de dahil olmak üzere, yaratılış ve yok oluşla ilgili Maya efsanelerini okumuş; medeniyetin çöküşüyle ilgili kazılardan elde edilen bilgileri, teorileri ve en son arkeolojik metinleri dikkatle incelemişler. Sonra da eski Maya şehirlerini bir de kendi gözleriyle görmek görmek için yola çıkmışlar. Gibson anlatıyor: “Guatemala El Mirador’da, şehirde kalan tek yağmur ormanı içinde bulunan tapınağın en üst noktasında durduğumda, diğer 26 şehrin dış hatlarını görebiliyordum; her biri birer saat kadar uzağımızda sıralanmıştı. Piramitlerin uzaktaki ormanın içinden yükseldiklerini görebiliyorduk. Bu uygarlığın bir zamanlar ne kadar güçlü olduğu gözle görülüyordu.” Gibson ve Safinia filmi hazırlarken, arkeolog ve Maya uygarlığı uzmanı Dr. Richard D. Hansen’ın danışmanlığından da yararlanmış ve Mayalara ait en şaşırtıcı sırlara, özellikle de böyle gelişmiş bir toplumun nasıl paramparça olduğu konusundaki bilgilere Hansen’in yardımıyla ulaşmışlar. Ve Hansen, Gibson ve Safinia’nın sezgisel olarak bildiği şeyi teyit etmiş: Maya toplumunun sonu ile bizim çağdaş kaosumuz arasında kışkırtıcı benzerlikler bulunduğunu… Safinia, “Mayaların yükselişinin ve çöküşünün ardındaki sebeplerin ne olduğunu bilmek istiyorduk. Onların karşılaştığı problemlerin, bugünkü uygarlığın karşısındaki problemlerle olan müthiş benzerliğini keşfettik; özellikle de çevresel problemler, aşırı tüketim ve siyasi çürüme konularında.” diye anlatıyor. Gibson devam ediyor: “Tarih boyunca bir uygarlığın çöküşünü haber veren belirtiler daima aynı olmuştur. Maya uygarlığının çöküşünden hemen önce meydana gelen şeylerden çoğu bugün bizim toplumumuzda da yaşanmaktadır. Bu bağlantıyı kurmak benim için önemliydi; sürekli kendisini tekrar eden döngüyü görüyorsunuz. İnsanlar, modern insanın son derece aydın olduğunu düşünüyor; fakat aynı kuvvetlere karşı duyarlıyız ve aynı kahramanlık ve üstünlük yeteneğine de sahibiz.” Maya kültürünü derinlemesine araştırdıkça, filmin ana karakteri Jaguar Paw daha açık belirmeye başlamış: Kahramanca davranışlara itilen, sıradan bir adam Paw. Liderlik içgüdülerine sahip, ümit vadeden, ancak küçük ve sakin bir köyde alalade bir yaşam süren genç bir baba. Günün birinde tüm dünyası paramparça oluyor. Yakalanıp büyük Maya şehrine giden tehlikeli bir yürüyüşe dahil olmak zorunda kaldığı zaman, ülkeyi kırıp geçiren kıtlığa karşı, tanrılara kurban edileceğini öğreniyor. Ve çok yakında gerçekleşecek ölümü karşılamak üzereyken, hayatta değer verdiği şeyleri korumak adına tüm korkularını yenip heyecan yüklü bir saldırıya yöneliyor... | |

300
Vizyona Giriş Tarihi
16.03.2007
Türü
Aksiyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
91 dakika - 2006
Yönetmeni
Zack Snyder
Oyuncular
Gerard Butler
Lena Headey
Dominic West
Rodrigo Santoro
Senaryo
Zack Snyder, Kurt Johnstad, Michael Gordon
Müzik
Tyler Bates
Görüntü Yönetmeni
Larry Fong
| Konusu | |
| Tutku, cesaret ve fedakarlığın destansı hikayesi “300 Spartalı”, M. Ö. 480 yılında geçen Thermopylae (Termopil) Savaşı’nı konu alıyor. Sparta Kralı’nın ordusu ile Pers ordusu arasında başlayan savaş, tüm Yunanistan’ın Persler’e karşı birlik olmasını sağlar. Sparta Kralı Leonidas ve emrindeki 300 Spartalı’nın, tüm imkansızlıklara rağmen Pers Kralı Xerxes’in dev ordusuna karşı verdiği ölümüne mücadele, dünyanın ilk demokrasinin kuruluşunun da başlangıcı olacaktır… “Günah Şehri”nin yaratıcısı çizgi romancı Frank Miller’ın çalışmasından esinlenilen “300 Spartalı”, tarihin en büyük savaşlarından birini veren Spartalıların tutku, cesaret, özgürlük ve fedakarlığının destansı hikayesini anlatıyor. Sinemaya geçiş yapmadan önce reklam ve klip piyasasında en yaratıcı ve en aranan yönetmenlerden biri olarak isim yapan ve sinema yönetmenliğine hit korku filmi “Ölülerin Şafağı” ile adım atan Zack Snyder’ın yönettiği “300 Spartalı”nın başrollerinde Gerard Butler (Kral Leonidas), Vincent Regan (Kaptan), Lena Headey (Kraliçe Gorgo), Dominic West (Theron), Rodrigo Santoro (Xerxes), David Wenham (Dilios), Michael Fassbender (Stelios), Tom Wisdom (Astinos), Andrew Pleavin (Daxos) ve Andrew Tiernan (Ephialtes) var. Filmin senaryosunu Zack Snyder, Michale B. Gordon ve Kurt Johnstad birlikte yazmış. Sanal arka planlar ile canlı aksiyonu birleştiren filmin görüntü yönetimini Larry Fong, kostüm tasarımını Michael Wilkinson, görsel efektlerini ise Chris Watts gerçekleştirmiş. Tarihin en gizemli kültürleri arasında yer alan Spartalılar, asla geri çekilmemek ve teslim olmamak üzere eğitildikleri için mükemmel birer savaşçıydılar. Filme ilham kaynağı olan çizgi romanının yaratıcısı Miller, “Spartalılar herkes için gizemlerini koruyorlar” diyor ve ekliyor: “Tam anlamıyla bir savaş toplumu olmaları, kendilerini tamamen savaşmaya adamaları açısından eşsiz oldukları söylenebilir.” Yönetmen Snyder, Miller’ın sözlerini şöyle tamamlıyor: “Spartalılar savaş için yaşıyorlar. Savaşa bayılıyor, tek bir vücut gibi savaşıyorlar. Oluşturdukları sistemde her savaşçının kalkanı, arkasındaki adamı koruyor. Kalabalık Pers ordusu için bile, korkunç ve ürkütücü bir görüntü bu. Sayı bakımından düşmana oranla ne kadar az olurlarsa olsunlar, gerçek bir Spartalı savaşçı, özgürlük için ölmeye her zaman isteklidir; bunu ‘güzel bir ölüm’ sayar. Spartalılr kendilerini fedakarlık ve özgürlük kelimeleriyle tanımlarlar”. Miller, 300 Spartalı’yı çizmek için yaptığı kapsamlı araştırmayı –ki bu araştırma onu Termopil’in sert kayalıklarına götürmüş- “Sin City” ve “The Dark Knight Returns” gibi efsanevi çizgi romanlarında sunduğu kendine özgü stiliyle birleştirmiş. Spartalıların üniformalarını en temel ve simgesel özellikleriyle ortaya koyarken, Termopil Savaşı’nın hikayesini, bunun öncesinde ve sonrasında Zerksas ile Yunanlar arasında yaşananlarla süslemiş. Termopil’in toprakları üzerinde dolaşmak Miller’ın üzerinde derin bir etki bırakmış: “Orası muazzam ve zafer dolu şeylerin yaşandığı bir yer. Sahip olduğumuz her şeyin, Batı medeniyetine ait olan her şeyin merkezi, potası olarak bu savaştan söz ediyoruz. Bugün bu kadar özgür olabilmemizin bir nedeni var ve bu, daracık bir geçiti tüm Yunanistan’a ilham verecek kadar uzun süre geçilmez kılan 300 genç adamın hikayesi ile başlıyor.” Snyder filmini oluştururken, öncelikli olarak Miller’in çizgi romanına sadık kalmaya çalışmış: “Fotoğraf gibi görünen bir film yapmak yerine, sizi Frank’in çizgi romanında yarattığı dünyaya götürmek istedim. Bu tarihi bir drama değil. Düz bir hikaye değil. Ayrıca tarihi açıdan bire bir doğru olması da amaçlanmadı. Hedefimiz daha önce gördüğünüz hiçbir şeye benzemeyen gerçek bir deneyim yaratmaktı”. Filmde Kral Leonidas’ı canlandıran Gerard Butler’ın filmle ilgili yorumu ise şöyle: “Sanki orada bulunmuş ve savaşa tanık olmuş biri uyuyup rüyasında her şeyi tekrar yaşamış gibi; çünkü görüntülerin pek çoğu son derece açık… pek çoğu hayalgücünde geçiyor; bu yüzden de, onu çok daha ileri taşımamıza olanak tanıyor. Tarih boyunca bir çok kişiye ilham kaynağı olmuş, inanılmaz bir hikaye, ama belgesel değil. Tutku, politika, şiddet ve daha pek çok şeyle dolu, hiper-gerçek, güzel mi güzel ve duygusal bir dünyada geçen, fantastik bir hikaye.” | |

Shrek the Third
Vizyona Giriş Tarihi
15.06.2007
Türü
Animasyon
Ülke
ABD
Süresi ve Yapım Yılı
92 dakika - 2007
Yönetmeni
Chris Miller, Raman Hui
Oyuncular
Mike Myers
Eddie Murphy
Cameron Diaz
Antonio Banderas
Senaryo
Jeffrey Price, Jon Zack, Peter S. Seaman
Müzik
Harry Gregson-Williams
Görüntü Yönetmeni
Yeşil canavarın prens olmama çabası
Kral Harold hastalanınca, taht için uygun bir varis bulmak Şrek’e düşer. Aksi takdirde tahta geçmek zorunda kalacağından, çok sevdiği bataklıktan uzaklaşacaktır. Şrek taht için en doğru varis olarak gördüğü kişiyi gözüne kestirir. Bu Fiona’nın asi ruhlu kuzeni Prens Artie’dir.
Öte yanda Fiona’yı bir zamanlar yüzüstü bırakıp terk eden eski nişanlısı Prens Charming de, tahtı ele geçirmek için peri masallarından topladığı kötü adamlar ordusuyla kentte fırtınalar estirmektedir. Ama kenti savunmaya kararlı olan Fiona ile annesi Kraliçe Lillian’ın peri masallarındaki iyi insanları yanlarına topladığından haberi yoktur.
Şrek, Eşek ve Çizmeli Kedi’nin, “geleceğin kralı” olarak gördükleri Artie’nin tahta daha layık olması için çabaları sürerken, Fiona ve prensesler ordusu Prens Charming’i durdurmayı başarmak zorundadır. Zira aksi takdirde, hükmedilecek bir krallık kalmayacaktır…
İlk iki bölümü, tüm dünya sinemalarında bir milyar 400 milyon dolar hasılat elde eden “Shrek” serisinin üçüncü bölümü “Şrek Üç”ü Chris Miller ve Raman Hui yönetmiş. Senaryosunu Jeffrey Price, Peter S. Seaman ve Jon Zack’ın yazdığı filmin original seslendirme kadrosunda Mike Myers (Şrek), Eddie Murphy (Eşek), Cameron Diaz (Prenses Fiona), Antonio Banderas (Çizmeli Kedi), Justin Timberlake (Prens Artie), Julie Andrews (Kraliçe Lillian), John Cleese (Kral Harold) ve Rupert Everett (Prens Charming) görev almış.
“Şrek” serisinin üçüncü bölümüyle ilgili ilk söylentilerde, yeni bölümdeki konunun “Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri” efsanesi çevresinde gelişeceği ileri sürülmüştü. Yeni bölümde Merlin ve Sir Lancelot gibi karakterlerin eklenmesiyle, bu söylenti bir ölçüde doğrulanmış olmakla beraber, bu karakterlerin konuya nasıl yerleştirildiğini izlerken göreceksiniz…